Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sivi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sivi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sivi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sivi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİVİ
Dam saçağı.
İNSİSİVİ
Kesici.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİVİLLEŞME
Sivilleşmek durumu.
BAŞIBOZUK
Düzensiz topluluk. Karışık, içinden çıkılamayan. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
SİVİLLEŞMEK
Sivil duruma gelmek.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
SİVİLLEŞTİRMEK
Sivil duruma getirmek.
SİVİLLEŞTİRME
Sivilleştirmek işi.
EYALET
Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
PÜSTÜL
İrinle dolu kabarcık veya sivilce.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
PAŞA
Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan. Cumhuriyet döneminde general. Uslu, ağırbaşlı.
KABARCIK
İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.
SİVİLCELİ
Sivilceleri olan (kimse).
KORUCU
Orman ya da kır bekçisi. Kırsal bölgede güvenlik güçlerine yardımcı olan sivil görevli.
MÜLKİYE
Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı.
SİVİL
Askerî olmayan. Çıplak, çırılçıplak. Asker sınıfından olmayan (kimse). Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Sivil polis. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Resmî olmayan giysi.
ÇİÇEKSİMEK
Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
SİVİLLİK
Sivil olma durumu.
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.