Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saz" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında saz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELEKTROSAZ, DEĞİRMİSAZ
CİLVESAZ, ÇAKIRSAZ, GÜNEYSAZ, YALINSAZ
AKÇASAZ, KARASAZ, SARISAZ
ANİSAZ, DİLSAZ
AKSAZ
SAZ
SAZ
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.
KARASAZ
Elâzığ kenti, Mollakendi nahiyesine bağlı bir bölge.
DEĞİRMİSAZ
Kütahya ili, Tavşanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
CİLVESAZ
Cilve yapan, cilveli.
GÜNEYSAZ
Karabük şehrinde, Ovacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ELEKTROSAZ
Elektrikten yararlanılarak sesi yükseltilen saz.
ANİSAZ
Huysuz, yaramaz.
YALINSAZ
Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SARISAZ
Erzurum kenti, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AKÇASAZ
Bursa şehrinde, Büyükorhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÇAKIRSAZ
Kütahya kenti, Altıntaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DİLSAZ
Gönül yapan, tatlı davranan.
AKSAZ
Antalya ili, Manavgat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Aydın şehrinde, Horsunlu bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Karabiga bucağına bağlı bir yer. Kütahya kenti, Simav ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Uşak ili, Ulubey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
CURA
Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.
ÇENGÜÇEGANE
Saz eğlentisi.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ÇÖĞÜR
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. Maydanozgillerden bir tür dikenli yaban bitkisi.
BOZUK
Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
CIZGARA
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü.
CÖNK
Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
CÜMBÜŞ
Eğlence. Canlılık, coşku. Maden gövdeli, tambura benzer bir saz.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
ÇAMÇA
Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılmış olan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus).
ATIŞMA
Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.
ÇOPRA
Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı. Sık çalılık veya sazlık. Balık kılçığı.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
ÇAMURCUK
Sazangillerden, sazandan küçük, eti tatsız bir göl ve bataklık balığı (Chrondrostoma nasus).