Kelimeler arşivi içinde; başında "seb" olan, toplam 63 adet kelime bulunmaktadır. seb ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seb ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seb olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEBEPLENDİRMEK
SEBEPLENDİRME
SEBEPSİZLİK, SEBEPLENMEK, SEBATSIZLIK
SEBZECİLİK, SEBÜKTEKİN, SEBOSEFALİ, SEBEPSİZCE, SEBKİHİNDİ, SEBEPLENME, SEBZECİLER, SEBELENMEK
SEBENARDI, SEBELEMEK, SEBEBİYLE, SEBEBİYET, SEBBEHİSİ, SEBİLHANE
SEBEPSİZ, SEBOREİK, SEBİLLER, SEBLEMEK, SEBENOBA, SEBZEVAT, SEBÜKALP, SEBZELİK, SEBASEUS, SEBATKAR, SEBAYÜDÜ, SEBATSIZ
SEBELEP, SEBZELİ, SEBİLCİ, SEBATLI, SEBEPLİ, SEBZECİ
SEBBAH, SEBATİ, SEBBEH, SEBİLE, SEBORE
SEBUM, SEBZE, SEBÜK, SEBZİ, SEBİR, SEBAB, SEBAP, SEBAT, SEBEB, SEBEF, SEBEH, SEBEN, SEBEP, SEBET, SEBİH, SEBİL, SEBLA
SEBU, SEBE, SEBA
SEB
SEB
Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt, pamuk karışımı.
SEBKİHİNDİ
XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi.
SEBEPSİZLİK
Sebepsiz olma durumu.
SEBENARDI
Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEBÜKTEKİN
Hızlı, atak hükümdar.
SEBOSEFALİ
Aynı göz çukuru içinde, şiddetli hipoplastik olan iki gözün varlığıyla belirgin yapılış bozukluğu.
SEBELENMEK
Baş dönmesinden dolayı sağa sola sallanmak.
SEBZECİLİK
Sebzecinin yaptığı iş, zerzevatçılık.
SEBEPLENDİRME
Sebeplendirmek işi.
SEBZECİLER
Artvin kenti, Yusufeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEBEPSİZCE
Bir sebebi olmaksızın.
SEBELEMEK
Çabalamak, çırpınmak. Biraz varlık edinmek, zenginlemek. Çiselemek, az az yağmak.
SEBEPLENMEK
Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.
SEBEPLENDİRMEK
Sebeplenme işini yaptırmak.
SEBATSIZLIK
Sebatsız olma durumu.
SEBEPLENME
Sebeplenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
AKSIRTMAK
Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
AMİL
Etken, etmen, sebep, faktör.
ALERJEN
Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.