Kelimeler arşivi içinde; başında "seç" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. seç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEÇTİREBİLMEK
SEÇKİNLEŞMEK, SEÇİLEMEZLİK, SEÇİLEBİLMEK, SEÇTİREBİLME
SEÇKİNLEŞME, SEÇKİNCİLİK, SEÇİLMİŞLİK, SEÇİLEBİLME
SEÇTİRTMEK, SEÇMECİLİK, SEÇİMLİLİK, SEÇEBİLMEK, SEÇENYURDU
SEÇKİNLİK, SEÇEBİLME, SEÇMENLİK, SEÇKİNLER, SEÇİCİLİK, SEÇTİRTME, SEÇTİRMEK
SEÇİLMEK, SEÇKİNER, SEÇKİNCİ, SEÇİMLİK, SEÇİLMİŞ, SEÇTİRME, SEÇMENER, SEÇMELİK, SEÇİKLİK, SEÇMELER, SEÇERLİK
SEÇİNTİ, SEÇGÜLÜ, SEÇMELİ, SEÇMECE, SEÇMECİ, SEÇENCE, SEÇMEER, SEÇENEK, SEÇİLAY, SEÇGİLİ, SEÇİLME, SEÇİLİŞ, SEÇİLİK
SEÇMEK, SEÇKÖY, SEÇMEN, SEÇİME, SEÇKİN, SEÇKEL, SEÇGEL, SEÇGİL, SEÇGÜL, SEÇĞEL, SEÇİCİ, SEÇĞEN
SEÇAL, SEÇEN, SEÇER, SEÇİK, SEÇİL, SEÇİM, SEÇİŞ, SEÇKİ, SEÇME
SEÇİ
SEÇ
SEÇ
Harmanda savrulmuş tahıl yığını. Buğday, arpa yığını.
SEÇTİRTMEK
Seçtirme işini yaptırmak.
SEÇTİREBİLMEK
Seçtirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEÇKİNLİK
Seçkin olma durumu, mümtazlık.
SEÇİLEBİLME
Seçilebilmek işi.
SEÇMECİLİK
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.
SEÇİLEMEZLİK
Örnekleme işleminde bir gözlem biriminin rastlantılı olarak seçilmekle birlikte, araştırma gerekleriyle bağdaşmadığı için örneğe giremeyişi. bk. örnek seçme.
SEÇKİNLEŞME
Seçkinleşmek durumu.
SEÇİLMİŞLİK
Seçilmiş olma durumu.
SEÇENYURDU
Sivas şehrinde, Alacahan nahiyesine bağlı bir bölge.
SEÇİLEBİLMEK
Seçilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEÇTİREBİLME
Seçtirebilmek işi.
SEÇKİNCİLİK
Seçkinci olma durumu.
SEÇEBİLMEK
Seçme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEÇKİNLEŞMEK
Seçkin duruma gelmek.
SEÇİMLİLİK
Algılamada, uyaranlar alanından kimilerinin seçilip kimilerinin ise görmezlik ve duymazlıktan gelinmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALOTAJ
Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
ANTOLOJİ
Seçki.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
BERCESTE
Güzel, latif. Sanat değeri yüksek olan dize. Seçilmiş, seçme.
ALTERNATİFLİLİK
Seçeneklilik.
ANTOLOJİK
Seçki ile ilgili.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
ALTERNATİFSİZLİK
Seçeneksizlik.
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
ALTERNATİF
Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.
ALTERNATİFLİ
Seçenekli.
ALTERNATİFSİZ
Seçeneksiz.
BULANIK
Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.
BİLİM
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
BULGURCUK
Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri.
BAKAN
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.
BEĞENMEK
İyi ya da güzel bulmak. Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek. Benzerleri arasından birini seçip ayırmak.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.