SEF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sef" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. sef ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sef ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SEFALOTORAKOPAGUS

15 harfli kelimeler

SEFALOSPORİNLER

13 harfli kelimeler

SEFERBEYLİYİN, SEFALOTORASİK

12 harfli kelimeler

SEFERIŞIKLAR, SEFERİBİLLİK, SEFLEŞTİRMEK, SEFALOGASTER, SEFERİBİRLİK, SEFALOSPORİN

11 harfli kelimeler

SEFERBERLİG, SEFERBERLİK, SEFERBİRLUK, SEFARETNAME, SEFARETHANE, SEFERİHİSAR, SEFALOPAGUS, SEFİLLANMAK, SEFİRİKEBİR, SEFOPERAZON

10 harfli kelimeler

SEFERUŞAĞI, SEFİBOLMAK, SEFOKSİTİN, SEFOTAKSİM, SEFTAZİDİM, SEFTELEMEK, SEFUROKSİM, SEFALOPSİN, SEFASETRİL

9 harfli kelimeler

SEFOTETAN, SEFALİKUS, SEFLEŞMEK, SEFAZOLİN, SEFİRTMEK, SEFALOTİN, SEFERİYET

8 harfli kelimeler

SEFİHANE, SEFİLANE, SEFERLİK, SEFİLLİK, SEFERLER, SEFERKÖY, SEFALİKA, SEFİRLİK, SEFİTMEK, SEFERBER

7 harfli kelimeler

SEFAKÖY, SEFALİK, SEFİLCE, SEFALET, SEFAHAT, SEFTİLA, SEFALON, SEFELET, SEFEHOT, SEFERLİ, SEFERET, SEFARET, SEFASIZ

6 harfli kelimeler

SEFİRE, SEFALI, SEFERİ, SEFİNE, SEFEYH, SEFGAR, SEFROŞ

5 harfli kelimeler

SEFTA, SEFTE, SEFER, SEFİR, SEFİL, SEFİK, SEFİH, SEFEN

4 harfli kelimeler

SEFİ, SEFE, SEFA

3 harfli kelimeler

SEF

Bazı kelimelerin anlamları

SEF

Kez, defa. Yanlış. Ters: Şef duttun bu işi. Az akıllı, saf. Kez, defa, sefer.

SEFERBİRLUK

Seferberlik.

SEFARETHANE

Elçilik.

SEFALOTORASİK

Baş ve göğse ait.

SEFERBERLİK

Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.

SEFLEŞTİRMEK

Aralamak, aralıklı duruma getirmek.

SEFARETNAME

Kimi elçilerin, gittikleri yabancı ülkeleri tanıtan yapıtları (28 Mehmet Çelebi'nin yapıtı gibi).

SEFALOSPORİNLER

Cephalosporium cinsi mantarlardan izole edilen veya yarı sentetik olarak üretilen bir grup antibiyotik. Cephalosporium acremonium türü bir mantarın fermantasyon ürünü olan sefalosporin C, N ve P'den elde edilen, ana çekirdeğini 7-aminosefalosporinik asidin oluşturduğu, bakterilerde hücre duvarı sentezini engelleyerek ölümlerine neden olan, 1, 2 ve. kuşak olmak üzere 3 farklı gruba ayrılan ve oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip beta laktamaz grubu antibiyotikler.

SEFERIŞIKLAR

Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SEFERBERLİG

Seferberlik, bk. seferbirlig.

SEFERİBİRLİK

Birinci Dünya Savaşı.

SEFALOSPORİN

Cephalosporium manian tarafından üretilen ve gram pozitif bakterilerin hücre duvarı sentezini engelleyen bir antibiyotik.

SEFERİBİLLİK

Seferberlik.

SEFERBEYLİYİN

Seferberliğin.

SEFALOGASTER

Erişkin Epicaridean izopodlarda kan emme ve muhtemelen solunum fonksiyonları olan kontraktil organı.

SEFALOTORAKOPAGUS

Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.

  -   -   -  

Anlamında SEF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOGMATİK

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.

DEMİURGOS

Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.

DEKARTÇI

Dekart felsefesini benimseyen. Dekart'ın öğretisini benimseyen, Kartezyen.

DENEYCİLİK

Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BİLGİCİLİK

Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

ELÇİLİK

Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

DEYİ

Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

DÖNÜM

Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.

EĞLENCE

Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

DİDİŞİM

Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.

EHLİSALİP

XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.

AKŞAMSEFASI

İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

BİLGELİK

Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.