Kelimeler arşivi içinde; başında "sef" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. sef ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sef ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEFALOTORAKOPAGUS
SEFALOSPORİNLER
SEFERBEYLİYİN, SEFALOTORASİK
SEFERIŞIKLAR, SEFERİBİLLİK, SEFLEŞTİRMEK, SEFALOGASTER, SEFERİBİRLİK, SEFALOSPORİN
SEFERBERLİG, SEFERBERLİK, SEFERBİRLUK, SEFARETNAME, SEFARETHANE, SEFERİHİSAR, SEFALOPAGUS, SEFİLLANMAK, SEFİRİKEBİR, SEFOPERAZON
SEFERUŞAĞI, SEFİBOLMAK, SEFOKSİTİN, SEFOTAKSİM, SEFTAZİDİM, SEFTELEMEK, SEFUROKSİM, SEFALOPSİN, SEFASETRİL
SEFOTETAN, SEFALİKUS, SEFLEŞMEK, SEFAZOLİN, SEFİRTMEK, SEFALOTİN, SEFERİYET
SEFİHANE, SEFİLANE, SEFERLİK, SEFİLLİK, SEFERLER, SEFERKÖY, SEFALİKA, SEFİRLİK, SEFİTMEK, SEFERBER
SEFAKÖY, SEFALİK, SEFİLCE, SEFALET, SEFAHAT, SEFTİLA, SEFALON, SEFELET, SEFEHOT, SEFERLİ, SEFERET, SEFARET, SEFASIZ
SEFİRE, SEFALI, SEFERİ, SEFİNE, SEFEYH, SEFGAR, SEFROŞ
SEFTA, SEFTE, SEFER, SEFİR, SEFİL, SEFİK, SEFİH, SEFEN
SEFİ, SEFE, SEFA
SEF
SEF
Kez, defa. Yanlış. Ters: Şef duttun bu işi. Az akıllı, saf. Kez, defa, sefer.
SEFALOTORAKOPAGUS
Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.
SEFERİBİLLİK
Seferberlik.
SEFARETHANE
Elçilik.
SEFALOSPORİNLER
Cephalosporium cinsi mantarlardan izole edilen veya yarı sentetik olarak üretilen bir grup antibiyotik. Cephalosporium acremonium türü bir mantarın fermantasyon ürünü olan sefalosporin C, N ve P'den elde edilen, ana çekirdeğini 7-aminosefalosporinik asidin oluşturduğu, bakterilerde hücre duvarı sentezini engelleyerek ölümlerine neden olan, 1, 2 ve. kuşak olmak üzere 3 farklı gruba ayrılan ve oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip beta laktamaz grubu antibiyotikler.
SEFALOTORASİK
Baş ve göğse ait.
SEFERİBİRLİK
Birinci Dünya Savaşı.
SEFERBİRLUK
Seferberlik.
SEFALOSPORİN
Cephalosporium manian tarafından üretilen ve gram pozitif bakterilerin hücre duvarı sentezini engelleyen bir antibiyotik.
SEFALOGASTER
Erişkin Epicaridean izopodlarda kan emme ve muhtemelen solunum fonksiyonları olan kontraktil organı.
SEFERBERLİG
Seferberlik, bk. seferbirlig.
SEFERIŞIKLAR
Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEFLEŞTİRMEK
Aralamak, aralıklı duruma getirmek.
SEFERBEYLİYİN
Seferberliğin.
SEFERBERLİK
Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.
SEFARETNAME
Kimi elçilerin, gittikleri yabancı ülkeleri tanıtan yapıtları (28 Mehmet Çelebi'nin yapıtı gibi).
Bu bölümde tanımı içerisinde SEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
DEKARTÇI
Dekart felsefesini benimseyen. Dekart'ın öğretisini benimseyen, Kartezyen.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
DİDİŞİM
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
DOGMATİK
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
DÖNÜM
Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.
EHLİSALİP
XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.
ELÇİLİK
Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
BİLGELİK
Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
EĞLENCE
Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.
DEMİURGOS
Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.