SAJ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saj" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. saj ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saj ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saj olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAJ

Eski türkçe saç: saç; üzerinde yufka yapılan göbekli demir levha.

SAJYAĞİ

Arapça kökenli zâc ve tç. yağ: zaçyağı; lehim yaparken kullanılan asit eriğiği.

  -   -   -  

Anlamında SAJ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MASÖZ

Bayan masajcı.

AVKALLAMAK

Ovmak, ovalamak masaj yapmak.

MASAJCI

Sağlık veya tedavi amacıyla masaj yapan kimse, masör.

MEKANOTERAPİ

Masaj ve aletlerle yapılan tedavi yöntemi.

AVSINLAMAK

Kestirmeden gitmek. Avuç dolusu almak. Masaj yapmak. Afsun yapmak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.

MASAJCILIK

Masajcı olma durumu.

MASOTERAPİ

Masaj tedavisi.

MASAJLAMAK

Masaj yapmak.

KARAKUTU

Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç.

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

PARÇA

Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

TELESEKRETER

Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.

MASÖR

Erkek masajcı.

İLETİ

Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.

LİSTECİ

Liste yapan kimse. İnternet aracılığıyla, alıcıya gönderilen mesaj, mektup veya dosyaları düzenli bir biçimde listeleyen düzenek.

MASAJLAMA

Masajlamak işi.

ÖFELEMEK

Bir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak. Ovalamak : Bu leblebileri biraz daha öfelersen kabukları çıkar. Masaj yapmak, ovmak. Hamuru yoğurup yuvarlamak, topaç yapmak. Meyveleri ağaçtan elle kopararak toplamak. Dövmek. Bir nesneyi, avuç içinde ya da iki parmak arasında ufalamak. Yeri ve zamanı değilken tartışmaya girmek. Ufalamak, bk. üfelemek. Ovalamak. Hamuru yoğurup yuvarlamak.

MESTİKLEMEK

Masaj yapmak.

MRNA

Haberci RNA. Mesajcı RNA.

AVKILAMAK

Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ovmak, ovalamak masaj yapmak. Buruşturmak. Ezmek, ufalamak. Çam, ceviz kabuğu veya menengiçle derileri terbiye etmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.