SAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sal" olan, toplam 430 adet kelime bulunmaktadır. sal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SALPİNGOOFORİTİS

15 harfli kelimeler

SALAHİYETSİZLİK, SALDIRGANLAŞMAK

14 harfli kelimeler

SALDIRGANLAŞMA, SALDIRTABİLMEK, SALYANGOZDELGİ

13 harfli kelimeler

SALAHİYYETDAR, SALAMURACILIK, SALARIGÖDELER, SALDIRABİLMEK, SALDIRIVERMEK, SALDIRTABİLME, SALINDIRMAMAK, SALINIMGÖZLER, SALKIMKÜFLÜCE, SALLANABİLMEK, SALLAYABİLMEK, SALLAYIVERMEK, SALMONELLOZİS, SALPİNGEKTOMİ, SALTANATÇILIK

12 harfli kelimeler

SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR, SALAVATLAMAK, SALDIRABİLME, SALDIRGANLIK, SALDIRICILIK, SALDIRIVERME, SALDIRMAZLIK, SALGINLAŞMAK, SALINABİLMEK, SALINIMÇİZER, SALINIMÖLÇER, SALIVERİLMEK, SALİHPAŞALAR, SALİSİLATLAR, SALKIMBAĞLAR, SALKIMKÜFLER, SALLANABİLME, SALLANDIRMAK, SALLANMAZLIK, SALLAPATİLİK, SALLAYABİLME, SALLAYIVERME, SALMANFAKILI, SALTNEMLİLİK

11 harfli kelimeler

SALAHİYETLİ, SALAKLAŞMAK, SALAMURALIK, SALATÜSELAM, SALÇALANMAK, SALEPGİLLER, SALGEYLEMEK, SALGILATMAK, SALGILAYICI, SALGINCILIK, SALGINLAŞMA, SALHEYLAMAH, SALIKLANMAK, SALIKLAŞMAK, SALINABİLME, SALINCAKSIZ, SALINDIRMAK, SALIVERİLME, SALİNOMETRE, SALİNOMİSİN, SALKILANMAK, SALKIVİRMEK, SALLANDIRMA, SALLANDUMAK, SALLANTISIZ, SALMANBEYLİ, SALMİNKOLOZ, SALOZLAŞMAK, SALPİNGİTİS, SALTANATSIZ, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

SALABİLMEK, SALAHATTİN, SALAHİYYET, SALAHORLUH, SALAKLAMAK, SALAKLAŞMA, SALAMANDRA, SALAMURACI, SALÇALAMAK, SALÇALANMA, SALDIRISIZ, SALDIRTMAK, SALEPÇİLİK, SALGILAMAK, SALGILATMA, SALGILAYIŞ, SALIBEYLER, SALICIOĞLU, SALIHLAMAK, SALIKLAMAK, SALINCAKÇI, SALINCAKLI, SALINDIRMA, SALIPAZARI, SALIVERMEK, SALİKLAMAK, SALİVARYUM, SALİVASYON, SALKIMBAĞI, SALKIMKARA, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

SALABİLME, SALAHİYET, SALAMANJE, SALAPURYA, SALARKOLU, SALATALIK, SALAVATLI, SALCAKLAN, SALÇALAMA, SALDIRGAN, SALDIRICI, SALDIRMAĞ, SALDIRMAK, SALDIRSOP, SALDIRTMA, SALDURMAK, SALGARACI, SALGARAYA, SALGETMEK, SALGILAMA, SALICILIK, SALIKBİKE, SALINBİKE, SALINTIDA, SALINTILI, SALIVERME, SALİHOTRA, SALİSELİK, SALİSİLİK, SALKANSIZ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

SALAĞACI, SALAHANA, SALAKLIK, SALAMLIK, SALAMTÜP, SALAMURA, SALANGAN, SALANMAK, SALARLIK, SALAŞPUR, SALATMAK, SALCILIK, SALÇALIK, SALDIRIŞ, SALDIRMA, SALDURMA, SALEPLİK, SALGINCI, SALGUNCU, SALIKBEY, SALIKMAK, SALIMINA, SALINCAH, SALINCAK, SALINÇAG, SALINÇAH, SALINGAÇ, SALINMAK, SALIŞMAK, SALITMAK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

SALABET, SALACAK, SALACIK, SALAĞAN, SALAHOR, SALAKÇA, SALAMAK, SALAMAN, SALAPAN, SALAPIR, SALARLI, SALAVAN, SALAVAT, SALCANA, SALÇALI, SALDIRI, SALEPÇİ, SALGANA, SALGARA, SALGILI, SALĞADA, SALHANE, SALICIK, SALIHAR, SALIKCI, SALIMAK, SALINIM, SALINIŞ, SALINMA, SALINTI, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

SALACA, SALACI, SALAHİ, SALAMA, SALANA, SALATA, SALAVI, SALAVU, SALBAŞ, SALBEK, SALBUR, SALDAM, SALDAN, SALDAT, SALDIÇ, SALDUC, SALGAM, SALGAN, SALGIÇ, SALGIN, SALGIR, SALGUÇ, SALGUN, SALGUR, SALGUT, SALHIM, SALICI, SALINA, SALİHA, SALİME, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

SALAÇ, SALAH, SALAK, SALAM, SALAN, SALAR, SALAŞ, SALAT, SALAY, SALCI, SALÇA, SALDA, SALEH, SALEP, SALGI, SALGU, SALĞİ, SALIĞ, SALIH, SALIK, SALIM, SALIN, SALIP, SALIR, SALIT, SALİH, SALİK, SALİM, SALİP, SALİS, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

SALA, SALI, SALİ, SALK, SALT, SALU

3 harfli kelimeler

SAL

Bazı kelimelerin anlamları

SAL

Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.

SALAMURACILIK

Salamuracının yaptığı iş.

SALDIRGANLAŞMAK

Saldırgan duruma gelmek.

SALAHİYYETDAR

yetkili.

SALDIRGANLAŞMA

Saldırganlaşmak durumu.

SALYANGOZDELGİ

Merkezleme uçlu, kanal kenarı ile talaş çıkaran ve elle kullanılan ağaç delgi aygıtı. Talaş kanalı salyangoz kabuğunu andırır.

SALPİNGOOFORİTİS

Yumurta kanalının ve yumurtalığın bir aradaki yangısı.

SALDIRIVERMEK

Ansızın veya çabucak saldırmak.

SALKIMKÜFLÜCE

Atların, seyrek olarak develerle sığırların deri ve iç örgenlerinde irinli urlar yapan bulaşıcı mantar hastalığı.

SALDIRABİLMEK

Saldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SALDIRTABİLME

Saldırtabilmek işi.

SALDIRTABİLMEK

Saldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SALAHİYETSİZLİK

Yetkisizlik.

SALARIGÖDELER

Aksaray şehrinde, Balcı nahiyesine bağlı bir yer.

SALINDIRMAMAK

Kıymet, ehemmiyet vermemek, hiçe saymak.

SALINIMGÖZLER

Bir eksicik ışınları borusunda, denetlenen bir eksicik demeti ile, flüorışıl bir cam bürgü üzerinde bir dalga biçimi çizdirmek için kullanılan aygıt.

  -   -   -  

Anlamında SAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AGRESİF

Saldırgan.

AGRESİFLİK

Saldırgan olma durumu.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AKILSALLAŞTIRMAK

Bir şeyi akılsal duruma getirmek.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

AKÇASAL

Parasal.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AKIL

Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

ABİDEVİ

Anıtsal.