Kelimeler arşivi içinde; başında "sal" olan, toplam 430 adet kelime bulunmaktadır. sal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SALPİNGOOFORİTİS
SALAHİYETSİZLİK, SALDIRGANLAŞMAK
SALDIRGANLAŞMA, SALDIRTABİLMEK, SALYANGOZDELGİ
SALAHİYYETDAR, SALAMURACILIK, SALARIGÖDELER, SALDIRABİLMEK, SALDIRIVERMEK, SALDIRTABİLME, SALINDIRMAMAK, SALINIMGÖZLER, SALKIMKÜFLÜCE, SALLANABİLMEK, SALLAYABİLMEK, SALLAYIVERMEK, SALMONELLOZİS, SALPİNGEKTOMİ, SALTANATÇILIK
SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR, SALAVATLAMAK, SALDIRABİLME, SALDIRGANLIK, SALDIRICILIK, SALDIRIVERME, SALDIRMAZLIK, SALGINLAŞMAK, SALINABİLMEK, SALINIMÇİZER, SALINIMÖLÇER, SALIVERİLMEK, SALİHPAŞALAR, SALİSİLATLAR, SALKIMBAĞLAR, SALKIMKÜFLER, SALLANABİLME, SALLANDIRMAK, SALLANMAZLIK, SALLAPATİLİK, SALLAYABİLME, SALLAYIVERME, SALMANFAKILI, SALTNEMLİLİK
SALAHİYETLİ, SALAKLAŞMAK, SALAMURALIK, SALATÜSELAM, SALÇALANMAK, SALEPGİLLER, SALGEYLEMEK, SALGILATMAK, SALGILAYICI, SALGINCILIK, SALGINLAŞMA, SALHEYLAMAH, SALIKLANMAK, SALIKLAŞMAK, SALINABİLME, SALINCAKSIZ, SALINDIRMAK, SALIVERİLME, SALİNOMETRE, SALİNOMİSİN, SALKILANMAK, SALKIVİRMEK, SALLANDIRMA, SALLANDUMAK, SALLANTISIZ, SALMANBEYLİ, SALMİNKOLOZ, SALOZLAŞMAK, SALPİNGİTİS, SALTANATSIZ, Devamını Oku »»
SALABİLMEK, SALAHATTİN, SALAHİYYET, SALAHORLUH, SALAKLAMAK, SALAKLAŞMA, SALAMANDRA, SALAMURACI, SALÇALAMAK, SALÇALANMA, SALDIRISIZ, SALDIRTMAK, SALEPÇİLİK, SALGILAMAK, SALGILATMA, SALGILAYIŞ, SALIBEYLER, SALICIOĞLU, SALIHLAMAK, SALIKLAMAK, SALINCAKÇI, SALINCAKLI, SALINDIRMA, SALIPAZARI, SALIVERMEK, SALİKLAMAK, SALİVARYUM, SALİVASYON, SALKIMBAĞI, SALKIMKARA, Devamını Oku »»
SALABİLME, SALAHİYET, SALAMANJE, SALAPURYA, SALARKOLU, SALATALIK, SALAVATLI, SALCAKLAN, SALÇALAMA, SALDIRGAN, SALDIRICI, SALDIRMAĞ, SALDIRMAK, SALDIRSOP, SALDIRTMA, SALDURMAK, SALGARACI, SALGARAYA, SALGETMEK, SALGILAMA, SALICILIK, SALIKBİKE, SALINBİKE, SALINTIDA, SALINTILI, SALIVERME, SALİHOTRA, SALİSELİK, SALİSİLİK, SALKANSIZ, Devamını Oku »»
SALAĞACI, SALAHANA, SALAKLIK, SALAMLIK, SALAMTÜP, SALAMURA, SALANGAN, SALANMAK, SALARLIK, SALAŞPUR, SALATMAK, SALCILIK, SALÇALIK, SALDIRIŞ, SALDIRMA, SALDURMA, SALEPLİK, SALGINCI, SALGUNCU, SALIKBEY, SALIKMAK, SALIMINA, SALINCAH, SALINCAK, SALINÇAG, SALINÇAH, SALINGAÇ, SALINMAK, SALIŞMAK, SALITMAK, Devamını Oku »»
SALABET, SALACAK, SALACIK, SALAĞAN, SALAHOR, SALAKÇA, SALAMAK, SALAMAN, SALAPAN, SALAPIR, SALARLI, SALAVAN, SALAVAT, SALCANA, SALÇALI, SALDIRI, SALEPÇİ, SALGANA, SALGARA, SALGILI, SALĞADA, SALHANE, SALICIK, SALIHAR, SALIKCI, SALIMAK, SALINIM, SALINIŞ, SALINMA, SALINTI, Devamını Oku »»
SALACA, SALACI, SALAHİ, SALAMA, SALANA, SALATA, SALAVI, SALAVU, SALBAŞ, SALBEK, SALBUR, SALDAM, SALDAN, SALDAT, SALDIÇ, SALDUC, SALGAM, SALGAN, SALGIÇ, SALGIN, SALGIR, SALGUÇ, SALGUN, SALGUR, SALGUT, SALHIM, SALICI, SALINA, SALİHA, SALİME, Devamını Oku »»
SALAÇ, SALAH, SALAK, SALAM, SALAN, SALAR, SALAŞ, SALAT, SALAY, SALCI, SALÇA, SALDA, SALEH, SALEP, SALGI, SALGU, SALĞİ, SALIĞ, SALIH, SALIK, SALIM, SALIN, SALIP, SALIR, SALIT, SALİH, SALİK, SALİM, SALİP, SALİS, Devamını Oku »»
SALA, SALI, SALİ, SALK, SALT, SALU
SAL
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.
SALDIRGANLAŞMA
Saldırganlaşmak durumu.
SALDIRIVERMEK
Ansızın veya çabucak saldırmak.
SALINIMGÖZLER
Bir eksicik ışınları borusunda, denetlenen bir eksicik demeti ile, flüorışıl bir cam bürgü üzerinde bir dalga biçimi çizdirmek için kullanılan aygıt.
SALAHİYETSİZLİK
Yetkisizlik.
SALKIMKÜFLÜCE
Atların, seyrek olarak develerle sığırların deri ve iç örgenlerinde irinli urlar yapan bulaşıcı mantar hastalığı.
SALPİNGOOFORİTİS
Yumurta kanalının ve yumurtalığın bir aradaki yangısı.
SALDIRABİLMEK
Saldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALINDIRMAMAK
Kıymet, ehemmiyet vermemek, hiçe saymak.
SALYANGOZDELGİ
Merkezleme uçlu, kanal kenarı ile talaş çıkaran ve elle kullanılan ağaç delgi aygıtı. Talaş kanalı salyangoz kabuğunu andırır.
SALDIRTABİLMEK
Saldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALAHİYYETDAR
yetkili.
SALAMURACILIK
Salamuracının yaptığı iş.
SALDIRGANLAŞMAK
Saldırgan duruma gelmek.
SALDIRTABİLME
Saldırtabilmek işi.
SALARIGÖDELER
Aksaray şehrinde, Balcı nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AKÇASAL
Parasal.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ABİDEVİ
Anıtsal.
AKILSALLAŞTIRMAK
Bir şeyi akılsal duruma getirmek.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AGRESİF
Saldırgan.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AGRESİFLİK
Saldırgan olma durumu.