Sonu SAH ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sah" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sah ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sah olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

İSTİNSAH, BAĞARSAH, SARMISAH, SARIMSAH

7 harfli kelimeler

İNFİSAH

6 harfli kelimeler

GURSAH, YASSAH, YAĞSAH, SUMSAH, SAVSAH, SARSAH, KAĞSAH, GOSSAH, GAYSAH, FARSAH, BUASAH, BARSAH, TİMSAH, FERSAH

5 harfli kelimeler

ESSAH, KUSAH, PASAH, SUSAH, YASAH

4 harfli kelimeler

ESAH

3 harfli kelimeler

SAH

Bazı kelimelerin anlamları

SAH

Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılmış olan işaret.

İSTİNSAH

Yazma bir eseri el yazısıyla kopyalama.

SUMSAH

Ağaçtan oyulmuş su kabı.

KAĞSAH

Koyunların kuyruğu altında yapışarak kuruyan pislik.

BAĞARSAH

Bağırsak.

İNFİSAH

Bozulma. Yürürlükten çıkma. Dağılma. Kokuşma.

GAYSAH

Çıban, yara kabuğu.

YAĞSAH

Bit yumurtası, yavrusu.

GOSSAH

Çiftleşme dönemi gelen koyun.

SAVSAH

Tembel; iş yapmayan.

FARSAH

Kene denilen böcek.

GURSAH

Mide. Kalp.

SARSAH

Sarsalak ahmak, aptal. Serseri, akılsız.

YASSAH

Yasak.

SARMISAH

Sarımsak.

SARIMSAH

Sarımsak.

  -   -   -  

Anlamında SAH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AEROBİK

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ASSOLİST

Bir müzik programında genellikle en son sahneye çıkan, alanında çok ünlü olan sanatçı.

ARMATÖR

Ticaret gemisi sahibi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AKSİYONER

Hisse sahibi, hissedar.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ASHAP

Sahipler. Sahabe.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AKLISELİM

Sağduyu. Sağduyu sahibi olan.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ANANESİZ

Geleneğe sahip bulunmayan.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).