Sonu ROT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rot" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rot ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında rot olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MİKROELEKTROT

8 harfli kelimeler

ELEKTROT, FOKSTROT

7 harfli kelimeler

ANZAROT, KAMAROT, HARAROT, KOKAROT

6 harfli kelimeler

ARAROT, SARROT

5 harfli kelimeler

HOROT, KAROT, SAROT

3 harfli kelimeler

ROT

Bazı kelimelerin anlamları

ROT

Motorlu taşıtlarda direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan demir çubuk.

ELEKTROT

Bir elektrolitin içine daldırılan, artısına anot, eksisine katot denilen iki iletken çubuktan her biri.

KAMAROT

Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli.

HARAROT

Ararot bitkisi.

ANZAROT

Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla). Alkollü içecek. Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi.

MİKROELEKTROT

Küçük boyutlu voltametrik çalışmalarda kullanan bir elektrot.

ARAROT

Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.

HOROT

Büyük delikli kalbur.

KAROT

Tahta kurusu. Dinlenmeye bırakılan tarla.

KOKAROT

Kokulu bir yaban otu. Kereviz.

FOKSTROT

Dört tempolu bir dans.

SAROT

Havuç.

SARROT

Dağlardan toplanan, sütle pişirilerek yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi.

  -   -   -  

Anlamında ROT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ROT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DROSERA

Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia).

BAPTİST

Protestan mezhebine bağlı kimse.

DÖNEÇ

Dalgalı akımlı elektrik motor veya dinamolarında hareketli bölüm, rotor.

EROSÇULUK

Erotizm.

AKTİNİT

Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.

ANTİKOR

Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

EROSAL

Erotik.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

ELEKTROLİT

Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.

ENZİM

Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

FİBRİNOJEN

Pıhtılaşma sırasında fibrine dönüşen bir kan proteini.

DÖTERYUM

Çekirdeğinde bir proton ve bir nötron bulunduran hidrojen atomunun bir izotopu, ağır hidrojen (simgesi D).

DIŞBESLENEN

Besinini organik maddelerden sağlayan, heterotrof.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

FİBRİN

Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein.

ETİKETLİ

Etiketi olan. Protokole uygun (davranış).

ELEKTRİK

Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

GICIRTI

Sert nesnelerin birbirine sürtünmesi sonucu çıkan sesin adı, gıcır gıcır. İleri geri söylenme, tepki gösterme, protesto.

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.