RUH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ruh" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. ruh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ruh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ruh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

RUHSUZLAŞTIRMAK, RUHSATLANDIRMAK

14 harfli kelimeler

RUHSUZLAŞTIRMA, RUHSATLANDIRMA

13 harfli kelimeler

RUHBİLİMCİLİK

12 harfli kelimeler

RUHSATSIZLIK, RUHİYATÇILIK, RUHSUZLAŞMAK, RUHUMÜCERRET

11 harfli kelimeler

RUHSUZLAŞMA, RUHDEVİMSEL

10 harfli kelimeler

RUHBİLİMCİ, RUHSATNAME, RUHBANİYET

9 harfli kelimeler

RUHSUZLUK, RUHİYATÇI, RUHSATİYE, RUHSALLIK, RUHÖLÇÜMÜ, RUHSATSIZ, RUHBANLIK, RUHANİYET, RUHANİLİK

8 harfli kelimeler

RUHSUZCA, RUHİTTİN, RUHSATLI, RUHULLAH, RUHDUYUM, RUHBİLİM, RUHLULUK, RUHÖTESİ

7 harfli kelimeler

RUHUNUR, RUHFEZA, RUHGÖÇÜ, RUHİYAT, RUHİŞEN, RUHİNUR, RUHUGÜL

6 harfli kelimeler

RUHŞAN, RUHANİ, RUHBAN, RUHCAN, RUHSUZ, RUHSEN, RUHİYE, RUHLAR, RUHŞEN, RUHSAT, RUHSAR, RUHSAL

5 harfli kelimeler

RUHLU, RUHLİ, RUHEN, RUHÇA, RUHAN

4 harfli kelimeler

RUHİ

3 harfli kelimeler

RUH

Bazı kelimelerin anlamları

RUH

Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu. Esans. En önemli nokta, öz. Duygu. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü.

RUHSUZLAŞTIRMAK

Ruhsuz duruma getirmek veya sokmak.

RUHBİLİMCİ

Ruhbilim alanında araştırmalar yapan ve ruhbilim yöntemlerini uygulayan kimse. Ruhbilimin herhangi bir dalında derinliğine eğitim gören ve öğrendiği bilgi ve becerileri belirli bir biçimde uygulayan kişi.

RUHSUZLAŞTIRMA

Ruhsuzlaştırmak işi.

RUHDEVİMSEL

Ruhsal süreçlerin devinime dönüşme niteliği.

RUHSATSIZLIK

Ruhsatsız olma durumu.

RUHSUZLAŞMA

Ruhsuzlaşmak durumu.

RUHSUZLUK

Ruhsuz olma durumu.

RUHBANİYET

Rahiplerin evlenmeyerek ve dünyadan el etek çekerek yaşamaları durumu. Ruhbanlık.

RUHSATLANDIRMAK

Ruhsat vermek.

RUHSUZLAŞMAK

Ruhsuz duruma girmek.

RUHUMÜCERRET

Katışık ve karışık olmayan ruh.

RUHSATNAME

Belli etkinliklerde bulunabilmek, kamu hizmet ve mallarından yararlanabilmek için kişilere, önceden belirlenmiş bazı şartlara uyma kaydıyla idarece verilen izin, ruhsat.

RUHSATLANDIRMA

Ruhsatlandırmak işi.

RUHİYATÇILIK

Ruh bilimi ile uğraşma.

RUHBİLİMCİLİK

Ruhbilimini, felsefenin ve insan bilimlerinin temeli ve başlıca konusu sayan görüş. Toplum olaylarını, ruhsal yönlerden açıklamak eğilimi gösteren akım. Ruhbilimin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel, toplumbilimsel ve mantıksal görüşlerden üstün tutmak isteği.

  -   -   -  

Anlamında RUH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

CANAVAR

Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

DERİNTİ

Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.

ÇAĞIRIM

Çağırma işi. Ruh çağırma sırasında seans.

ÇÖKKÜN

Çökmüş olan. Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

CANLICILIK

Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.

CİSMANİ

Cisimle, bedenle ilgili. Dinî bir inanışla ilgili düşüncelere bağlı olmayarak yalnız maddi temellere dayanan, ruhani karşıtı.

BERZAH

Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

ARINMA

Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

BAZOFOBİ

Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

BASTIRIM

Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.