Kelimeler arşivi içinde; başında "ruf" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ruf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ruf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ruf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RUF
Binaların en üst katında bulunan, açık veya kapalı eğlence yeri.
RUFAİ
Rufailik tarikatından olan kimse.
RUFAİLİK
Ahmet Rifai'nin kurduğu Sünni bir tarikat.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
TUTUM
Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.
BİRİKİMCİ
Tasarruf yapan, para ve benzerleri değerli şeyleri biriktiren kimse.
ÇAMURYILANIGİLLER
(İlysiidae), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının boalar (Boaeformia) bölümüne giren bir familyası. Başları ve kuyrukları çok kısadır. Pulları düzdür. Güney Amerikada yaşayan zehirsiz yılanları içine alır. Çamur yılanı (İlysia scytale) kızıl yılan (Cylindrophis rufus) en iyi bilinen türleridir.
HURUFİ
Hurufiliğe mensup olan kimse.
İNAMBU
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, tinamular (Tinamiformes) takımının, tinamugiller (Tinamidae) familyasından, 42 cm kadar uzunlukta, Peru ve Arjantin'de yaşayan bir tür. (Rhynchotus rufescens) Tinamular (Tinamiformes) takımının tinamugiller (Tinamidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 42 cm. Eti çok beğenilir. Peru, Arjantin arasında yaşar.
GANK
Bir cevherin metal içermeyen toprağımsı kısmı. Gank, metallerin cevherlerinden indirgeme ile üretimi sırasında erimiş bir curuf şeklinde oluşur ve metalik kısımdan akarak ayrılır.
BİRİKTİRMEK
Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.
KULLANIM
Kullanma, yararlanma, tasarruf.
BASTIRAK
Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet.
NÖROİKTİSAT
Nöroloji, iktisat, psikolojiden etkilenerek iktisadi karar birimlerinin borsa oyunları, işbırakımları, tasarruf eğilimleri, tüketim tercihleri gibi davranışlarında beyin dalgalarının oynadığı role dikkatleri çekerek, özellikle reklâmcılıkta başvurulan bir çözümleme yöntemi.
PORTFÖY
Banka, simsar veya bir aracı kuruluşun kendi elinde tuttuğu, istediği gibi tasarruf ettiği menkul değerler toplamı.
ELDİREN
Ocaktaki kömür curufunu arıtmağa yarayan ucu kancalı demir. (Ulucak Eşme Uşak).
DIŞIK
Cüruf.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
KOATİ
Etçiller (Carnivora) takımının, küçük ayıgiller (Procyonidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 47 cm kadar kuyruğu olan, kırmızı, esmer renkli, eti ve postu için avlanan, Brezilya'da ormanlarda toplu olarak yaşayan bir tür. (Nasua rufa), Etçiller (Carnivora) takımının küçük-ayıgiller (Procyonidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 47 cm. Rengi kırmızı esmerdir. Eti ve postu için avlanır. Brezilyada, ormanlarda toplu halde yaşar.
SIZINTILAR
İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler.