Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ruf" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ruf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ruf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ruf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TASARRUF
MUTURUF, TESÜRUF
MASRUF, MAZRUF
CÜRUF, MARUF, CURUF
URUF
RUF
RUF
Binaların en üst katında bulunan, açık veya kapalı eğlence yeri.
MAZRUF
Zarf içine konmuş, zarflı. İçerik.
TESÜRUF
Tasarruf.
MUTURUF
Çingene.
CÜRUF
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.
MARUF
Herkesçe bilinen, tanınan, belli, sanlı. Dinî bakımdan uygun görülen, beğenilen, buyrulan.
CURUF
Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık.
TASARRUF
Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım. Tutum. Para biriktirme, artırım.
URUF
Ruh, karşılığı uruh.
MASRUF
Sarf edilmiş, harcanmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GANK
Bir cevherin metal içermeyen toprağımsı kısmı. Gank, metallerin cevherlerinden indirgeme ile üretimi sırasında erimiş bir curuf şeklinde oluşur ve metalik kısımdan akarak ayrılır.
TUTUM
Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
BİRİKİMCİ
Tasarruf yapan, para ve benzerleri değerli şeyleri biriktiren kimse.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
PORTFÖY
Banka, simsar veya bir aracı kuruluşun kendi elinde tuttuğu, istediği gibi tasarruf ettiği menkul değerler toplamı.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
İNAMBU
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, tinamular (Tinamiformes) takımının, tinamugiller (Tinamidae) familyasından, 42 cm kadar uzunlukta, Peru ve Arjantin'de yaşayan bir tür. (Rhynchotus rufescens) Tinamular (Tinamiformes) takımının tinamugiller (Tinamidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 42 cm. Eti çok beğenilir. Peru, Arjantin arasında yaşar.
BASTIRAK
Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet.
ÇAMURYILANIGİLLER
(İlysiidae), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının boalar (Boaeformia) bölümüne giren bir familyası. Başları ve kuyrukları çok kısadır. Pulları düzdür. Güney Amerikada yaşayan zehirsiz yılanları içine alır. Çamur yılanı (İlysia scytale) kızıl yılan (Cylindrophis rufus) en iyi bilinen türleridir.
KULLANIM
Kullanma, yararlanma, tasarruf.
DIŞIK
Cüruf.
KOATİ
Etçiller (Carnivora) takımının, küçük ayıgiller (Procyonidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 47 cm kadar kuyruğu olan, kırmızı, esmer renkli, eti ve postu için avlanan, Brezilya'da ormanlarda toplu olarak yaşayan bir tür. (Nasua rufa), Etçiller (Carnivora) takımının küçük-ayıgiller (Procyonidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 47 cm. Rengi kırmızı esmerdir. Eti ve postu için avlanır. Brezilyada, ormanlarda toplu halde yaşar.
NÖROİKTİSAT
Nöroloji, iktisat, psikolojiden etkilenerek iktisadi karar birimlerinin borsa oyunları, işbırakımları, tasarruf eğilimleri, tüketim tercihleri gibi davranışlarında beyin dalgalarının oynadığı role dikkatleri çekerek, özellikle reklâmcılıkta başvurulan bir çözümleme yöntemi.
RUFAİ
Rufailik tarikatından olan kimse.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BİRİKTİRMEK
Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.
ELDİREN
Ocaktaki kömür curufunu arıtmağa yarayan ucu kancalı demir. (Ulucak Eşme Uşak).
HURUFİ
Hurufiliğe mensup olan kimse.
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.