Sonu RİN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rin" olan, toplam 188 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında rin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FOSFATİDİLSERİN

14 harfli kelimeler

ERİTRODEKSTRİN, HEMATOPORFİRİN, NORKONİDENDRİN

13 harfli kelimeler

NİTROGLİSERİN, AMİLODEKSTRİN, GONADOLİBERİN, SELLODEKSTRİN, SOMATOLİBERİN

12 harfli kelimeler

AKRODEKSTRİN, BİYOALLETRİN, FİLLOERİTRİN, KLOROKRÜORİN, NÖROENDOKRİN, OKSOTREMORİN, PROAKSELERİN, PSÖDOEFEDRİN, SEFALOSPORİN, STİGMASTERİN

11 harfli kelimeler

ASİPENSERİN, AZOTİYOPRİN, FİKOERİTRİN, FİLOERİTRİN, HEMOERİTRİN, HEMOSİDERİN, İNTRAUTERİN, KORİNANTRİN, LAKTOFERRİN, LUTEOSİKRİN, SİKLOSPORİN, SİPERMETRİN, TUBOKÜRARİN

10 harfli kelimeler

KOLESTERİN, ERGOSTERİN, FİTOSTERİN, GLİKOFORİN, GLOBİJERİN, HEMERİTRİN, İZOKSUPRİN, KALSİNÖRİN, KENDÜLERİN, KETANSERİN, KUERSİTRİN, LÖKOPTERİN, MİKOSTERİN, MOKSAVERİN, MOLBİFERİN, NİKOTAYRİN, ORFENADRİN, PİTÜVİTRİN, POSTUİTRİN, SAHNEŞİRİN, TRANSFERİN, TURŞAŞİRİN, VİGABATRİN

9 harfli kelimeler

AKSELERİN, ALEKTİRİN, AMİNAKRİN, BİFENTRİN, EPİNEFRİN, LAMİNARİN, LİNEMARİN, LUSİFERİN, LÜSİFERİN, MEBEVERİN, OKTAVERİN, PARATİRİN, PERMETRİN, PİTİÜTRİN, PİTÜİTRİN, RESAZÜRİN, RİBAVİRİN, ZOOSTERİN

8 harfli kelimeler

ALİZARİN, DEKSTRİN, DEPDERİN, ENDOKRİN, GLİSERİN, MANDARİN, MARGARİN, ŞİPŞİRİN, AMSAKRİN, BAKTERİN, BATTİRİN, BİHTERİN, ÇİLPİRİN, EKZOKRİN, GREGARİN, HOLOKRİN, İNTEGRİN, KEMADRİN, MEPAKRİN, MEROKRİN, MUSKARİN, NİLİDRİN, NÖROKRİN, PARAKRİN, PERFORİN, PİRETRİN, PORFİRİN, SKOMBRİN, SPEKTRİN, TATLARİN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ASPİRİN, BALERİN, DOKTRİN, LUSTRİN, MEMURİN, MOTORİN, PELERİN, SAKARİN, STEARİN, ANKİRİN, ANSERİN, APOKRİN, ASBİRİN, ATEBRİN, AYŞİRİN, DEKORİN, EFEDRİN, FİMBRİN, GASTRİN, HEPARİN, KAFİRİN, KANİRİN, KLATRİN, KONDRİN, KUMARİN, MODERİN, ÖSTARİN, ÖTKERİN, POLARİN, RİVERİN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AFERİN, FİBRİN, FLORİN, TEMRİN, TEŞRİN, VİTRİN, ZERRİN, ALDRİN, DİFRİN, DİVRİN, DURRİN, ENDRİN, FODRİN, GİBRİN, İLERİN, İSİRİN, KAPRİN, KİBRİN, NESRİN, PTERİN, TAKRİN, TAURİN, TİFRİN

5 harfli kelimeler

DERİN, NARİN, SERİN, ŞİRİN, AGRİN, BERİN, ÇİRİN, DURİN, GERİN, GİRİN, HARİN, HORİN, İSRİN, KARİN, KERİN, KİRİN, MARİN, MURİN, PORİN, PÜRİN, SARİN, SİRİN, TİRİN, YİRİN, ZERİN

4 harfli kelimeler

ERİN, İRİN

3 harfli kelimeler

RİN

Bazı kelimelerin anlamları

RİN

Yunanca burun anlamına gelen ön ek.

GONADOLİBERİN

Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.

AKRODEKSTRİN

Nişastanın hidrolizi sonucu oluşan ve iyotla renk vermeyen dekstrin.

AMİLODEKSTRİN

Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla mavi renk veren dekstrin türevi bir bileşik.

NÖROENDOKRİN

Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.

NİTROGLİSERİN

Nitrik asit içine gliserin konularak elde edilen, uçuk sarı renkte, yağ kıvamında, güçlü patlayıcı özelliği olan madde.

OKSOTREMORİN

Beyindeki muskarinik almaçları seçkin biçimde uyaran ve deneysel olarak parkinson hastalığı oluşturmak için kullanılan bir madde.

HEMATOPORFİRİN

Hemoglobinin parçalanmasıyla oluşan, demir içermeyen ve dokularda erimiş veya granüller hâlinde bulunan, koyu kırmızı renkte pigment.

ERİTRODEKSTRİN

Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla kırmızıya boyanan dekstrin.

BİYOALLETRİN

Sıvı, suda pratik olarak çözünmeyen, aseton, kloroform, etil alkol, diklorometan, etil asetat gibi çözücülerde kolay çözünen, ışık ve ısıya duyarlı, hızlı temas zehri olarak etkiyen bir madde.

NORKONİDENDRİN

Baldıran otu hamurunun kükürtlü atık sıvısının metillenmesiyle üretilen, katı ve sıvı yağların oksitlenmesini önlemede kullanılan bir madde.

KLOROKRÜORİN

Demir ve oksijen kapsayan, bazı poliket solucanların kanında bulunan yeşil bir solunum proteini.

SELLODEKSTRİN

Selülozun derişik mineral asitlerle uzun süre etkileşimi sonucu oluşan ve selülozun suda çözünen ve alkolle çöktürülen bileşeni.

FOSFATİDİLSERİN

Hücre zarlarında bulunan ve ek grup olarak serin amino asidini taşıyan bir fosfolipit. Hücre zarlarında bulunan ve fosfatidik aside bağlı ek grup olarak serin aminoasidini taşıyan bir fosfolipit.

FİLLOERİTRİN

Klorofil metabolizmasının safrayla atılan son ürünü. Fotodinamik etkisi nedeniyle fotosensitizasyona neden olur.

SOMATOLİBERİN

Büyüme hormonu salgılatıcı hormon.

  -   -   -  

Anlamında RİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.