Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rin" olan, toplam 188 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında rin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FOSFATİDİLSERİN
ERİTRODEKSTRİN, HEMATOPORFİRİN, NORKONİDENDRİN
NİTROGLİSERİN, AMİLODEKSTRİN, GONADOLİBERİN, SELLODEKSTRİN, SOMATOLİBERİN
AKRODEKSTRİN, BİYOALLETRİN, FİLLOERİTRİN, KLOROKRÜORİN, NÖROENDOKRİN, OKSOTREMORİN, PROAKSELERİN, PSÖDOEFEDRİN, SEFALOSPORİN, STİGMASTERİN
ASİPENSERİN, AZOTİYOPRİN, FİKOERİTRİN, FİLOERİTRİN, HEMOERİTRİN, HEMOSİDERİN, İNTRAUTERİN, KORİNANTRİN, LAKTOFERRİN, LUTEOSİKRİN, SİKLOSPORİN, SİPERMETRİN, TUBOKÜRARİN
KOLESTERİN, ERGOSTERİN, FİTOSTERİN, GLİKOFORİN, GLOBİJERİN, HEMERİTRİN, İZOKSUPRİN, KALSİNÖRİN, KENDÜLERİN, KETANSERİN, KUERSİTRİN, LÖKOPTERİN, MİKOSTERİN, MOKSAVERİN, MOLBİFERİN, NİKOTAYRİN, ORFENADRİN, PİTÜVİTRİN, POSTUİTRİN, SAHNEŞİRİN, TRANSFERİN, TURŞAŞİRİN, VİGABATRİN
AKSELERİN, ALEKTİRİN, AMİNAKRİN, BİFENTRİN, EPİNEFRİN, LAMİNARİN, LİNEMARİN, LUSİFERİN, LÜSİFERİN, MEBEVERİN, OKTAVERİN, PARATİRİN, PERMETRİN, PİTİÜTRİN, PİTÜİTRİN, RESAZÜRİN, RİBAVİRİN, ZOOSTERİN
ALİZARİN, DEKSTRİN, DEPDERİN, ENDOKRİN, GLİSERİN, MANDARİN, MARGARİN, ŞİPŞİRİN, AMSAKRİN, BAKTERİN, BATTİRİN, BİHTERİN, ÇİLPİRİN, EKZOKRİN, GREGARİN, HOLOKRİN, İNTEGRİN, KEMADRİN, MEPAKRİN, MEROKRİN, MUSKARİN, NİLİDRİN, NÖROKRİN, PARAKRİN, PERFORİN, PİRETRİN, PORFİRİN, SKOMBRİN, SPEKTRİN, TATLARİN, Devamını Oku »»
ASPİRİN, BALERİN, DOKTRİN, LUSTRİN, MEMURİN, MOTORİN, PELERİN, SAKARİN, STEARİN, ANKİRİN, ANSERİN, APOKRİN, ASBİRİN, ATEBRİN, AYŞİRİN, DEKORİN, EFEDRİN, FİMBRİN, GASTRİN, HEPARİN, KAFİRİN, KANİRİN, KLATRİN, KONDRİN, KUMARİN, MODERİN, ÖSTARİN, ÖTKERİN, POLARİN, RİVERİN, Devamını Oku »»
AFERİN, FİBRİN, FLORİN, TEMRİN, TEŞRİN, VİTRİN, ZERRİN, ALDRİN, DİFRİN, DİVRİN, DURRİN, ENDRİN, FODRİN, GİBRİN, İLERİN, İSİRİN, KAPRİN, KİBRİN, NESRİN, PTERİN, TAKRİN, TAURİN, TİFRİN
DERİN, NARİN, SERİN, ŞİRİN, AGRİN, BERİN, ÇİRİN, DURİN, GERİN, GİRİN, HARİN, HORİN, İSRİN, KARİN, KERİN, KİRİN, MARİN, MURİN, PORİN, PÜRİN, SARİN, SİRİN, TİRİN, YİRİN, ZERİN
ERİN, İRİN
RİN
RİN
Yunanca burun anlamına gelen ön ek.
AKRODEKSTRİN
Nişastanın hidrolizi sonucu oluşan ve iyotla renk vermeyen dekstrin.
SOMATOLİBERİN
Büyüme hormonu salgılatıcı hormon.
AMİLODEKSTRİN
Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla mavi renk veren dekstrin türevi bir bileşik.
HEMATOPORFİRİN
Hemoglobinin parçalanmasıyla oluşan, demir içermeyen ve dokularda erimiş veya granüller hâlinde bulunan, koyu kırmızı renkte pigment.
FİLLOERİTRİN
Klorofil metabolizmasının safrayla atılan son ürünü. Fotodinamik etkisi nedeniyle fotosensitizasyona neden olur.
KLOROKRÜORİN
Demir ve oksijen kapsayan, bazı poliket solucanların kanında bulunan yeşil bir solunum proteini.
BİYOALLETRİN
Sıvı, suda pratik olarak çözünmeyen, aseton, kloroform, etil alkol, diklorometan, etil asetat gibi çözücülerde kolay çözünen, ışık ve ısıya duyarlı, hızlı temas zehri olarak etkiyen bir madde.
OKSOTREMORİN
Beyindeki muskarinik almaçları seçkin biçimde uyaran ve deneysel olarak parkinson hastalığı oluşturmak için kullanılan bir madde.
ERİTRODEKSTRİN
Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla kırmızıya boyanan dekstrin.
GONADOLİBERİN
Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.
NİTROGLİSERİN
Nitrik asit içine gliserin konularak elde edilen, uçuk sarı renkte, yağ kıvamında, güçlü patlayıcı özelliği olan madde.
NORKONİDENDRİN
Baldıran otu hamurunun kükürtlü atık sıvısının metillenmesiyle üretilen, katı ve sıvı yağların oksitlenmesini önlemede kullanılan bir madde.
NÖROENDOKRİN
Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.
SELLODEKSTRİN
Selülozun derişik mineral asitlerle uzun süre etkileşimi sonucu oluşan ve selülozun suda çözünen ve alkolle çöktürülen bileşeni.
FOSFATİDİLSERİN
Hücre zarlarında bulunan ve ek grup olarak serin amino asidini taşıyan bir fosfolipit. Hücre zarlarında bulunan ve fosfatidik aside bağlı ek grup olarak serin aminoasidini taşıyan bir fosfolipit.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.