Kelimeler arşivinde; içinde "rin" olan, toplam 661 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERİNLEŞTİREBİLME, HEMATOPORFİRİNÜRİ, NÖROENDOKRİNOLOJİ
DERİNLEŞTİRİLMEK, FARİNGOBRANKİYAL, FARİNGOBRANŞİYAL, HİPOEPİNEFRİNEMİ, SİRİNGOMİYELİTİS
APULİANMERİNOSU, DELAİNEMERİNOSU, DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME, DİRİLDİRİNİLMEK, ENDOKRİNOLOJİST, ENDOKRİNOTERAPİ, FİBRİNOHÜCRESEL, FOSFATİDİLSERİN, GLOSSOFARİNGEUS, HİPERİNSÜLİNEMİ, KRANYOFARİNGİOM, PROFİBRİNOLİZİN, SEFALOSPORİNLER, SERİNLETEBİLMEK, SERİNLEYEBİLMEK, SİRİNGOKARSİNOM
DERİNLEŞTİRMEK, AFİBRİNOJENEMİ, DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞİVERME, ENDOKRİNOLOJİK, ERİTRODEKSTRİN, FİBRİNSİZLEŞME, HAEMOGREGARİNA, HEMATOPORFİRİN, NEOEKİNORİNKOZ, NORKONİDENDRİN, PALATOFARİNGAL, PERİLARİNGİTİS, RİNOFARİNGİTİS, RİNOFARİNGİYAL, RİNOLARENGİTİS, RİNOSPORİDOZİS, SERİNLENDİRMEK, SERİNLETEBİLME, SERİNLEYEBİLME, YUKARISERİNYER
DERİNLEMESİNE, DERİNLİKÖLÇER, ENDOKRİNOLOJİ, NİTROGLİSERİN, SERİNKANLILIK, AMİLODEKSTRİN, ÇEVRİNEBİLMEK, ÇEVRİNTİCİLİK, DEFİBRİNASYON, DEKLORİNASYON, DERİNLEŞTİRME, ENDOKRİNOPATİ, FİBRİNOJENEMİ, GONADOLİBERİN, İZLENCELERİNE, KORİNEBAKTERİ, PİCKELHERRİNG, RİNOSTEGNOZİS, RİNOTRAKEİTİS, SELLODEKSTRİN, SERİNLENDİRME, SİRİNGOMİYELİ, SOMATOLİBERİN, ŞEHİRİNGİDİMİ, VELOFARİNGEAL, YERİNDESİZLİK
RADDELERİNDE, TEŞRİNİEVVEL, VETERİNERLİK, AKRODEKSTRİN, BİRİNCİAFŞAR, BİYOALLETRİN, ÇEVRİNEBİLME, FİBRİNOJENAZ, FİBRİNOJENEZ, FİBRİNOLİTİK, FİBRİNOLİZİN, FİLLOERİTRİN, GELİVERİNMEK, GENEZLERİNCE, GİDERİNİLMEK, HAEMOSPORİNA, İVDİRİNİLMEK, KARİNASIZLAR, KARİNDASİLİN, KLOROKRÜORİN, NÖROENDOKRİN, OKSOTREMORİN, PERİFARİNJAL, PERİNEFRİTİS, PROAKSELERİN, PROMFORİNKOZ, PSÖDOEFEDRİN, RİNENSEFALON, RİNOANTRİTİS, RİNOVİRÜSLER, Devamını Oku »»
BERABERİNDE, DERİNLEŞMEK, DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, GAYRİNİZAMİ, KARİNALILAR, MANDARİNLİK, MARİNACILIK, ORYANTİRİNG, SERİNLENMEK, SERİNLEŞMEK, SERİNLETMEK, TEŞRİNİSANİ, VİTRİNCİLİK, VİTRİNLEMEK, ANBERİNARKI, ARİNESEFALİ, ASİPENSERİN, AZOTİYOPRİN, BAKKARİNOİT, BERİNĞNEMEK, ÇEVRİNTİSİZ, DERİNLİKSİZ, EKİNORİNKOZ, ERİNÇSİZLİK, FİKOERİTRİN, FİLOERİTRİN, GERİNLEŞMEK, GERİNNEŞMEK, GILDIRİNCİK, Devamını Oku »»
BİRİNCASIF, BİRİNCİLİK, CEBRİNEFİS, FİBRİNOJEN, GİRİNTİSİZ, KOLESTERİN, SERİNHİSAR, SERİNKANLI, SERİNLEMEK, SERİNLENME, SERİNLEŞME, SERİNLETME, VİTRİNLEME, YERİNDELİK, AKARİNOZİS, BALERİNLİK, BERİNLEMEK, BERİNNEMEK, BİZİRİNGİT, CYPRİNİDAE, ÇEVRİNTİLİ, DERİNBASKI, DERİNBOĞAZ, DERİNGEÇİT, DERİNLEŞME, DERİNLETME, DERİNLİKLİ, DERİNPINAR, EKSTRİNZİK, EMİRİNKÖYÜ, Devamını Oku »»
ÇEVRİNMEK, DERİNKUYU, ERİNLEŞME, GİRİNTİLİ, İRİNLENME, LİKORİNOZ, SERİNLEME, VETERİNER, YETERİNCE, AKSELERİN, ALEKTİRİN, AMİNAKRİN, ANSERİNUS, APRİNOSİT, BİFENTRİN, BULGARİNA, ÇEVRİNGEÇ, DEĞRİNMEK, DERİNDERE, DERİNEMEK, DERİNGÖZE, DIVRİNGİN, DİVRİNMEK, EPİNEFRİN, ERİNLEYİN, FİBRİNOİD, FİBRİNÜRİ, FİLTERİNG, GASTRİNOM, GREGARİNA, Devamını Oku »»
ALGARİNA, ALİZARİN, BİRİNCİL, ÇEVRİNME, ÇEVRİNTİ, ÇOPURİNA, DEKSTRİN, DEPDERİN, DERİNDEN, DERİNLİK, ENDOKRİN, ERİNÇSİZ, GERİNMEK, GLİSERİN, KORİNDON, MANDARİN, MARGARİN, NARİNLİK, PİRİNÇSİ, SERİNLİK, SPRİNTER, ŞİPŞİRİN, ŞİRİNLİK, TRİNKETA, ÜZERİNDE, YERİNMEK, AMSAKRİN, BAKTERİN, BATTİRİN, BİHTERİN, Devamını Oku »»
ASPİRİN, ATERİNA, BALERİN, BİRİNCİ, DERİNCE, DERİNTİ, DOKTRİN, ERİNCEK, ERİNÇLİ, ERİNLİK, ERİNMEK, GERİNİŞ, GERİNME, GİRİNTİ, İVRİNDİ, LUSTRİN, MEMURİN, MERİNOS, MOTORİN, PELERİN, RİNDANE, RİNTLİK, SAKARİN, SERİNCE, STEARİN, ÜZERİNE, YERİNDE, YERİNME, ACARİNA, AKARİNA, Devamını Oku »»
AFERİN, BORİNA, ERİNME, FİBRİN, FLORİN, FORİNT, İRİNLİ, İRİNTİ, KARİNA, KARİNE, MARİNA, MORİNA, PİRİNA, PİRİNÇ, SPRİNT, TEMRİN, TEŞRİN, VİTRİN, YERİNE, ZERRİN, ALDRİN, AVRİNÇ, CARİNE, CİRİNA, CURİNA, DİFRİN, DİVRİN, DURRİN, ENDRİN, ERİNTİ, Devamını Oku »»
DERİN, ERİNÇ, NARİN, PRİNT, RİNGA, SERİN, ŞİRİN, AGRİN, ARİNİ, BERİN, ÇİRİN, DURİN, GERİN, GİRİN, HARİN, HORİN, IRİNA, İSRİN, KARİN, KERİN, KİRİN, MARİN, MURİN, ORİNE, PORİN, PÜRİN, SARİN, SİRİN, TİRİN, ÜRİNA, Devamını Oku »»
ERİN, İRİN, RİNA, RİNG, RİNT
RİN
RİN
Yunanca burun anlamına gelen ön ek.
DİRİLDİRİNİLMEK
Diriltilmek.
DERİNLEŞTİRİLMEK
Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.
FARİNGOBRANŞİYAL
Faringobrankiyal.
HİPOEPİNEFRİNEMİ
Kandaki epinefrin miktarının anormal derecede azalması.
DELAİNEMERİNOSU
C tipi Merinos sınıfına giren, Teksas, New Meksiko ve Kaliforniya'da bulunan, orta büyüklükte düzgün bir vücuda ve kısa bir boyna sahip, verim yaşı diğer Merinos ırkları içinde en uzun olan diğer Merinos ırklarıyla yapağı rengi, bir örnekliliği, dayanıklılığı ve yoğunluğu bakımından karşılaştırıldığında fark gözlenmeyen koyun ırkı.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.
FARİNGOBRANKİYAL
Yutak ve solungaca ait. 2.Bazı balıklarda solungaç yaylarını oluşturan kemiklerden en dorsalde olanı. Yutak-solungaca ait. Bazı balıklarda solungaç yaylarını oluşturan kemiklerden en üstte olanı, faringobranşiyal.
DERİNLEŞTİRİLME
Derinleştirilmek işi.
DERİNLEŞİVERMEK
Çabucak veya ansızın derinleşmek.
SİRİNGOMİYELİTİS
Omuriliğin içi sıvı dolu boşluklar içeren yangısı.
DERİNLEŞTİREBİLME
Derinleştirebilmek işi.
APULİANMERİNOSU
İtalyan Merinosu.
HEMATOPORFİRİNÜRİ
Eritropoetik protoporfiri.
DERİNLEŞEBİLMEK
Derinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ENDOKRİNOLOJİST
Endokrinolojiyle ilgilenen bilim adamı.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.