İçinde ROD geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rod" olan, toplam 99 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rod bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rod ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rod olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ERİTRODERMATİTİS, PİLORODUODENİTİS, GASTRODİSKİYOZİS, GASTRODUODENİTİS, HİDRODİNAMOMETRE, KONDRODİSTROFİYA

15 harfli kelimeler

AKARODERMATİTİS, GASTRODİSCOİDES, MİKRODİSEKSİYON

14 harfli kelimeler

KONDRODİSTROFİ, KONDRODİSPLAZİ, KORODİDASKALOS, HERMAFRODİTİZM, HERMAFRODİSMUS, NÖRODERMATİTİS, NÖRODİYAGNOZİS, SERODİYAGNOZİS, ERİTRODEKSTRİN, AKRODERMATİTİS, ELEKTRODİNAMİK, AFRODİZİOMANYA, ELEKTRODİYALİZ

13 harfli kelimeler

MİKRODİFÜZYON, TETRODOTOKSİN, HİDRODİÜREZİS, REPRODÜKSİYON, HETERODUBLEKS, HETERODİNAMİK, HETERODİMERİK

12 harfli kelimeler

JİRODAKTİLOZ, GASTRODERMAL, GASTRODERMİS, PRODÜKTÖRLÜK, EKTRODAKTİLİ, GASTRODİSCUS, PRODÜKTİVİTE, MİKRODAKTİLİ, GYRODACTYLUS, AKRODEKSTRİN, HERMAFRODİZM, HİDRODİNAMİK

11 harfli kelimeler

PERODAKTİLİ, PRODÜKSİYON, ERİTRODERMA, VİTRODENTİN, STEARODERMİ, REPRODÜKTİF, SKLERODERMA, RODANOMETRİ, SİDERODERMA, AERODİNAMİK, ÜRODİALİZİS

10 harfli kelimeler

BRODİFAKOM, PLÖRODEZİS, RODEOCULUK, PETRODOLAR, ÜRETRODİNİ, RODENTİSİT, MİKRODALGA, MİKRODONTİ, ERİTRODERM, AFRODİZYAK, SKLERODERM, GASTRODİNİ, HETERODOKS, RODOKROZİT, HETERODONT

9 harfli kelimeler

RODENSİYA, SAKRODİNİ, DİPERODON, PRODUKTUS, PRODROMAL, SPİRODELA, PLÖRODİNİ, GERODERMA, KSERODERM, KOPRODEUM, PRODÜKTÖR

8 harfli kelimeler

TİRODİZM, RODOPSİN

7 harfli kelimeler

ÜRODİNİ, ÜRODEUM, URODEUM, PARODOS, RODİZİT, PRODROM, ABRODİL, RODEOCU

6 harfli kelimeler

PARODİ, URODEL, HARODA, RODYUM

5 harfli kelimeler

RODOL, RODİT, RODAJ, RODEO

4 harfli kelimeler

RODO, RODA

3 harfli kelimeler

ROD

Bazı kelimelerin anlamları

ROD

Yunanca kırmızı anlamına gelen bir ön ek.

NÖRODERMATİTİS

Hayvanlarda sinir bozukluğundan kaynaklanan, kendilerinin oluşturduğu tırmalama, ısırma veya yalama gibi fiziksel darbe veya tahriş sonucu oluşan egzama benzeri deri yangısı.

HİDRODİNAMOMETRE

Bir sıvının akış hızını ölçen alet.

KONDRODİSTROFİYA

Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.

GASTRODİSCOİDES

Paramphistomatidae ailesinde bulunan birçok türü bağırsaklarda parazitlenen trematod cinsi, Gastrodiscus.

GASTRODUODENİTİS

Mide ve onikiparmak bağırsağı yangısı.

ERİTRODERMATİTİS

Kızartılı deri yangısı.

MİKRODİSEKSİYON

Mikroskop altında ince iğneler araciyle doku ve gözelere yapılan diseksiyon.

KORODİDASKALOS

Antik Yunan tiyatrosunda koro eğitmeni. Bu aynı zamanda o dönemin tiyatrosunda ozanlara verilen sandı. Ozanlar kendi şiirlerini güzel söylemesi için koroyu çalıştırırlardı.

PİLORODUODENİTİS

Pilorus ve onikiparmak bağırsak mukozasının yangısı.

KONDRODİSTROFİ

Kondrodistrofiya.

AKARODERMATİTİS

Akarların neden olduğu deri yangısı.

HERMAFRODİTİZM

İki cinslilik.

KONDRODİSPLAZİ

Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.

GASTRODİSKİYOZİS

Gastrodiscoides hominis'in neden olduğu enfeksiyon.

HERMAFRODİSMUS

İki cinslilik.

  -   -   -  

Anlamında ROD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ROD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUYRUKLULAR

Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfının, vücut ve kuyrukları uzun, bacakları zayıf, birçok semender türünü içine alan bir alt takımı, urodel.

MELODRAM

Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog. Çağdaş tiyatroda, duygusal ve acıklı olaylara dayalı bir oyun türü. Oyuncuların müzik eşliğinde sahneye girip çıktıkları bir oyun türü. Acıklı, dokunaklı.

ÇOĞALTMA

Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

GÖSTERİ

İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

KARADUL

Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans).

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

ÜRETİCİ

Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı. Üretim sağlayan.

KOSTÜM

Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.

ÜRETKENLİK

Üretken olma durumu. Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.

KANAT

Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

ŞAKŞAKÇI

Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.

RODEOCULUK

Rodeocu olma durumu.

TRÜK

Sinema veya tiyatroda teknik ustalıkla yapılmış olan gösteri.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

PARADİ

Bir tiyatroda en üst balkon.

PRODÜKTÖRLÜK

Prodüktörün işi.

RODEOCU

Rodeo yapan kimse.

TRUP

Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu.

YAPIM

Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.