Sonu ROM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rom" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rom ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında rom olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ADENOMİYOFİBROM

13 harfli kelimeler

GANGLİYONÖROM, DERMATOFİBROM

12 harfli kelimeler

MİKSOKONDROM, FİBROKONDROM, ADENOKONDROM, ELASTOFİBROM, OSTEOKONDROM, ANJİYOFİBROM

11 harfli kelimeler

MİKSOFİBROM, OSTEOFİBROM

10 harfli kelimeler

HEMATOKROM, NÖROFİBROM, OSEANODROM, POTAMODROM

9 harfli kelimeler

EKKONDROM, ADENOKROM, ENKONDROM, PALİNDROM, FERROKROM, SİLİNDROM, LİMNODROM

8 harfli kelimeler

LİPOKROM, HİPODROM, KATADROM, MİYOKROM, SİTOKROM, VELEDROM, FİTOKROM, FİKOKROM, AMFİDROM, DİYADROM

7 harfli kelimeler

ISSIROM, PRODROM, KONDROM, SKLEROM, ÜROKROM, LİOKROM, SENDROM, FEOKROM

6 harfli kelimeler

POGROM, ATEROM, STEROM, NİKROM, FİBROM, HİGROM, KSEROM, KLOROM

5 harfli kelimeler

NÖROM, İPROM, HOROM

4 harfli kelimeler

KROM, BROM

3 harfli kelimeler

ROM

Bazı kelimelerin anlamları

ROM

Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki.

NÖROFİBROM

Schwan hücrelerinden köken alan, genellikle iç organlarda, derin torasik sinirlerde bazen deri de rastlanan iyicil tümör.

ADENOKONDROM

Bez ve kıkırdak doku elemanlarından oluşan iyicil tümör.

OSTEOFİBROM

Kemik ve bağ dokusu içeren iyicil tümör.

OSTEOKONDROM

Kemik ve kıkırdak dokuları içeren bir veya birçok kemikte ortaya çıkan, iyicil kemik tümörü.

MİKSOKONDROM

Stroması ilkel mezenkim dokuya benzeyen iyicil kıkırdak doku tümörü.

POTAMODROM

Balıkların yalnız tatlı sularda yaptığı göçler. Limnodrom. Akarsuyun kendi içerisinde veya bir gölden akarsuya göç eden.

ANJİYOFİBROM

Aşırı miktarda bağ dokusu içeren kan veya lenf damarının tümörü.

FİBROKONDROM

Yapısında yer yer fibröz bağ doku odakları bulunan ve kıkırdak dokusundan köken alan iyicil tümör.

HEMATOKROM

Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. Bazı kırmızı alglerde bulunan karetenoit pigment.

ADENOMİYOFİBROM

Bağ dokunun, bez ve kas dokusu içeren iyicil tümörü.

DERMATOFİBROM

Deride fibröz bağ dokudan köken alan tümör benzeri düğümcük.

ELASTOFİBROM

Elastin ve fibroz bağ doku elemanlarını içeren bir tümör.

GANGLİYONÖROM

Çoğunlukla beyin ve kranyal sinir gangliyonları, böbrek üstü bezinin medullası veya otonom gangliyonlardaki çok kutuplu gangliyon hücrelerinden köken alan genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.

OSEANODROM

Sadece okyanus ve deniz içerisinde göç yapan. Sadece deniz içerisinde göç yapan balıklar.

MİKSOFİBROM

Miksomatöz doku içeren, bağ doku kökenli iyicil tümör.

  -   -   -  

Anlamında ROM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ROM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BASINÇÖLÇER

Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

BETATRON

Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.

ANLATI

Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

ANİME

Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

BROMÜR

Bromhidrik asidin tuzu veya eteri.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

BROMÜRLÜ

Yapısında bromür bulunan.

ANEROİT

Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.

ANTİK

İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

BROMHİDRİK

Bromun hidrojenle birleşmesinden oluşan.

ARTRİT

Eklem romatizması.

AROMALI

Hoş kokulu, aromatik.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

AROMATİK

Aromalı.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.