Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rom" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rom ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında rom olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ADENOMİYOFİBROM
GANGLİYONÖROM, DERMATOFİBROM
MİKSOKONDROM, FİBROKONDROM, ADENOKONDROM, ELASTOFİBROM, OSTEOKONDROM, ANJİYOFİBROM
MİKSOFİBROM, OSTEOFİBROM
HEMATOKROM, NÖROFİBROM, OSEANODROM, POTAMODROM
EKKONDROM, ADENOKROM, ENKONDROM, PALİNDROM, FERROKROM, SİLİNDROM, LİMNODROM
LİPOKROM, HİPODROM, KATADROM, MİYOKROM, SİTOKROM, VELEDROM, FİTOKROM, FİKOKROM, AMFİDROM, DİYADROM
ISSIROM, PRODROM, KONDROM, SKLEROM, ÜROKROM, LİOKROM, SENDROM, FEOKROM
POGROM, ATEROM, STEROM, NİKROM, FİBROM, HİGROM, KSEROM, KLOROM
NÖROM, İPROM, HOROM
KROM, BROM
ROM
ROM
Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki.
FİBROKONDROM
Yapısında yer yer fibröz bağ doku odakları bulunan ve kıkırdak dokusundan köken alan iyicil tümör.
OSTEOKONDROM
Kemik ve kıkırdak dokuları içeren bir veya birçok kemikte ortaya çıkan, iyicil kemik tümörü.
OSTEOFİBROM
Kemik ve bağ dokusu içeren iyicil tümör.
MİKSOFİBROM
Miksomatöz doku içeren, bağ doku kökenli iyicil tümör.
ELASTOFİBROM
Elastin ve fibroz bağ doku elemanlarını içeren bir tümör.
ADENOKONDROM
Bez ve kıkırdak doku elemanlarından oluşan iyicil tümör.
NÖROFİBROM
Schwan hücrelerinden köken alan, genellikle iç organlarda, derin torasik sinirlerde bazen deri de rastlanan iyicil tümör.
DERMATOFİBROM
Deride fibröz bağ dokudan köken alan tümör benzeri düğümcük.
ADENOMİYOFİBROM
Bağ dokunun, bez ve kas dokusu içeren iyicil tümörü.
POTAMODROM
Balıkların yalnız tatlı sularda yaptığı göçler. Limnodrom. Akarsuyun kendi içerisinde veya bir gölden akarsuya göç eden.
HEMATOKROM
Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. Bazı kırmızı alglerde bulunan karetenoit pigment.
GANGLİYONÖROM
Çoğunlukla beyin ve kranyal sinir gangliyonları, böbrek üstü bezinin medullası veya otonom gangliyonlardaki çok kutuplu gangliyon hücrelerinden köken alan genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
MİKSOKONDROM
Stroması ilkel mezenkim dokuya benzeyen iyicil kıkırdak doku tümörü.
ANJİYOFİBROM
Aşırı miktarda bağ dokusu içeren kan veya lenf damarının tümörü.
OSEANODROM
Sadece okyanus ve deniz içerisinde göç yapan. Sadece deniz içerisinde göç yapan balıklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ROM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
BROMHİDRİK
Bromun hidrojenle birleşmesinden oluşan.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AROMATİK
Aromalı.
BROMÜRLÜ
Yapısında bromür bulunan.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
BASINÇÖLÇER
Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
BALAT
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.
AROMALI
Hoş kokulu, aromatik.
BROMÜR
Bromhidrik asidin tuzu veya eteri.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
ARTRİT
Eklem romatizması.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
ANEROİT
Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.