Kelimeler arşivi içinde; başında "rom" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. rom ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rom ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ROMANLAŞTIRMAK
ROMBENSEFALON, ROMANLAŞTIRMA
ROMATİZMASIZ
ROMATİZMALI, ROMANTİKLİK, ROMANLAŞMAK
ROMANLAŞMA, ROMANCILIK, ROMANOLOJİ, ROMBOİDEUS
ROMANIMSI, ROMANOLOG, ROMANSERO, ROMANTİZM, ROMANYALI, ROMATİZMA
ROMANİST, ROMANESK, ROMANTİK
ROMANCI, ROMANSI
ROMALI, ROMANS
ROMAN, ROMEN
ROM
ROM
Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki.
ROMANLAŞTIRMAK
Bir konuyu roman biçiminde yazmak.
ROMANIMSI
Romansı.
ROMANOLOG
Roman dilleri uzmanı, Romanist.
ROMBOİDEUS
Eşkenar dörtgen biçiminde olan.
ROMBENSEFALON
Embriyo gelişiminin ilk evrelerinde görülen, gelişmenin ilerlemesiyle art beyni ve son beyni meydana getirecek olan arka beyin bölgesi. Soğanilik, pons ve beyincikten oluşan kısım.
ROMANTİZM
XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı. Duygusal eğilim. Romantik ortam ya da durum.
ROMANTİKLİK
Romantik olma durumu.
ROMANSERO
Romans dergisi.
ROMATİZMALI
Romatizması olan.
ROMATİZMASIZ
Romatizması olmayan.
ROMANOLOJİ
Romen dilleri bilimi.
ROMANLAŞTIRMA
Romanlaştırmak işi.
ROMANLAŞMAK
Roman durumuna gelmek.
ROMANCILIK
Roman yazma sanatı.
ROMANLAŞMA
Romanlaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ROM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALAT
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.
AROMALI
Hoş kokulu, aromatik.
AROMATİK
Aromalı.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
BROMÜR
Bromhidrik asidin tuzu veya eteri.
ARTRİT
Eklem romatizması.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
BROMHİDRİK
Bromun hidrojenle birleşmesinden oluşan.
BASINÇÖLÇER
Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
BROMÜRLÜ
Yapısında bromür bulunan.
ANEROİT
Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.