Kelimeler arşivi içinde; başında "res" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. res ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu res ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde res olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RESMİLEŞTİREBİLME
RESMİLEŞTİRMEK, RESİMLENDİRMEK, RESİMLEMECİLİK
RESMİLEŞTİRME, RESMEGİDERLİK, RESMEDEBİLMEK, RESİMLENDİRME
RESUSİTASYON, RESMEDEBİLME, RESPİROMETRE, RESEPTAKULUM
RESTORASYON, RESPİRASYON, RESİMLEŞMEK, RESMİLEŞMEK, RESTİTÜSYON
RESİMCİLİK, RESİMÇİZİT, RESULUŞAĞI, RESMİGEÇİT, RESİMLEMEK, RESULKAHYA, RESMİLEŞME, RESİMLEŞME, RESOLÜSYON, RESMİKABUL, RESTLEŞMEK, RESMEGİDER, RESEPSİYON, RESİSTANCE
RESAZÜRİN, RESULOĞLU, RESMETMEK, RESİTATİF, RESİPİENT, RESİMYAZI, RESSAMLIK, RESİMLEME, RESTLEŞME, RESİKLİNG
RESÜLMAL, RESMİLİK, RESMİYET, RESULLER, RESULKÖY, RESULHAN, RESTORAN, RESMİGÜL, RESMETME, RESESSUS, RESESYON, RESEPTÖR, RESİMLİK
RESESİF, RESTORE, RESULLÜ, RESİMCİ, RESİMLİ, RESİMSİ, RESİTAL, RESMİYE
RESANE, RESİDE, RESSAM, RESMEN
RESAİ, RESEN, RESMİ, RESUL, RESET, RESİF, RESİM
REST
RES
RES
Retiküloendotelial sistem.
RESİMLEMECİLİK
Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz şairi Richard Aldington tarafından kurulmuş ve Amerika'ya da geçmiş bir şiir çığırıdır. Bu çığır sanat tekniği ve konu seçimi bakımından serbest olduğu gibi gizemcilikten (Mysticisme'den) ve belirsizlikten kaçınır ve doğrudan doğruya fikir söylemekten çekinerek fikir ve duyguları renk ve çizgi gibi kullandığı belgin ve berrak kelimelerle sanki resimleyip telkin eder.
RESMİLEŞTİREBİLME
Resmileştirebilmek işi.
RESMİLEŞTİRMEK
Resmi bir duruma getirmek.
RESPİROMETRE
Solunumda kullanılan gaz miktarını ölçen alet.
RESUSİTASYON
Reaminasyon.
RESİMLEŞMEK
Resim durumuna gelmek.
RESTORASYON
Yenileme.
RESİMLENDİRME
Resimlendirmek işi.
RESMİLEŞTİRME
Resmileştirmek işi.
RESİMLENDİRMEK
Resimlemek.
RESPİRASYON
Solunum.
RESMEDEBİLME
Resmedebilmek işi.
RESEPTAKULUM
Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu.
RESMEDEBİLMEK
Resmetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
RESMEGİDERLİK
Resmegider olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde RES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
AKVAREL
Sulu boya resim.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
ALİZE
Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.