Kelimeler arşivinde; içinde "ret" olan, toplam 635 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ret bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ret ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ret olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CESARETLENDİRİLME
CESARETLENDİRMEK, HARARETLENDİRMEK, İŞARETLEYEBİLMEK, RETİKULOSİTOPENİ, ÜRETEROKOLOSTOMİ, ÜRETEROPİYELİTİS
CESARETLENDİRME, HARARETLENDİRME, GAYRETLENDİRMEK, GAZİDERETABAKLI, İŞARETLEYEBİLME, RETORTAMONADİDA, RETROENFEKSİYON, RETROFARENGİTİS, RETROFARENGİYAL, RETROPERİTONEAL, ÜRETEROLİTİAZİS, ÜRETİLEBİLİRLİK, ÜRETKENLEŞTİRME
BAŞMÜRETTİPLİK, BAŞÖĞRETMENLİK, SERMÜRETTİPLİK, TÖRETANIMAZLIK, ÜCRETLENDİRMEK, CÜRETLENDİRMEK, EKSİTOSEKRETOR, GAYRETLENDİRME, KORYORETİNİTİS, PERİURETERİTİS, ŞEHİTNUSRETBEY, ÜRETROSİSTİTİS, ÜRETROSTENOZİS, ZİYARETPAYAMLI
ADABIMUAŞERET, ADEDİMÜRETTEP, BASİRETSİZLİK, CESARETLENMEK, CESARETSİZLİK, MAHARETSİZLİK, MAZERETSİZLİK, TAHARETLENMEK, ÜCRETLENDİRME, YÜKSEKÖĞRETİM, CÜRETLENDİRME, FOTORETİNİTİS, HARARETLENMEK, IŞIMÜRETİMSEL, PİRETOJENEZİS, RETİKÜLOSİTOZ, RETİNOBLASTOM, RETROVİRÜSLER, SEKRETERYALIK, ŞEYHNUSRETTİN, TRİKLORETİLEN, TÜRETİLEBİLME, ÜRETİLEBİLMEK, ÜRETRAVAJİNAL, ÜRETROBLENORE, ÜRETROFRAKSİS, ÜRETROSTAKSİS, ÜROPİYOÜRETER
BASİRETLİLİK, CESARETLENME, CESARETLİLİK, GAYRETKEŞLİK, GAYRETLENMEK, GAYRETSİZLİK, HARARETLENME, HARARETLİLİK, İADEİZİYARET, İŞARETLENMEK, İŞARETLEŞMEK, İŞARETSİZLİK, KUDRETSİZLİK, MAHARETLİLİK, MÜRETTİPHANE, ŞİRRETLEŞMEK, TAHARETLENME, TELESEKRETER, ZİYARETÇİLİK, FAKRUZARURET, RUHUMÜCERRET, ANTİDİÜRETİK, CESARETSİZCE, DAHRETLENMEK, DİRETEBİLMEK, EKSKRETORYUS, HAYRETTİNKÖY, HİPERPİRETİK, İŞARETLETMEK, KALRETİKULİN, Devamını Oku »»
BAŞMÜRETTİP, BAŞÖĞRETMEN, GAYRETLENME, GAYRETLİLİK, GEVRETİLMEK, HAKARETAMİZ, İŞARETLEMEK, İŞARETLENME, İŞARETLEŞME, MÜRETTİPLİK, NEZARETHANE, ORTAÖĞRETİM, ÖĞRETİCİLİK, ÖĞRETMENLİK, SEFARETHANE, SEKRETERLİK, SERMÜRETTİP, ŞİRRETLEŞME, TİCARETHANE, TÖRETANIMAZ, ÖĞRETMENEVİ, ANTİPİRETİK, AŞIRIÜRETİM, CÜRETKARLIK, CÜRETLENMEK, CÜRETSİZLİK, DİRETEBİLME, EĞRETİLEMEK, HACIGÖTÜRET, HASRETPINAR, Devamını Oku »»
ALLEGRETTO, BASİRETSİZ, CESARETSİZ, EĞRETİLEME, İLKÖĞRETİM, İMARETHANE, MAZERETSİZ, MÜRETTEBAT, NEZARETSİZ, ÖĞRETİLMEK, POLİÜRETAN, SENKRETİZM, SETRİAVRET, ÜCRETLİLİK, ÜRETİCİLİK, ÜRETKENLİK, İBRETİALEM, ARETMETİYH, BEŞARETTİN, CÜRETLENME, CÜRETSİZCE, ÇADIRETEĞİ, ENTERETOMİ, GEVRETİLME, İĞRETİLEME, İŞARETLEME, KEFERETSİZ, KEYERETMEK, KLORÜRETİK, KÖSÜRETAŞI, Devamını Oku »»
ARBORETUM, BASİRETLİ, CEBRETMEK, CESARETLİ, CEVRETMEK, DEVRETMEK, EĞRETİLİK, GADRETMEK, GAYRETKEŞ, GAYRETSİZ, GEVRETMEK, HARARETLİ, HASRETLİK, HASRETMEK, İBRETAMİZ, İŞARETSİZ, KAHRETMEK, KRETENİZM, KUDRETSİZ, KUDRETTEN, KÜFRETMEK, MAHARETLİ, MAZERETLİ, MUGAYERET, MUHACERET, MÜBAŞERET, MÜZAHERET, NEŞRETMEK, NEZARETLİ, NEZRETMEK, Devamını Oku »»
AHRETLİK, CEBRETME, CEVRETME, CÜRETKAR, DEVRETME, DİRETMEK, EMRETMEK, GADRETME, GAYRETLİ, GEVRETME, HASRETLİ, HASRETME, HAYRETLE, İBRETLİK, İDARETEN, İŞARETÇİ, İŞARETLİ, KAHRETME, KUDRETLİ, KÜFRETME, LİBRETTO, MAĞFİRET, MEFHARET, MESERRET, MEŞVERET, MUAŞERET, MÜCERRET, MÜRETTEP, MÜRETTİP, NEŞRETME, Devamını Oku »»
BASİRET, BEŞARET, CESARET, CÜRETLİ, DİRETME, DRETNOT, EMRETME, HAKARET, HARARET, KEFARET, KRETASE, MAHARET, MAZERET, NEZARET, ÖĞRETİM, ÖĞRETİŞ, ÖĞRETME, RETORİK, SADARET, SEFARET, SERETAN, ŞETARET, TAHARET, TİCARET, TÜRETME, ÜCRETLİ, ÜRETİCİ, ÜRETKEN, ÜRETMEK, VEZARET, Devamını Oku »»
AHİRET, AKARET, AŞİRET, EĞRETİ, EMARET, ESARET, FETRET, GAYRET, GOFRET, HASRET, HAYRET, HAZRET, HİCRET, İBARET, İMARET, İŞARET, KESRET, KRETEN, KRETON, KUDRET, MEFRET, MÜFRET, NEDRET, NEFRET, OPERET, ÖĞRETİ, RETİNA, SUBRET, SURETA, ŞİRRET, Devamını Oku »»
AVRET, BARET, CÜRET, İBRET, İŞRET, LİRET, MERET, SURET, TARET, ÜCRET, AYRET, BÜRET, CİRET, EĞRET, EHRET, ERETİ, EVRET, GARET, GÖRET, İRETİ, KERET, KIRET, KORET, KÜRET, ÖĞRET, RETRO, SİRET, SÜRET, ŞİRET, ŞORET, Devamını Oku »»
ARET, FRET, ORET, RETE
RET
RET
Uygun bulmama, geri çevirme, kabul etmeme. Aile bireylerinden birinin sorumluluğunu üstünden atma, varlığını tanımama, aileden saymama.
CESARETLENDİRME
Cesaretlendirmek işi, yüreklendirme, yiğitlendirme.
İŞARETLEYEBİLME
İşaretleyebilmek işi.
RETROENFEKSİYON
Deri üzerinde yumurtadan çıkan ve enfektif larva durumu almadan tekrar deriyi delerek enfeksiyona neden olan, genç nematodların neden olduğu bir reenfeksiyon biçimi.
HARARETLENDİRME
Hararetlendirmek işi.
HARARETLENDİRMEK
Hararetlenmesine yol açmak.
GAZİDERETABAKLI
Sinop şehrinde, Boyabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÜRETEROKOLOSTOMİ
Üreterin idrar torbasından ayrılarak kolona tespit edilmesi.
RETROFARENGİTİS
Yutak ardı yangısı.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
CESARETLENDİRMEK
Yüreklendirmek, yiğitlendirmek, cesaret vermek.
CESARETLENDİRİLME
Cesaretlendirilmek işi, yüreklendirilme.
GAYRETLENDİRMEK
Gayretlenme işini yaptırmak.
RETORTAMONADİDA
Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan birisi ventral sitosomal bölgeyle ilişkili olarak arkaya yönelen 2-4 kamçıya sahip, golgi cismi ve mitokondrileri bulunmayan, hücre iskeletleri trikomonadidlere benzeyen, birçok omurgalı ve omurgasızın bağırsaklarında bulunan ve sitostomlarıyla beslenen, patojeniteleri her zaman düşük olan, Chilomastix ve Retortamonas cinslerini içeren, parazitik bağırsak kamçılılarının bulunduğu protozoa takımı.
ÜRETEROPİYELİTİS
Böbrek pelvisi ve idrar kanalının yangısı.
İŞARETLEYEBİLMEK
İşaretleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde RET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ALEVLİ
Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.