Kelimeler arşivi içinde; başında "rab" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. rab ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rab ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RABDOMİYOBLASTOM
RABDOMİYOSARKOM
RABDOMİYOLİZİS
RABDOVİRÜSLER
RABITASIZLIK
RABDOMİYOM
RABITASIZ
RABİYATE, RABDİTİK, RABDİTİS, RABDOSÖL, RABITALI
RABBANİ, RABBENA
RABATA, RABİYE, RABITA, RABDOM
RABIT, RABİA, RABİH, RABCD, RABUN
RABİ
RAB
RAB
Tanrı.
RABDOVİRÜSLER
Kuduz hastalığı, veziküler stomatitis ve üç gün hastalığı virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı, tek iplikli ve 11-12 kb uzunlukta RNA genomu bulunduran, yaklaşık 70 nm kalınlıkta ve 170 nm uzunlukta zarflı virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Rhabdoviridae.
RABBENA
"Tanrı'mız!" anlamında kullanılan bir söz.
RABDİTİS
Bazı iplik solucanlarının (Nematoda) larvaları.
RABDİTİK
Rhabditis cinsine ait.
RABBANİ
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahi, Allah'tan gelen. Kalbini ve fikrini Allah'a bağlamış ve sadece onunla meşgul olan.
RABDOMİYOLİZİS
Mekanik, fiziksel veya kimyasal nedenlerle oluşan çizgili kas nekrozu.
RABITALI
Düzgün, düzenli. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Bağlantılı.
RABDOSÖL
Kese şeklinde basit midesi olan küçük türbelar yassı solucanlar.
RABITASIZ
Düzensiz, birbirini tutmaz. Bağlantısız. Birbirine bağlı ya da tutarlı olmadan. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.
RABDOMİYOBLASTOM
Rabdomiyosarkom.
RABİYATE
Kuduz, kudurmuş.
RABDOMİYOM
Çoğunluğu kalpte ve doğuştan olarak görülen, çizgili kaslardan köken alan iyicil tümör. Çoğunlukla iki yaşından küçük hayvanlarda görülür.
RABATA
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmak için kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu, yastık biçiminde araç.
RABDOMİYOSARKOM
Çizgili kas hücrelerinden veya embriyonel mezenkimden köken alan sıkça lenf yumruları, dalak, akciğer ve böbreklere metastazlar oluşturan, genç hayvanlarda görülen oldukça kötücül tümör, rabdomiyoblastom.
RABITASIZLIK
Rabıtasız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARABESKLEŞMEK
Arabesk özelliği kazanmak.
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
ARABACILIK
Arabacının yaptığı iş.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
ARAPÇA
Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
ARABALI
Arabası olan. Arabalı vapur.
AKÇAABAT
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.
ARABACI
Arabayı süren kimse. Araba yapan veya satan kimse.
ARABESKLEŞME
Arabesk durumuna gelme.
ARABASIZ
Arabası olmayan. Araba olmaksızın.
AKRABALIK
Akraba olma durumu.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
ARABASIZLIK
Arabasız olma durumu.
ARAKLI
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.