Sonu PÖ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pö ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pö olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pö olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

Şaşma ünlemi.

  -   -   -  

Anlamında PÖ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÖ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PORSUMA

Pörsüme.

HIRTIŞMAK

Zayıflamak. Büzüşmek, bozulup pörsümek. Sebzeler kartlaşmak. Sertleşmek: Çoktandır havalar soğuk gitti kar hırtıştı. Yemek tam pişmemek.

PORSUMAK

Pörsümek.

PİTİKARE

Pötikare.

DAKTİNOMİSİN

Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.

PÖRSÜME

Pörsümek işi, porsuma.

DİRİLMEK

Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.

DİRİLEŞMEK

Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.

SALKIMAK

Gevşeyip sarkmak, pörsümek.

PÖRSÜKLÜK

Pörsük olma durumu.

CIRBANA

Gelişmemiş, cılız çocuk. Pörsük et.

SÖLPÜMEK

Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.

PÖRTLEME

Pörtlemek işi.

SOĞULMAK

Suyu veya sütü çekilerek pörsümek. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak.

PORSUK

Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.

HAYISMAK

Pörsümek, diriliğini kaybetmek: Lahana turşusu yapmak için önce yapraklar kaynar suda hayı-sır.

BİYOEŞDEĞERLİLİK

Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozda verilişinden sonra biyoyararlanımlarının ve böylece terapötik etkilerinin hem etkinlik hem de güvenlik bakımından aynı olmasını sağlayacak derecede benzer olması.

DİRİ

Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.

CURUŞMAK

Buruşmak, pörsümek.

KIRPIK

Kırpılmış olan. Bölük pörçük.