Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pu" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİRLİKARTOPU
YUMRUKTOPU, SEPETKULPU, TAVŞANTOPU, KAZANKULPU, KANTARTOPU
SEPETTOPU, GÜNEŞTOPU, EŞEKTURPU, DONUZTOPU, DEVETURPU
HALITOPU, MASATOPU, ALANTOPU, PAŞATOPU
KARTOPU, ZOPZOPU
OROSPU, TEKAPU
ÇOLPU, BUPPU, PARPU, POPPU, ROSPU
POPU, ALPU, ZOPU, YAPU, TAPU, TOPU, PUPU, GAPU, AHPU, KAPU, DAPU, HOPU
PU
Başörtüsü. Hasırotunun tepesindeki pamuğumsu öğe. Plütonyum elementinin simgesi.
DEVETURPU
İlkbaharda kırlarda yetişen, tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot.
MASATOPU
Kuralları alantopununkine benzeyen, masa üzerinde özel top ve tokaçlarla oynanan bir oyun.
GÜNEŞTOPU
Acem lalesi.
HALITOPU
Halının ortasındaki motif. (Yenikent Aksaray Niğde).
KAZANKULPU
Gökkuşağı.
KANTARTOPU
Küçük, tatlı kavun.
KİRLİKARTOPU
Kuyruklu yıldız.
PAŞATOPU
Pirinç, un ve kıymadan fındık büyüklüğünde yapılıp pişirilen salçalı köfte.
SEPETKULPU
Basık kemer veya tonoz.
SEPETTOPU
Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. Her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
ALANTOPU
Yerden yüksekliği 0,91 m. olan ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek ya da çift oyuncuların tokaçla karşılıklı vurdukları ya da çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları temeline dayanan oyun. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak.
DONUZTOPU
Elleri bağlı olan bir kimsenin, bağlı olan ayaklarının, kollar arasından geçirilerek tostoparlak şekle getirilmiş durumu.
TAVŞANTOPU
Yumru köklü, salep yapılan bir çeşit bitki.
YUMRUKTOPU
Yumrukoyuncularının düzgün ve çabuk yumruk yurabilmeleri için çalıştıkları, uzunluğu yumrukoyuncusunun boyuna göre ayarlanabilen bir askıya asılı lastik top.
EŞEKTURPU
Hardal denilen ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde PU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
ACIRGA
Yaban turpu.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
BADANALI
Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
BANDROL
Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.
ARABALI
Arabası olan. Arabalı vapur.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.