PÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, toplam 272 adet kelime bulunmaktadır. pü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

PÜSKÜLKUYRUKLULAR

14 harfli kelimeler

PÜRÜZLENDİRMEK, PÜSKÜRTEBİLMEK

13 harfli kelimeler

PÜRÜZLENDİRME, PÜSKÜRTEBİLME, PÜTREFAKSİYON

12 harfli kelimeler

PÜLVERİZATÖR, PÜRÇEKLENMEK, PÜRÇÜKLENMEK, PÜRENBİLBİLİ, PÜRİFİKASYON, PÜRSEKLENMEK, PÜRTÜKLENMEK, PÜRTÜŞLENMEK, PÜSKÜRTÜLMEK

11 harfli kelimeler

PÜFÜRDETMEK, PÜRÇEKLENME, PÜRÇÜKLEMEK, PÜRKÜLENMEK, PÜRKÜNÜKLÜK, PÜRPELEŞMEK, PÜRTÜKLENME, PÜRÜZLENMEK, PÜRÜZSÜZLÜK, PÜSKELLEMEK, PÜSKÜRTÜLME, PÜSTEKLEMEK, PÜTREFAKTİF, PÜTÜRLENMEK, PÜTÜRSÜZLÜK

10 harfli kelimeler

PÜÇÜKLEMEK, PÜFÜRDEMEK, PÜFÜRDETME, PÜRÇÜKÖREN, PÜRELENMEK, PÜRİTENLİK, PÜRSELEMEK, PÜRTLETMEK, PÜRÜLENMEK, PÜRÜZLEMEK, PÜRÜZLENME, PÜSENLEMEK, PÜSKÜRTMEK, PÜSKÜRTÜCÜ, PÜSTÜLOZİS, PÜSÜKLEMEK, PÜSÜRÜKLÜK, PÜTÜRLENME

9 harfli kelimeler

PÜFKÜRMEK, PÜNKÜLMEK, PÜRÇEKSİZ, PÜRÇÜKSÜZ, PÜRÇÜYHLİ, PÜRÇÜYHLÜ, PÜRDİKKAT, PÜRELEMEK, PÜRHİDDET, PÜRLENMEK, PÜRSERMEK, PÜRSIHHAT, PÜRSÜNLER, PÜRŞÜYHLÜ, PÜRTELMEK, PÜRTERMEK, PÜRTLEMEK, PÜRTTÜRME, PÜRÜZALIR, PÜRÜZLEME, PÜSGÜRGEÇ, PÜSKÜLCÜK, PÜSKÜLSÜZ, PÜSKÜRDEK, PÜSKÜRGEÇ, PÜSKÜRMEK, PÜSKÜRTEÇ, PÜSKÜRTME, PÜSKÜRTÜM, PÜSKÜRTÜŞ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

PÜÇÇÜKLÜ, PÜFKÜRME, PÜFLEMEK, PÜFÜRTME, PÜLÇÜMEK, PÜLÜSKAR, PÜLÜSKÜN, PÜNÇÜRÜK, PÜNGÜLÜK, PÜNKÜLÜK, PÜNPÜRÜN, PÜRBÜÇÜK, PÜRÇEKLİ, PÜRÇÜHLİ, PÜRÇÜKLÜ, PÜRÇÜLÜK, PÜRENLİK, PÜRGATİF, PÜRMELAL, PÜRNEKÇİ, PÜRPÜÇÜK, PÜRPÜRÜM, PÜRSENEK, PÜRTELAŞ, PÜRTÜKLÜ, PÜRTÜKTÜ, PÜRÜLENT, PÜRÜPÜRÜ, PÜRÜZLÜK, PÜRÜZSÜZ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

PÜÇÜKLÜ, PÜÇÜLÜK, PÜFLEME, PÜFÜRÜK, PÜHRENK, PÜLEZİK, PÜLÜMÜR, PÜLÜZÜK, PÜPÜRÜM, PÜRÇEYH, PÜRİTEN, PÜRNEŞE, PÜRPÜRÜ, PÜRTLEK, PÜRÜLAN, PÜRÜZLÜ, PÜSENÇE, PÜSENEK, PÜSENGİ, PÜSENLİ, PÜSENTİ, PÜSLEME, PÜSÜRGE, PÜSÜRLÜ, PÜSÜRÜK, PÜŞÜRÜK, PÜTÜREK, PÜTÜRGE, PÜTÜRLÜ, PÜTÜRÜK

6 harfli kelimeler

PÜĞÇEK, PÜHMEK, PÜKÜLÜ, PÜLÇEK, PÜLÇÜK, PÜLTÜR, PÜNARE, PÜNÇEK, PÜNDÜK, PÜNHAN, PÜNLÜK, PÜNNUK, PÜNNÜK, PÜNTÜK, PÜRCÜK, PÜRÇEG, PÜRÇEH, PÜRÇEK, PÜRÇÜK, PÜRÇÜM, PÜRENE, PÜRENK, PÜRFER, PÜRİST, PÜRİZM, PÜRLEK, PÜRMEK, PÜRMÜZ, PÜRNEÇ, PÜRNEK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

PÜCÜK, PÜÇEK, PÜÇÜK, PÜLİÇ, PÜLÜŞ, PÜNER, PÜNES, PÜNEZ, PÜRDÜ, PÜREM, PÜREN, PÜRGÜ, PÜRİK, PÜRİN, PÜRKÜ, PÜRLÜ, PÜRME, PÜRSE, PÜRÜK, PÜRÜZ, PÜSDE, PÜSEN, PÜSKE, PÜSKÜ, PÜSTE, PÜSÜK, PÜSÜN, PÜSÜR, PÜSÜS, PÜTÜL, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

PÜFÜ, PÜKÜ, PÜLÜ, PÜNE, PÜRÇ, PÜRE, PÜRÜ, PÜRZ, PÜSE, PÜSÜ, PÜŞK, PÜYH

3 harfli kelimeler

PÜF, PÜK, PÜN, PÜR, PÜS, PÜŞ, PÜT, PÜZ

2 harfli kelimeler

Bazı kelimelerin anlamları

İrin.

PÜLVERİZATÖR

Püskürteç.

PÜSKÜRTEBİLME

Püskürtebilmek işi.

PÜSKÜRTEBİLMEK

Püskürtme imkânı veya olasılığı bulunmak. Püskürtmeye gücü yetmek.

PÜRÜZLENDİRME

Pürüzlendirmek işi.

PÜRSEKLENMEK

Kumaşın kenarı tarazlanmak.

PÜRİFİKASYON

Saflaştırma.

PÜRÇEKLENMEK

Pürçekli duruma gelmek, püsküllenmek.

PÜRTÜŞLENMEK

Pürüzlenmek.

PÜTREFAKSİYON

Çürüme. Kokuşma.

PÜRÜZLENDİRMEK

Pürüzlenme işini yaptırmak.

PÜRENBİLBİLİ

Boz renkli, küçük bir kuş.

PÜRTÜKLENMEK

Herhangi bir şeyin üzerinde pürtükler oluşmak.

PÜSKÜRTÜLMEK

Püskürtme işi yapılmak.

PÜSKÜLKUYRUKLULAR

Vücutları iki üç tüysü uzantıyle sonuçlanan, kanatsız, ince, yumuşak böcekler takımı. (Kiler, mutfak, kitaplık gibi nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar. Gümüşçün, çok yaygın, çok bilinen türüdür.).

PÜRÇÜKLENMEK

Dokuma eşyalar eskiyerek, örselenerek kenarları tel tel olmak. Bazı bitkiler tel tel köklenmeye başlamak.

  -   -   -  

Anlamında PÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

ÇALGIÇ

Mızrap. Bahçe süpürgesi, çalkı.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

BEĞENİLME

Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

ÇÖVEN

Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.

ÇÖPSÜZ

Çöpü olmayan.

BORUK

Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

ÇALMAK

Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

CİLLOP

Parlak, pürüzsüz, tertemiz. Yeni.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

ÇATALLI

Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ÇAĞLAMAK

Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

BUSE

Öpücük.

ÇOBANPÜSKÜLÜ

Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi (llex aquifolium).

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

ÇÖPÇÜ

Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.