Kelimeler arşivinde; içinde "pü" olan, toplam 552 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PÜSKÜLKUYRUKLULAR
SUPRAPOPÜLASYONU, VEZİKÜLOPÜSTÜLAR
İNFRAPOPÜLASYON, KÜÇÜKKARAPÜRÇEK, SUPRAPOPÜLASYON, VEZİKÜLOPAPÜLAR
METAPOPÜLASYON, PÜRÜZLENDİRMEK, PÜSKÜRTEBİLMEK
CADISÜPÜRGESİ, CIVGINSÜPÜRGE, KARŞIKÖPÜRÜCÜ, PÜRÜZLENDİRME, PÜSKÜRTEBİLME, PÜTREFAKSİYON
ÇOBANPÜSKÜLÜ, KATRANKÖPÜĞÜ, MANİPÜLASYON, PÜLVERİZATÖR, PÜRÇEKLENMEK, PÜRTÜKLENMEK, PÜSKÜRTÜLMEK, SÜPÜRGECİLİK, HÖRPÜLDETMEK, KARŞIKÖPÜRME, KÖPÜREBİLMEK, MORCASÜPÜRGE, PEKMEZKÖPÜĞÜ, PÜRÇÜKLENMEK, PÜRENBİLBİLİ, PÜRİFİKASYON, PÜRSEKLENMEK, PÜRTÜŞLENMEK, SELPÜKLENMEK, SÜPÜRÜVERMEK
DENİZKÖPÜĞÜ, HÖPÜRDETMEK, KÖPÜKLENMEK, MANİPÜLATÖR, PÜRÇEKLENME, PÜRTÜKLENME, PÜRÜZLENMEK, PÜRÜZSÜZLÜK, PÜSKÜRTÜLME, PÜTÜRLENMEK, PÜTÜRSÜZLÜK, TÖRPÜLENMEK, ÜSTÜPÜLEMEK, SABUNKÖPÜĞÜ, ÇÖPÜLLENMEK, ÇÖPÜRLENMEK, HÖLHÖPÜRDEK, KAVURMAKÜPÜ, KÖPÜREBİLME, ÖPÜŞEBİLMEK, PÜFÜRDETMEK, PÜRÇÜKLEMEK, PÜRKÜLENMEK, PÜRKÜNÜKLÜK, PÜRPELEŞMEK, PÜSKELLEMEK, PÜSTEKLEMEK, PÜTREFAKTİF, SEROPÜRÜLAN, SÜPÜRGENOTU, Devamını Oku »»
AMPÜTASYON, HÖPÜRDETME, KARAPÜRÇEK, KÖPÜKLENİŞ, KÖPÜKLENME, POPÜLARİTE, POPÜLASYON, POPÜLERLİK, PÜRİTENLİK, PÜRÜZLENME, PÜSKÜRTMEK, PÜSKÜRTÜCÜ, PÜSÜRÜKLÜK, PÜTÜRLENME, SÜPÜRGELİK, SÜPÜRÜLMEK, TÖRPÜLEMEK, TÖRPÜLENME, ÜSTÜPÜLEME, AKPÜRÇEKLİ, DÜPÜRDEMEK, ENTİPÜFTEN, GUPÜRDEMEK, GÜPÜRDEMEK, HÖPÜLETMEK, HÖRPÜRTMEK, HÜRPÜLEMEK, KARAPÜRCEK, KUPÜLDEMEK, KÜPÜLETMEK, Devamını Oku »»
BALKÖPÜĞÜ, KÖPÜLEMEK, KÖPÜRTMEK, PÜFKÜRMEK, PÜRÇEKSİZ, PÜRDİKKAT, PÜRHİDDET, PÜRSIHHAT, PÜRÜZALIR, PÜSKÜLCÜK, PÜSKÜLSÜZ, PÜSKÜRMEK, PÜSKÜRTEÇ, PÜSKÜRTME, PÜSKÜRTÜŞ, SÜPÜRGECİ, SÜPÜRTMEK, SÜPÜRÜLME, TÖRPÜLEME, GÜPÜREDEK, GÜRPÜDENE, HÖMPÜLMEK, HÖPÜRTMEK, HÖRPÜLMEK, HÜRPÜTMEK, KARAKÖPÜK, KÖPÜRTKEN, KÜPÜLEMEK, ÖPÜŞTÜRME, ÖPÜVERMEK, Devamını Oku »»
KÖPÜLEME, KÖPÜRGEN, KÖPÜRMEK, KÖPÜRTME, KÖPÜRTÜŞ, POPÜLİST, POPÜLİZM, PÜFKÜRME, PÜFLEMEK, PÜRÇEKLİ, PÜRÇÜKLÜ, PÜRMELAL, PÜRTELAŞ, PÜRTÜKLÜ, PÜRÜZSÜZ, PÜSKÜLLÜ, PÜSKÜRME, PÜSKÜRTÜ, PÜSKÜRÜK, PÜSÜRSÜZ, PÜTÜRSÜZ, SÖLPÜMEK, SÜPÜRMEK, SÜPÜRTME, YÜPÜRMEK, BOYAPÜRÜ, ÇEPÜRDÜK, ÇÖPÜRDÜK, ÇÜRÜMPÜS, DEPÜRCÜM, Devamını Oku »»
HÖPÜRTÜ, KAPÜŞON, KÖPÜKLÜ, KÖPÜRME, KÖPÜRÜŞ, ÖPÜLMEK, ÖPÜŞMEK, POPÜLER, PÜFLEME, PÜLÜMÜR, PÜRİTEN, PÜRNEŞE, PÜRÜZLÜ, PÜSÜRLÜ, PÜTÜRGE, PÜTÜRLÜ, SÖLPÜME, SÜPÜRGE, SÜPÜRME, SÜPÜRÜŞ, TÖRPÜLÜ, ÇÖLPÜYH, ÇÖPÜRLÜ, ÇÖPÜRÜK, DÜPÜLTÜ, DÜPÜRTÜ, GÜPÜRTÜ, HÖPÜCÜK, HÜPPÜLÜ, KELEPÜR, Devamını Oku »»
KAMPÜS, ÖPÜCÜK, ÖPÜLME, ÖPÜŞME, PÜRÇEK, PÜRÇÜK, PÜRİZM, PÜRTÜK, PÜSKÜL, PÜSTÜL, SÖLPÜK, ÜSTÜPÜ, ÇİRPÜK, ÇÖLPÜK, ÇÖPÜRE, ÇÖPÜYH, GOMPÜL, GOMPÜR, GÖMPÜL, GUMPÜR, GÜMPÜK, GÜMPÜR, GÜMPÜŞ, GÜRPÜZ, HÖLPÜK, HÖRPÜM, HÖRPÜT, HÜRPÜM, KÖPÜME, KÖPÜYH, Devamını Oku »»
GÜPÜR, KUPÜR, PÜNEZ, PÜREN, PÜRÜZ, PÜSÜR, PÜTÜR, TÖRPÜ, AHPÜN, AMPÜL, ÇEPÜK, ÇÖPÜK, ÇÖPÜL, ÇÖPÜN, ÇÖPÜR, ÇÜPÜR, DEPÜK, DÖRPÜ, DÜRPÜ, EMPÜL, GÖPÜL, HEPÜK, HÖPPÜ, HÜPÜL, KEPÜÇ, KEPÜR, KOPÜK, KORPÜ, KÖPÜÇ, KÖPÜG, Devamını Oku »»
PÜRE, ÇÖPÜ, ÇÜPÜ, KEPÜ, KÖPÜ, KÜPÜ, ÖPÜŞ, PÜFÜ, PÜKÜ, PÜLÜ, PÜNE, PÜRÇ, PÜRÜ, PÜRZ, PÜSE, PÜSÜ, PÜŞK, PÜYH, SÖPÜ, ÜLPÜ
PÜR, PÜF, PÜK, PÜN, PÜS, PÜŞ, PÜT, PÜZ
PÜ
PÜ
İrin.
METAPOPÜLASYON
Belirli bir ekosistemdeki konak türlerinin bireyleri içerisindeki paraziter türlerin infrapopülasyonlarının tamamını ifade eden terim.
PÜRÜZLENDİRMEK
Pürüzlenme işini yaptırmak.
VEZİKÜLOPÜSTÜLAR
Vezikül ve püstüllerle belirgin değişiklik.
KARŞIKÖPÜRÜCÜ
Karşıköpürme olayını yaratmak için kullanılan kimyasal özdek.
PÜSKÜRTEBİLMEK
Püskürtme imkânı veya olasılığı bulunmak. Püskürtmeye gücü yetmek.
PÜSKÜLKUYRUKLULAR
Vücutları iki üç tüysü uzantıyle sonuçlanan, kanatsız, ince, yumuşak böcekler takımı. (Kiler, mutfak, kitaplık gibi nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar. Gümüşçün, çok yaygın, çok bilinen türüdür.).
VEZİKÜLOPAPÜLAR
Vezikül ve papüllerle belirgin değişiklik.
SUPRAPOPÜLASYONU
Bir ekosistemde tüm konaklarda bulunan tek bir parazit türüne ait bireylerin tamamı.
CADISÜPÜRGESİ
Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar (Taphrina cerasi). Bu mantarın yol açtığı bitki hastalığı.
PÜSKÜRTEBİLME
Püskürtebilmek işi.
KÜÇÜKKARAPÜRÇEK
Sakarya ilinde, Karapürçek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SUPRAPOPÜLASYON
Belirli bir ekosistemdeki tüm konaklardaki bütün gelişim evrelerindeki tüm bireyleri ifade eden terim.
CIVGINSÜPÜRGE
Hayvanların bulundukları yerleri temizlemek için kullanılan ot süpürge. (Yenikent Aksaray Niğde).
İNFRAPOPÜLASYON
Tek bir konak içerisinde bulunan tek bir parazit türünün bireylerinin tamamı. Tek bir konak içerisinde bulunan tek bir parazit türünün bireylerinin tamamını ifade eden terim.
PÜRÜZLENDİRME
Pürüzlendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALGIÇ
Mızrap. Bahçe süpürgesi, çalkı.
BUSE
Öpücük.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
BEĞENİLME
Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ÇOBANPÜSKÜLÜ
Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi (llex aquifolium).
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
ÇÖPSÜZ
Çöpü olmayan.
BORUK
Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.
CİLLOP
Parlak, pürüzsüz, tertemiz. Yeni.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.