Sonu PAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pak" olan, toplam 77 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YUKARIÇAPAK

10 harfli kelimeler

YÜZÜNKAPAK, KARAKALPAK, SALMANIPAK

9 harfli kelimeler

ZIYPAMPAK, ALAÇARPAK, ÇILÇILPAK

8 harfli kelimeler

APPAPPAK, ARAKAPAK, HORUMPAK, RADYOPAK

7 harfli kelimeler

SOYUPAK, AHAMPAK, PİRÜPAK, AKAPPAK, İÇKAPAK, APAPPAK

6 harfli kelimeler

HAPPAK, HOLPAK, HOPPAK, GOSPAK, GOMPAK, KIYPAK, GALPAK, GAYPAK, KOSPAK, KULPAK, LAPPAK, LİMPAK, PAMPAK, PİMPAK, PİNPAK, SIYPAK, TARPAK, TORPAK, YOLPAK, ZAYPAK, BAYPAK, AKAPAK, ZIYPAK, YALPAK, ÇOMPAK, APAPAK, SALPAK, KAYPAK, CAYPAK, CILPAK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KAPAK, AMPAK, PAPAK, SAPAK, TOPAK, YAPAK, ZIPAK, ABPAK, ÇAPAK, OLPAK, LOPAK, AKPAK, LAPAK, KUPAK, APPAK, KOPAK, ARPAK, HOPAK, HAPAK, GAPAK

4 harfli kelimeler

OPAK, APAK

3 harfli kelimeler

PAK

Bazı kelimelerin anlamları

PAK

Temiz.

AHAMPAK

Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.

PİRÜPAK

Tertemiz, lekesiz.

SALMANIPAK

Kahramanmaraş ilinde, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALAÇARPAK

Yağmurla karışık kar, sulu sepken.

APPAPPAK

Tertemiz.

KARAKALPAK

Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyu.

ARAKAPAK

Kitabın cilt arakapağı ya da dışkapak ile içkapak arasında bulunan, üzerinde yazarın ve kitabın adı bulunabileceği gibi yalnız kitabın adı ya da kitabın adının bir bölümü bulunan yaprak.

HORUMPAK

Ağaçtan yapılmış büyük kapı sürgüsü.

ZIYPAMPAK

Kaygan, düzgün, parlak.

ÇILÇILPAK

Çıplak.

YÜZÜNKAPAK

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

AKAPPAK

Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.

YUKARIÇAPAK

Denizli şehrinde, Işıklı bucağına bağlı bir bölge.

SOYUPAK

Soyu temiz, soylu kimse.

RADYOPAK

X ışınlarını geçirmeyen veya absorbe eden metal veya kemik dokusunun röntgen filmi üzerindeki beyaz renkteki görünümü.

  -   -   -  

Anlamında PAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ANOMALİ

Sapaklık.

BASARNA

Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi. Dalyanın kapak yeri.

BALHANE

Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

ÇAPAKLANMA

Çapaklanmak işi.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

ÇAPAKLANMAK

Çapak oluşmak.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

ÇİZME

Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.

BEMBEYAZ

Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.