Kelimeler arşivi içinde; başında "pam" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. pam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PAMPİNİFORMİS, PAMUKLIYANOTU
PAMUKÇATMASI, PAMUKÇUKKÜFÜ, PAMBIKLANMAK, PAMBUKLANMAK
PAMPİNİFORM, PAMIKLANMAK, PAMUKLANMAK
PAMPALAMAK, PAMUKBULUT, PAMUKÇULAR, PAMUKÇULUK, PAMUKLANMA, PAMUKLUDAĞ
PAMUKKALE, PAMBURCUK, PAMUKYAZI, PAMUKTAŞI, PAMUKÖREN
PAMPECİK, PAMUKKIR, PAMPAYIK, PAMUĞAKİ, PAMUKAKİ, PAMUKTAŞ, PAMUKÇUK, PAMUKOVA, PAMUKOTU, PAMUKLUK, PAMPALAK, PAMBALAK, PAMBIKLI, PAMBILPA, PAMBUCAK, PAMIKLIK, PAMPACIK
PAMUCAK, PAMPARA, PAMUKÇU, PAMUKLU, PAMUKLA
PAMBUH, PAMBIG, PAMBIĞ, PAMBIH, PAMBIK, PAMBIL, PAMPIR, PAMPAL, PAMBUG, PAMPUR, PAMBUK, PAMBUL, PAMPAK, PAMPUL, PAMPAH, PAMUÇA
PAMIK, PAMİR, PAMİT, PAMPA, PAMUK
PAMA
PAM
PAM
Nokta mutasyonu yüzdesi; bir proteinin polipeptit dizisinde her 100 amino asitte değişen amino asit sayısı.
PAMBIKLANMAK
Giyecekler yıpranıp tiftiklenmek : İç gömleğim pambıklandı. Yiyeceklerin üstü küflenerek beyazlanmak.
PAMPALAMAK
Bir kimseyi benimseyip korumak.
PAMPİNİFORMİS
Asma filizi biçiminde olan.
PAMUKBULUT
Durgun havalarda dağ üstlerinde görülen kat kat beyaz bulut topluluğu.
PAMUKLANMA
Pamuklanmak işi.
PAMUKÇATMASI
Dört çocuğun birbirlerinin üstlerine binerek oynadıkları bir çeşit oyun.
PAMUKLUDAĞ
Erzurum ili, Pazaryolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
PAMUKÇULUK
Pamukçunun işi.
PAMPİNİFORM
Sarmaşığa benzer biçimde, asma filizini andırır biçimde olan.
PAMUKÇULAR
Artvin ilinde, Yusufeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın kenti, Bağarası nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PAMUKLIYANOTU
Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi.
PAMBUKLANMAK
Yiyeceklerin üstü küflenerek beyazlanmak. Ekmek, sebze, meyve ve benzerleri yiyecekler küflenmek.
PAMUKLANMAK
Üstü incecik pamuk biçiminde küf bağlamak. Toz pamuk gibi olmak.
PAMUKÇUKKÜFÜ
Ağmantarlar topluluğundan olup, bakımsız hastalarda öldürücü nitelikler kazanabilen pamukçuk etkeni ilkel bitki.
PAMIKLANMAK
Yiyeceklerin üstü küflenerek beyazlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
CEHRE
Pamuk, yün, ipek vb.ni eğirip iplik durumuna getirmeye yarar araç, iğ.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
BEYAZSİNEK
Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek.
BASMACI
Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.
BEDİRİK
Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
AFALLAŞMAK
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.
BOZUK
Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
BELEDİ
Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.
BEKİTMEK
Kapamak, tıkamak.
BARİKAT
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılmış olan engel.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.