PAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pak" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. pak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PAKİPERİTONİTİS, PAKETLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

PAKİMENİNGİTİS, PAKİDERMATOZİS, PAKETLEYEBİLME

12 harfli kelimeler

PAKİPLÖRİTİS

11 harfli kelimeler

PAKİMENİNKS, PAKETLETMEK, PAKETLENMEK

10 harfli kelimeler

PAKİSTANLI, PAKETLEYİŞ, PAKIRÇILIG, PAKETLEMEK, PAKETLENİŞ, PAKETLENME, PAKETLETME

9 harfli kelimeler

PAKİDERMİ, PAKİMETRE, PAKETLEME, PAKLANMAK

8 harfli kelimeler

PAKLEMEK, PAKİNSİS, PAKİNEMA, PAKLAMAK, PAKLANMA

7 harfli kelimeler

PAKİTEN, PAKLAVI, PAKLAĞU, PAKLAMA, PAKLAVA, PAKRENC, PAKANUT, PAKANAK, PAKALIN

6 harfli kelimeler

PAKLIK, PAKMAN, PAKRAÇ, PAKRAK, PAKBAZ, PAKİZE, PAKKAN, PAKLAK, PAKSAN, PAKSÜT

5 harfli kelimeler

PAKTA, PAKSU, PAKLO, PAKLA, PAKİT, PAKIR, PAKIL, PAKET, PAKER, PAKEL, PAKAN, PAKAM

4 harfli kelimeler

PAKİ, PAKA, PAKT

3 harfli kelimeler

PAK

Bazı kelimelerin anlamları

PAK

Temiz.

PAKİMENİNGİTİS

Beyin ve omuriliğin en dış zarı olan duramaterin yangısı, meningitis, perimeningitis.

PAKİPERİTONİTİS

Karın zarı yangısı ve kalınlaşması.

PAKETLEYİŞ

Paketleme işi.

PAKİSTANLI

Pakistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

PAKETLEYEBİLME

Paketleyebilmek işi.

PAKETLENMEK

Paketleme işine konu olmak.

PAKİDERMATOZİS

Derinin normal dışı biçimde kalınlaşması.

PAKIRÇILIG

Bakırcılık.

PAKETLENME

Paketlenmek işi.

PAKETLEYEBİLMEK

Paketleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

PAKİMENİNKS

Sert beyin ve omurilik zarı.

PAKETLENİŞ

Paketlenme işi.

PAKİPLÖRİTİS

Göğüs zarının yangısı ve kalınlaşması.

PAKETLETMEK

Paketleme işini yaptırmak.

PAKETLEMEK

Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.

  -   -   -  

Anlamında PAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

BALHANE

Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer.

ÇİZME

Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ANOMALİ

Sapaklık.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

BASARNA

Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi. Dalyanın kapak yeri.

ÇAPAKLANMA

Çapaklanmak işi.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

ÇAPAKLANMAK

Çapak oluşmak.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

BEMBEYAZ

Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.