Kelimeler arşivi içinde; başında "os" olan, toplam 191 adet kelime bulunmaktadır. os ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu os ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde os olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OSTEOPERİOSTİTİS
OSTEOKONDİRİTİS
OSMANLICACILIK, OSMOREGÜLASYON, OSTEOARTROPATİ, OSTEOARTROTOMİ, OSTEOKONDROZİS, OSTEOMİYELİTİS, OSTEOSKLEROTİK, OSTERTAGİYOZİS, OSURGANBÖĞCÜSÜ
OSMANİYEÇATAK, OSMANİYELİLİK, OSMANKALFALAR, OSMANLICÜCÜĞÜ, OSMENEVİŞLEME, OSTEOARTRİTİS, OSTEODİSTROFİ, OSTEOFLOROZİS, OSTEOPETROZİS, OSURGANBÖCÜSÜ
OSMANLICILIK, OSSİFİKASYON, OSSİMİKOYUNU, OSTEİCHTHYES, OSTENİTLENİM, OSTEOBLASTİK, OSTEOBLASTOM, OSTEOGENEZİS, OSTEOKLASTİK, OSTEOKLASTOM, OSTEOKONDROM, OSTEOKONDROS, OSTEOKRANYUM, OSTEOMALASİK, OSTEOMİYELİT, OSTEOPOROZİS, OSTEOSARKOMA, OSTEOSKLEROZ, OSURUKÇİÇEĞİ
OSİFİKASYON, OSKÜLTASYON, OSMANAĞAKÖY, OSMANBEYLER, OSMANKÖSELİ, OSMANLICACI, OSMANPINARI, OSTENİTLEME, OSTEOFİBROM, OSTEOKALSİN, OSTEOMALASİ, OSTEONEKROZ, OSTEOPLASTİ, OSTEOSARKOM, OSTEOSENTEZ, OSTRACİİDAE, OSTRAKİFORM, OSTRAKODLAR, OSURĞANGÜLÜ, OSURUKAĞACI
OSEANODROM, OSKİSLEMEK, OSKİŞLEMEK, OSMANBEYLİ, OSMANİYELİ, OSMANLILIK, OSMANPAZAR, OSMANUŞAĞI, OSTEOBLAST, OSTEOGENEZ, OSTEOJENEZ, OSTEOJENİK, OSTEOKLAST, OSTEOKLAZİ, OSTEOLİTİK, OSTEOLİZİS, OSTEOLOJİK, OSTEOPLAST, OSTEOPOROZ, OSTERTAGİA, OSTREOİDEA, OSURUKBÖCE
OSFRADYUM, OSİLOGRAF, OSMANBÜKÜ, OSMANCALI, OSMANDEDE, OSMANGAZİ, OSMANLICA, OSMANLICI, OSMANOĞLU, OSMANPAŞA, OSMİYUMLU, OSSİKULUM, OSSURDMAK, OSTEKTOMİ, OSTENİTLİ, OSTEOLOJİ, OSTEOPATİ, OSTEOPENİ, OSTEOTOMİ, OSTRACODA
OSİŞLEME, OSKİSALİ, OSMANBEY, OSMANCIK, OSMANELİ, OSMANİYE, OSMANKÖY, OSMANLAR, OSMANSİN, OSSURMAK, OSTEİTİS, OSTEOFİT, OSTEOLOG, OSTEOSİT, OSTEOTOM, OSTEOZİS, OSURTMAK
OSAMADI, OSANGIN, OSANGİL, OSANMAK, OSELLUS, OSKULUM, OSMAMAK, OSMANCA, OSMANLI, OSMANLİ, OSMANNI, OSMİYUM, OSRUĞAN, OSSAHİT, OSSURUH, OSSURUK, OSTARAK, OSTENİT, OSTEOİT, OSTİTİS, OSTİYUM, OSTURAK, OSTURUK, OSUMUNA, OSURGAN, OSURMAK, OSURTMA
OSAYİT, OSKÜRE, OSMANİ, OSRNOZ, OSSAAT, OSSEİN, OSSEUS, OSTEİT, OSTEOM, OSTEON, OSTİUM, OSTREA, OSURMA, OSURUK, OSÜRÜK
OSCAR, OSEİN, OSGAN, OSGİK, OSGOR, OSKAN, OSKAR, OSKAY, OSKOR, OSKUN, OSMAK, OSMAN, OSRAM, OSSUN, OSTAM, OSTEN, OSTİA, OSTOT, OSÜZE
OSAÇ, OSAL, OSCA, OSKİ, OSOY, OSSA, OSÜN
OSA, OSİ, OSO
OS
OS
Usanç bildirir ünlem: Os yapma be!. Kemik. Osmiyum elementinin simgesi.
OSTEOKONDROZİS
Kemiklerin ucundaki büyüme kıkırdağında farklılaşma bozuklukları ve kıkırdağın kırılgan olmasıyla belirgin bir hastalık Domuz, köpek, at, hindi, sığır ve koyunlarda. kalıtım, hızlı gelişme, fiziksel tembellik, cinsiyet ve beslenme bozuklukları gibi nedenlerden kaynaklanır.
OSMANİYEÇATAK
Bursa şehrinde, Orhaneli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
OSTEOARTROPATİ
Eklem ve kemikleri etkileyen herhangi bir patolojik değişim veya hastalık.
OSURGANBÖĞCÜSÜ
Pis koku çıkaran bir böcek.
OSMANKALFALAR
Antalya şehri, Kızılcadağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
OSMANİYELİLİK
Osmaniyeli olma durumu.
OSTERTAGİYOZİS
Özellikle sığır ve koyunlar başta olmak üzere otçullarda Ostertagia cinsi mide solucanlarının neden olduğu, Dünya genelinde sıcak iklim bölgelerinde otlayan sığır ve koyunlarda görülen paraziter hastalık. Sığırlardaki Ostertagia ostertagi ve koyun ve keçilerde Ostertagia (Teledorsagia) circumcincta en önemli türlerdir. İlgili türler ve cinsler sığırlarda Ostertagia leptospicularis, Skrjabinagia lyrata, koyun ve keçilerde Ostertagia trifurcata, Teladorsagia davtiani ve Marshallagia marshalli'dir.
OSTEOKONDİRİTİS
Kemik ve kemik kıkırdağının bir arada gelişen yangısı.
OSMANLICACILIK
Osmanlı Türkçesinden yana olan kimsenin tutumu.
OSMANLICÜCÜĞÜ
Sarı ve kara renkli bir çeşit kuş.
OSTEOMİYELİTİS
Kemik iliği boşluğundan başlayan kemik yangısı, osteomiyelit.
OSTEOPERİOSTİTİS
Bir kemiğin ve zarının birlikte yangısı.
OSMOREGÜLASYON
Sularda yaşayan kimi türlerin, ozmotik basınçlarını çevrenin ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri. Bir dereceye kadar sabit olan iç konsantrasyonun devam ettirilmesi, bak homoiyosmotik, poikilosmotik.
OSTEOARTROTOMİ
Kemiğin eklem yapan ucunun ameliyatla çıkarılması.
OSTEOSKLEROTİK
Osteosklerozla ilgili olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde OS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
ALG
Su yosunu.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ANGLOFİL
İngiliz dostu.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
ALGLER
Su yosunları.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
ALMANSEVER
Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.