Sonu OPAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "opak" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu opak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında opak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde opak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

RADYOPAK

5 harfli kelimeler

TOPAK, HOPAK, KOPAK, LOPAK

4 harfli kelimeler

OPAK

Bazı kelimelerin anlamları

OPAK

Donuk, mat (renk). Şeffaf ve geçirgen olmayan. Donuk, şeffaf olmayan, mat. Cin, peri gibi doğaüstü yaratık.

TOPAK

Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.

LOPAK

Oyunda önceden kararlaştırılan sayıya gelindiğinde söylenen sözcük, kama.

HOPAK

Sazlıklarda ot ve kamış köklerinin birbirine sarılmasından su üzerinde meydana gelen yassı parçalar.

KOPAK

Göllerde su üzerinde yüzen büyük köklü toprak parçası. Çamaşır sepeti. Yonga, ağaç kırıntısı. Kamış kökü.

RADYOPAK

X ışınlarını geçirmeyen veya absorbe eden metal veya kemik dokusunun röntgen filmi üzerindeki beyaz renkteki görünümü.

  -   -   -  

Anlamında OPAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OPAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜĞÜCÜKLENMEK

Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.

TOPAKLANMA

Topaklanmak işi.

DÜĞÜLCÜK

Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Bulgur unu. Küçük dolu. Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları. İnce bulgur. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Konca, boğum.

BEZİ

Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

TOPAKLAŞMA

Topaklaşmak durumu. Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum.

DÜÜRCÜK

Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları.

GİLİK

Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.

FLEBOGRAM

Toplardamar içine opak bir madde zerk ederek yapılan radyografi.

GOMAT

Helva yapılırken avuçta sıkılarak yapılan topak.

TOPAKLAŞMAK

Topak durumunu almak.

TOPAKLANMAK

Topak durumuna gelmek.

GURUT

Suyu süzülmüş ayranla çökelek karışımının kurutulmuş şekli. Çökelek. Lorun kurutularak topak topak yapılmış olanı. Ayranı koyulaştırmakta kullanılan kap. (Susuz Kars). Süzme yoğurt. (Bölükbaşı Selim Kars).

DÜĞÜRCÜKLENMEK

Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.

FLEBOGRAFİ

Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamar veya toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi.

EUCESTODA

Sestodların alt sınıfı olup, erişkinleri dorso-ventral basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan, hermafrodit, uzunluğu 1 mm-25 m arasında değişen parazitler. Şeritler.

HUL

Sağır. Yeni doğan danaların konulduğu yer. Yaylalarda sütleri saklamak için ağaç ya da taştan yapılan kulübe. Yoğrulmuş hamur içerisindeki unlu topaklar; yumru.

BAZLAMAK

Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.

TOPAKLAMA

Topaklamak işi.

ÇÜTMÜK

İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.