Kelimeler arşivi içinde; sonunda "opak" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu opak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında opak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde opak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OPAK
Donuk, mat (renk). Şeffaf ve geçirgen olmayan. Donuk, şeffaf olmayan, mat. Cin, peri gibi doğaüstü yaratık.
HOPAK
Sazlıklarda ot ve kamış köklerinin birbirine sarılmasından su üzerinde meydana gelen yassı parçalar.
LOPAK
Oyunda önceden kararlaştırılan sayıya gelindiğinde söylenen sözcük, kama.
KOPAK
Göllerde su üzerinde yüzen büyük köklü toprak parçası. Çamaşır sepeti. Yonga, ağaç kırıntısı. Kamış kökü.
RADYOPAK
X ışınlarını geçirmeyen veya absorbe eden metal veya kemik dokusunun röntgen filmi üzerindeki beyaz renkteki görünümü.
TOPAK
Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.
Bu bölümde tanımı içerisinde OPAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPAKLAŞMAK
Topak durumunu almak.
EUCESTODA
Sestodların alt sınıfı olup, erişkinleri dorso-ventral basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan, hermafrodit, uzunluğu 1 mm-25 m arasında değişen parazitler. Şeritler.
TOPAKLAMA
Topaklamak işi.
HUL
Sağır. Yeni doğan danaların konulduğu yer. Yaylalarda sütleri saklamak için ağaç ya da taştan yapılan kulübe. Yoğrulmuş hamur içerisindeki unlu topaklar; yumru.
TOPAKLAŞMA
Topaklaşmak durumu. Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
GURUT
Suyu süzülmüş ayranla çökelek karışımının kurutulmuş şekli. Çökelek. Lorun kurutularak topak topak yapılmış olanı. Ayranı koyulaştırmakta kullanılan kap. (Susuz Kars). Süzme yoğurt. (Bölükbaşı Selim Kars).
TOPAKLANMA
Topaklanmak işi.
DÜĞÜLCÜK
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Bulgur unu. Küçük dolu. Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları. İnce bulgur. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Konca, boğum.
FLEBOGRAM
Toplardamar içine opak bir madde zerk ederek yapılan radyografi.
FLEBOGRAFİ
Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamar veya toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi.
DÜĞÜRCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
GİLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.
ÇÜTMÜK
İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.
GOMAT
Helva yapılırken avuçta sıkılarak yapılan topak.
TOPAKLANMAK
Topak durumuna gelmek.
DÜĞÜCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BEZİ
Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).
DÜÜRCÜK
Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları.