Kelimeler arşivi içinde; sonunda "opan" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu opan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında opan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde opan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OPAN
Köylülerin, içinde yağ, peynir sakladıkları mağara.
KOPAN
İri kulaklı bir çeşit av köpeği. Zafer kazanan. Ortaya çıkan, harekete geçen.
TOSTOPAN
Yusyuvarlak.
HOPAN
Yabani güvercin. Bir çeşit erik, bardacık eriği. Bakımsız kalmış bağ, bahçe, ev ve benzerleri şeyler. Ev. Az üzümlü bağ. Ürün koymaya yarayan büyük çuval. Yıkılası anlamında ilenç.
TOPAN
Yuvarlak, küre biçiminde. Çayırda ayrılmış bölümleri belirlemek için konulan im. Şişman, tombul kişi. Hamur yoğurmaya ya da çamaşır yıkamaya yarayan tahta tekne. İplik yumağı. 1.Toprak damları sıkıştırmak için kullanılan bir çeşit silindir. 2.Ekilen tarlayı sıkıştırmaya yarayan tahta merdane. Köşe yastığı. Top gibi, yuvarlak. Ucu çaputlu fırın temizleme sopası. (Başkışla Karaman Konya).
Bu bölümde tanımı içerisinde OPAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HIÇ
Kaysı, erik, ayva, vişne ağaçlarının kabukları üzerinde olan zamk, kedibalı. Topraktan çiçek çıkarmakta kullanılan sopanın ucundaki sivri demir.
LİZOZOM
Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. Golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. Hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel. Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel. Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. Lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
ÇÖME
Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.
KITIRMAK
Yumuşak kemiksi madde, kıkırdak. İyice kızarmış ekmeklerin üzerinden kopan sert ve ince kabuklar. Aşık oyununda aşığı sıkarak, döndürerek atmak : Kıtırma şak vur, şak al.
KARBİDOPA
Levadopanın periferde yıkımlanmasını azaltmak ve böylece merkezi sinir sistemine daha yüksek oranda girmesini sağlamak için L-amino asit dekarboksilaz enzimini inhibe eden ve levadopayla birlikte kullanılan ilaç.
IŞILELEKTRİK
Işıkla üretilen elektrik yükleri ve elektrik akanı. Kimi özdeklerin, yüzeylerine düşen ışık fotonlarının saldıkları erke ile yüzey atomlarından kopan elektronların oluşturduğu elektrik akımı.
ÇÖMEK
Yeni yürümeye başlayan çocuk bir kaç saniye ayakta durmak, tay durmak. Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Kulübe. Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.
GLİSERİL
Propenil, 1,2,3-propanetril radikali. Diğer yapıları şunlardır; Gliseril aldehit: Gliseraldehit, Gliseril hidroksit: Gliserol, Gliseril laurat: trilaurin. Gliserolün hidroksil grubunun bir, iki veya üçünden hidrojenin kaldırılmasıyla oluşan mono, di veya trivalan radikaller.
HİPERPOLİTİK
Halkaları olgunlaşmadan kopan ve bağırsak lümeninde belirli bir süre kalıp olgunlaştıktan sonra atılan sestodlar.
BÜRTMÜK
Yumuşak şeylerden kopan küçük parçalar.
KITIYLAK
İyice kızarmış ekmeklerin üzerinden kopan sert ve ince kabuklar.
HORMOGONİUM
Filamentli alglerde konkav bir hâl alarak, ölen hücrelerin bulunduğu yerden kopan filament parçası.
NODUL
Hayvanın yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin veya kısa bir sopanın ucuna çakılmış sivri demir çivi.
ÇAVŞIR
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium). Bu bitkinin eczacılıkta kullanılan reçinesi.
CİRCLORAMA
SSCB'de geliştirilen Kinopanorama adlı çember görüntülük işleminin İngiltere'deki adı.
DOPAMİN
Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin. Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin. Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.
ATEROEMBOLUS
Kolesterol veya esterlerinden veya atheromatöz plaklardan kopan parçalardan oluşan, kan dolaşımına karışan tıkaç.
BEDİRİSLEMEK
Dokuma tezgâhında kopan bir ipliği ucuca bağlamak. Bir iş için fazla rahatsız eden bir kimseyi başka birisine havale etmek.
FOTOELEKTRON
Bir fotonun ışın yayıcı bir yüzeye çarpması sonucu kopan bir elektron. Fotoelektrik etki sırasında, atom tarafından fırlatılan elektron.