İçinde OPLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "opla" olan, toplam 204 tane kelime bulunuyor. İçerisinde opla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu opla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında opla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SİTOPLAZMOLİZİS, TOPLATILABİLMEK

14 harfli kelimeler

ANTİNEOPLASTİK, DİSKONDROPLAZİ, ERGASİTOPLAZMA, FİTOPLANKTOFAJ, HİSTOPLAZMOZİS, İHTİYOPLANKTON, KİNETOPLASTİDA, LOTTİNOPLASTİK, PARANEOPLASTİK, POTAMOPLANKTON, TOKSOPLAZMOZİS, TOPLATILABİLME, UTEROPLASENTAL

13 harfli kelimeler

BLEFAROPLASTİ, GALVANOPLASTİ, HELEOPLANKTON, HOPLATABİLMEK, KİNETOPLASTİD, KRİYOPLANKTON, LARENGOPLASTİ, LİMNOPLANKTON, MACROPLANKTON, MAKROPLANKTON, MİCROPLANKTON, MİKOPLAZMALAR, MİKOPLAZMOZİS, MİKROPLANKTON, MORFOPLANKTON, NANNOPLANKTON, NÜKLEOPLAZMİN, ÖZOFAGOPLASTİ, PİROPLASMOZİS, SERULOPLAZMİN, STAFİLOPLASTİ, TOPLAMAÇEKİCİ, TOPLANABİLMEK, TOPLANIVERMEK, TOPLATABİLMEK, TOPLAYABİLMEK, TOPLAYIVERMEK, TROMBOPLASTİN, VALVULOPLASTİ

12 harfli kelimeler

MİKROPLANMAK, NEOPLATONİZM, AEROPLANKTON, AKONDROPLAZİ, ANJİYOPLASTİ, BLEFAROPLAST, EPİSYOPLASTİ, FİTOPLANKTON, HALOPLANKTON, HİYALOPLAZMA, HOLOPLANKTON, HOPLATABİLME, KRİOPLANKTON, MEROPLANKTON, MİKROPLAŞMAK, NANOPLANKTON, NÜKLEOPLAZMA, PALATOPLASTİ, PİLOROPLASTİ, PİROPLASMİDA, PİROTOPLAZMA, RHEOPLANKTON, SENTROPLAZMA, ŞELİYOPLASTİ, TERMOPLASTİK, TİKOPLANKTON, TOPLANABİLME, TOPLANIVERME, TOPLAŞTIRGAÇ, TOPLAŞTIRMAK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

HOPLATILMAK, MİKROPLANMA, PROTOPLAZMA, TOPLANILMAK, TOPLARDAMAR, TOPLATILMAK, ZİRZOPLAŞMA, DERMOPLASTİ, DEZMOPLAKİN, ELEKTROPLAK, FRAGMOPLAST, KANTOPLASTİ, KARBOPLATİN, KARYOPLAZMA, KİNETOPLAST, KONDROPLAST, MİKROPLAŞMA, MONOPLASTİK, OSTEOPLASTİ, PİROPLASMİA, PİROPLASMİD, POLAROPLAST, SARKOPLAZMA, SESTOPLARCI, SİSTOPLASTİ, SİTOPLAZMON, SULKOPLASTİ, TOPLANIRLIK, TOPLAŞTIRMA, ZOOPLANKTON

10 harfli kelimeler

AKIMTOPLAR, KLOROPLAST, KROMOPLAST, SİTOPLAZMA, TOPLANILMA, TOPLATILMA, AKSOPLAZMA, AMİLOPLAST, ANTİLOPLAR, APİKOPLAST, COPLANDERE, DERESOPLAN, DESMOPLAZİ, EKTOPLAZMA, ENDOPLAZMA, FİBROPLAZİ, HOMOPLASTİ, HOPLATILMA, MİKOPLAZMA, MYCOPLASMA, NEOPLASTİK, NÖROPLAZMA, OSTEOPLAST, PİROPLASMA, PROTOPLAST, SFEROPLAST, TERMOPLAST, TOPLAMALAR, VİROPLAZMA

9 harfli kelimeler

COPLANMAK, COPLATMAK, HOPLATMAK, NEOPLAZMA, TOPLANMAK, TOPLAŞMAK, TOPLATMAK, AKSOPLAST, FİKOPLAST, HİPOPLAZİ, İZOTOPLAR, KOPLANMAK, LOPLATMAK, LÖKOPLAST, LÖKOPLAZİ, MAZOPLAZİ, NEOPLAZYA, OLEOPLAST, OTOPLASTİ, PİROPLAZM, SESTOPLAR, ŞEROPLAST, TONOPLAST, TOPLAŞMAH, TOPLAYICI

8 harfli kelimeler

COPLAMAK, COPLANMA, COPLATMA, HOPLAMAK, HOPLATIŞ, HOPLATMA, HOPLAYIŞ, TOPLAMAK, TOPLANAN, TOPLANIK, TOPLANIŞ, TOPLANMA, TOPLANTI, TOPLAŞMA, TOPLATMA, TOPLAYIŞ, LOPLAŞMA, NEOPLAZİ, NEOPLAZM, OOPLAZMA, TOPLALAK, TOPLANIM, TOPLAŞIK, TOPLAŞIM

7 harfli kelimeler

COPLAMA, HOPLAMA, TOPLAMA, TROPLAR, DOPLAMA, OOPLAZM

6 harfli kelimeler

TOPLAÇ, TOPLAM, COPLAK, COPLAN, ÇOPLAK, ÇOPLAN, LOPLAK, POPLAR, TOPLAK

5 harfli kelimeler

TOPLA

4 harfli kelimeler

OPLA

Bazı kelimelerin anlamları

OPLA

Oklava.

TOPLATILABİLMEK

Toplatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PARANEOPLASTİK

Kanser olgularında kanserle birlikte ve ona bağlı olarak görülen.

FİTOPLANKTOFAJ

Fitoplankton üzerinden beslenen.

LOTTİNOPLASTİK

(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.

TOKSOPLAZMOZİS

Toxoplasma gondi tarafından oluşturulan, beyin zarları ve beynin irinsiz yangısı, damar yangısı, perivasküler ödem, hücre infiltrasyonu ve beyin nekrozuyla belirgin memeli hayvanlarda, insanlarda ve kuşlarda görülen protozoon hastalığı.

POTAMOPLANKTON

Akarsu planktonu, rheoplankton. Akarsulardaki plankton florası.

TOPLATILABİLME

Toplatılabilmek işi.

HİSTOPLAZMOZİS

Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.

İHTİYOPLANKTON

Balık yumurta ve larvaları.

DİSKONDROPLAZİ

Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.

UTEROPLASENTAL

Döl yatağı ve plasentayı birlikte ilgilendiren.

KİNETOPLASTİDA

Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan, Bodonina ve Trypanosomatina alt takımlarını içeren, kimileri serbest yaşamlı, çoğu bitkilerde, omurgalı ve omurgasız canlılarda parazitlenen, kamçılı bazal cismin yanına yerleşmiş bariz bir kinetoplast, bir veya iki kamçıya sahip kamçılı protozoa takımı, Protomastigida, Protomonadina.

ERGASİTOPLAZMA

Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.

ANTİNEOPLASTİK

Tümör hücrelerinin gelişimini önleyen.

SİTOPLAZMOLİZİS

Sitoplazma erimesi.

  -   -   -  

Anlamında OPLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OPLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAFAT

Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.

AKAİT

Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

ANTİKACI

Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AMFİZEM

Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.

ANSİKLOPEDİCİ

Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.

ANTİLOP

Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AĞNAMCI

Sayım vergisi toplayan kimse.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.