Kelimeler arşivi içinde; başında "opal" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. opal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu opal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde opal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OPALİNATEA
OPALİNATA, OPALİNİDA, OPALLEŞME
OPALESAN, OPALİNİT
OPALİNA
OPALİN
OPAL
OPAL
Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.
OPALİNİDA
Opalinata alt şubesinde, Opalinatea sınıfında bulunan Opalina cinsini içeren silyumlu parazitik protozoa takımı.
OPALLEŞME
Saydam bir camın, özündeki kristallerin çökmesiyle opal renge girmesi.
OPALİNA
Opalinatea sınıfında, Opalinida takımında bulunan kurbağaların kolonlarında endokommensal olarak yaşayan silyumlu parazitik protozoa cinsi.
OPALİNATA
Sarcomastigophora şubesinde bulunan, genellikle kurbağalarda daha az olarak da balık, semender ve sürüngenlerde endokommensal olarak yaşayan, makronükleus ve mikronükleus biçiminde iki farklı çekirdek tipi bulunmayan ve bu özelliğiyle Ciliophora'lardan ayrılan, seksüel olarak çoğalan, Opalinatea sınıfını içeren, parazitik, yassı, yaprak biçiminde, çok çekirdekli protozoa alt şubesi.
OPALİNİT
Opalinata alt şubesine ait protozoon. Opalinata alt şubesinde bulunan herhangi bir protozoon.
OPALİNATEA
Mastigophora şubesinde, Opalinata alt şubesinde bulunan parazitik silyumlu protozoa sınıfı.
OPALESAN
Bazı bakteri kültürlerinde bir opali taklit eden renk ışıması.
OPALİN
Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb.
Bu bölümde tanımı içerisinde OPAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
SOPALANMA
Sopalanmak işi.
TOPALLIK
Topal olma durumu.
ANSAK
Hatıra, hediye, armağan. Topal, aksak. Topal.
ASAK
Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.
TOPALLAYIŞ
Topallama işi.
HOKEY
Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu.
TOPALLAMA
Topallamak işi.
GRANÜLİN
Opalin bir türü.
LANGIRT
Dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu maketleri bulunan sopaları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.
SOPALAMA
Sopalamak işi.
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun.
ABCAL
Sakatlığı olmadığı halde topal gibi yürüyen.
AKSIMAK
İtiraz, aksilik: Mustafa çok aksımak etti. Topallamak.
ANSIMAK
Topallamak, aksamak.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
GOLF
Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.
AHSAMAK
Topallamak.
ANSAMAK
Göreceği gelmek, özlemek. Topallamak, aksamak.