Kelimeler arşivi içinde; başında "opak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. opak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu opak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde opak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OPAK
Donuk, mat (renk). Şeffaf ve geçirgen olmayan. Donuk, şeffaf olmayan, mat. Cin, peri gibi doğaüstü yaratık.
OPAKLANMAK
Çarpılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde OPAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
DÜÜRCÜK
Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları.
EUCESTODA
Sestodların alt sınıfı olup, erişkinleri dorso-ventral basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan, hermafrodit, uzunluğu 1 mm-25 m arasında değişen parazitler. Şeritler.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ÇÜTMÜK
İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.
DÜĞÜRCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
TOPAKLAŞMA
Topaklaşmak durumu. Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum.
DÜĞÜLCÜK
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Bulgur unu. Küçük dolu. Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları. İnce bulgur. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Konca, boğum.
TOPAKLANMA
Topaklanmak işi.
FLEBOGRAFİ
Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamar veya toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi.
GURUT
Suyu süzülmüş ayranla çökelek karışımının kurutulmuş şekli. Çökelek. Lorun kurutularak topak topak yapılmış olanı. Ayranı koyulaştırmakta kullanılan kap. (Susuz Kars). Süzme yoğurt. (Bölükbaşı Selim Kars).
GOMAT
Helva yapılırken avuçta sıkılarak yapılan topak.
DÜĞÜCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
TOPAKLAMA
Topaklamak işi.
GİLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.
FLEBOGRAM
Toplardamar içine opak bir madde zerk ederek yapılan radyografi.
HUL
Sağır. Yeni doğan danaların konulduğu yer. Yaylalarda sütleri saklamak için ağaç ya da taştan yapılan kulübe. Yoğrulmuş hamur içerisindeki unlu topaklar; yumru.
TOPAKLAŞMAK
Topak durumunu almak.
TOPAKLANMAK
Topak durumuna gelmek.
BEZİ
Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).