Sonu OLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oli" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TROMBOEMBOLİ

9 harfli kelimeler

MELANKOLİ, HAPSİKOLİ

8 harfli kelimeler

ASİSTOLİ, BABAKOLİ, PİROBOLİ, GİREBOLİ

7 harfli kelimeler

BROKOLİ, TRİPOLİ, EPİBOLİ, EŞŞCOLİ, SERTOLİ

6 harfli kelimeler

MOMOLİ, PİFOLİ, GOGOLİ, EMBOLİ, BOBOLİ

5 harfli kelimeler

AKOLİ

4 harfli kelimeler

POLİ, TOLİ, ZOLİ, MOLİ, HOLİ, ĞOLİ, GOLİ, FOLİ, DOLİ, VOLİ, KOLİ

Bazı kelimelerin anlamları

OLİ

Ölü, ceset.

MOMOLİ

Börek. Böcek, kurt.

BROKOLİ

Hardalgillerden, küçük, yeşil yumrular hâlinde olan, haşlanarak yemeği hazırlanan bir tür sebze (Brassica oleracea botrytis).

PİFOLİ

Kimi kez fasulye de konularak yapılan un çorbası. Tavuğun altına konulan yumurta, fol.

GİREBOLİ

Frenküzümü.

SERTOLİ

Destek.

BABAKOLİ

Babacığım.

TRİPOLİ

Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya.

GOGOLİ

Bir kimseyi acele çağırma.

EŞŞCOLİ

Eşşek oğlu.

EPİBOLİ

Kurbağa embriyosunun gelişimindeki ektodermal genişleme. Vejetatif yarım hızlı gelişme göstererek giriş yüzeyi primitif ektodemle döşenir.

HAPSİKOLİ

Hamsiyle pişirilen mısır ekmeği.

MELANKOLİ

Kara sevda. Hüzün.

PİROBOLİ

Arıların, kovanlarının deliklerini ve ağzını sıvamak için yaptıkları, siyaha yakın renkte, yeşil balmumu.

TROMBOEMBOLİ

Trombüsten kaynağını alan kandaki yabancı cisimler. Emboli olgularının% 95'ini oluşturur.

ASİSTOLİ

Kalpteki kasılma yetersizliği veya yokluğu.

  -   -   -  

Anlamında OLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARYA

Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça.

ASSOLİSTLİK

Assolist olma durumu.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

ÇOKGEN

Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil, poligon.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ÇOBANPÜSKÜLÜ

Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi (llex aquifolium).

BOLİVYALI

Bolivya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

BİREYCİLİK

Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

COP

Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.

AVAR

Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.

BAŞPİSKOPOS

Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.

AVİSTO

Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.

AYNASIZ

Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.

CİVANPERÇEMİ

Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium).