Sonu OKUR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "okur" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu okur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında okur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde okur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

5 harfli kelimeler

SOKUR, DOKUR, HOKUR, LOKUR, TOKUR

4 harfli kelimeler

OKUR

Bazı kelimelerin anlamları

OKUR

Okuyan kimse, okuyucu, kari.

DOKUR

Gaziantep şehri, Burç nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TOKUR

1.Büyük bilye. Taş bilye. Bağlamanın küçüğü, cura. 1.Kısa boylu, cüce. 2.Kısa boylu ve güçlü kişi. 3.Kaba ve durgun kişi. 4.Yaşlı (insan ya da hayvan). Toparlak : Eli yüzü tokur. Su kabı. Gelişmemiş, sıska. Kısa boylu, şişman kimse.

HOKUR

İyice olgunlaşmadan haşlanmış mısır.

SOKUR

Köstebek. İçeriye batmış. Bir gözü kör.

LOKUR

Lokma tatlısı.

  -   -   -  

Anlamında OKUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

TOKURTU

Tokurdama sırasında çıkan sesin adı.

İLMEK

Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik. Değmek, dokunmak. Halı dokurken düğümleri bağlamak. Hafif bir düğüm yaparak bağlamak.

OKURYAZARLIK

Okuryazar olma durumu.

FOKURTU

Sıvıların fokurdama sırasında çıkardığı sesin adı.

AŞIK

Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

FOKURDAMA

Fokurdamak işi.

TOKURDATMAK

Tokurdama işini yaptırmak.

FOKURDATMAK

Fokurdamasını sağlamak.

DOKUZTAŞ

Dokuz taşla oynanan ve taşların yerleri ile yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun, dokurcun.

DOKURCUN

Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.

TOKURDAMA

Tokurdamak işi.

TOKURDATMA

Tokurdatmak işi.

OKUYUCU

Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari. Düğüne çağrı yapan kimse. Türkücü. Şarkıcı.

KÖSTEBEK

Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.

FOKURDAMAK

Fokur fokur ses çıkararak kaynamak.

OKUMUŞLUK

Okur yazar, öğrenim görmüş olma durumu.

KİTAPLIK

Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

FOKURDAK

Fokurdama özelliği olan.