İçinde OKUŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "okuş" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okuş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu okuş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okuş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SOKUŞTURUVERMEK, SOKUŞTURABİLMEK, TOKUŞTURABİLMEK

14 harfli kelimeler

SOKUŞTURABİLME, SOKUŞTURUVERME, TOKUŞTURABİLME

12 harfli kelimeler

YOKUŞBAĞLARI

11 harfli kelimeler

SOKUŞTURMAK, ÇOKUŞTURMAK, TOKUŞTURMAK, KOKUŞTURMAK

10 harfli kelimeler

SOKUŞTURMA, TOKUŞTURMA, KOKUŞTURMA

9 harfli kelimeler

KARAYOKUŞ, KOCAYOKUŞ, YOKUŞBAŞI, YOKUŞDİBİ, ORTAYOKUŞ

8 harfli kelimeler

YOKUŞSUZ, DOKUŞMAK, ÇOKUŞMAK, TOKUŞHAN, TOKUŞLAR, TOKUŞMAK, SOKUŞMAK, KOKUŞMAK

7 harfli kelimeler

YOKUŞLU, KOKUŞMA, OKUŞMAK, KOKUŞLU, AKYOKUŞ, YOKUŞÇU, TOKUŞMA, SOKUŞMA, KOKUŞUK

6 harfli kelimeler

OKUŞLU

5 harfli kelimeler

LOKUŞ, GOKUŞ, DOKUŞ, TOKUŞ, ÇOKUŞ, YOKUŞ, SOKUŞ, KOKUŞ

4 harfli kelimeler

OKUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

OKUŞ

Zekâ, akıl, anlayışlılık. Çağrı, davet.

ÇOKUŞTURMAK

Toplatmak.

TOKUŞTURMAK

Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak.

SOKUŞTURABİLME

Sokuşturabilmek işi.

SOKUŞTURMAK

Dar bir yere zorla veya iterek sokmak. Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek.

SOKUŞTURMA

Sokuşturmak işi.

TOKUŞTURABİLME

Tokuşturabilmek işi.

YOKUŞBAĞLARI

Siirt şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KOKUŞTURMAK

Kokuşmasına sebep olmak.

KOKUŞTURMA

Kokuşturmak işi.

TOKUŞTURABİLMEK

Tokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOKUŞTURUVERMEK

Çabucak sokuşturmak.

SOKUŞTURABİLMEK

Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOKUŞTURUVERME

Sokuşturuvermek işi.

KARAYOKUŞ

Afyon ilinde, Bolvadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TOKUŞTURMA

Tokuşturmak işi.

  -   -   -  

Anlamında OKUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOKMAK

Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.

ÇARPIŞMAK

Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.

İNİŞ

İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.

KABAN

Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.

DEK

Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.

KOKMUŞ

Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk. Çok bilinen, değersiz, önemsiz. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin.

KIRKMERDİVEN

Dik yokuş.

MÜTEAFFİN

Kokuşuk, pis kokulu.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

BAYIR

Küçük yokuş, belen, kıran, şev.

KOKUŞUK

Kokuşmuş, bozulmuş olan, müteaffin. Kokmuş.

İNTAN

Mikrop. Kokuşma, kötü kokma.

DEĞİŞİM

Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

İNFİSAH

Bozulma. Yürürlükten çıkma. Dağılma. Kokuşma.

KISKI

Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz.

ÇIKIŞ

Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

KOKUŞMA

Kokuşmak işi.

HAFİF

Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

KOKUTMAK

Hoş olmayan bir koku bırakmak. Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak. Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak.