Kelimeler arşivinde; içinde "okuş" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okuş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu okuş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okuş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOKUŞTURUVERMEK, SOKUŞTURABİLMEK, TOKUŞTURABİLMEK
SOKUŞTURABİLME, SOKUŞTURUVERME, TOKUŞTURABİLME
YOKUŞBAĞLARI
SOKUŞTURMAK, ÇOKUŞTURMAK, TOKUŞTURMAK, KOKUŞTURMAK
SOKUŞTURMA, TOKUŞTURMA, KOKUŞTURMA
KARAYOKUŞ, KOCAYOKUŞ, YOKUŞBAŞI, YOKUŞDİBİ, ORTAYOKUŞ
YOKUŞSUZ, DOKUŞMAK, ÇOKUŞMAK, TOKUŞHAN, TOKUŞLAR, TOKUŞMAK, SOKUŞMAK, KOKUŞMAK
YOKUŞLU, KOKUŞMA, OKUŞMAK, KOKUŞLU, AKYOKUŞ, YOKUŞÇU, TOKUŞMA, SOKUŞMA, KOKUŞUK
OKUŞLU
LOKUŞ, GOKUŞ, DOKUŞ, TOKUŞ, ÇOKUŞ, YOKUŞ, SOKUŞ, KOKUŞ
OKUŞ
OKUŞ
Zekâ, akıl, anlayışlılık. Çağrı, davet.
ÇOKUŞTURMAK
Toplatmak.
TOKUŞTURMAK
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak.
SOKUŞTURABİLME
Sokuşturabilmek işi.
SOKUŞTURMAK
Dar bir yere zorla veya iterek sokmak. Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek.
SOKUŞTURMA
Sokuşturmak işi.
TOKUŞTURABİLME
Tokuşturabilmek işi.
YOKUŞBAĞLARI
Siirt şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KOKUŞTURMAK
Kokuşmasına sebep olmak.
KOKUŞTURMA
Kokuşturmak işi.
TOKUŞTURABİLMEK
Tokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKUŞTURUVERMEK
Çabucak sokuşturmak.
SOKUŞTURABİLMEK
Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKUŞTURUVERME
Sokuşturuvermek işi.
KARAYOKUŞ
Afyon ilinde, Bolvadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TOKUŞTURMA
Tokuşturmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOKMAK
Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.
KOKMUŞ
Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk. Çok bilinen, değersiz, önemsiz. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin.
KIRKMERDİVEN
Dik yokuş.
MÜTEAFFİN
Kokuşuk, pis kokulu.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran, şev.
KOKUŞUK
Kokuşmuş, bozulmuş olan, müteaffin. Kokmuş.
İNTAN
Mikrop. Kokuşma, kötü kokma.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
İNFİSAH
Bozulma. Yürürlükten çıkma. Dağılma. Kokuşma.
KISKI
Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
KOKUŞMA
Kokuşmak işi.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
KOKUTMAK
Hoş olmayan bir koku bırakmak. Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak. Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak.