Kelimeler arşivi içinde; sonunda "okuş" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu okuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında okuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde okuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAYOKUŞ, KOCAYOKUŞ, ORTAYOKUŞ
AKYOKUŞ
KOKUŞ, SOKUŞ, YOKUŞ, ÇOKUŞ, DOKUŞ, GOKUŞ, LOKUŞ, TOKUŞ
OKUŞ
OKUŞ
Zekâ, akıl, anlayışlılık. Çağrı, davet.
KARAYOKUŞ
Afyon ilinde, Bolvadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DOKUŞ
Çarpışma, mücadele.
ÇOKUŞ
Toplantı.
SOKUŞ
Sokma işi.
ORTAYOKUŞ
Ağrı şehrinde, Murat bucağına bağlı bir bölge.
TOKUŞ
Kirli giysileri yıkamaya yarayan tahta tokmak. Çamaşır tokmağı, tokaç. Tokaç. Savaş. Bursa ilinde, İnegöl ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KOKUŞ
Kokma işi.
AKYOKUŞ
Bolu ilinde, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ kenti, Başyurt bucağına bağlı bir yer. Mardin ilinde, Ömerli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Siirt kenti, Şirvan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
GOKUŞ
Yeşil ve iri kertenkele.
LOKUŞ
Yokuş.
KOCAYOKUŞ
Gümüşhane kenti, Kale bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOKUŞTURMA
Kokuşturmak işi.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
KOKUŞUK
Kokuşmuş, bozulmuş olan, müteaffin. Kokmuş.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
KISKI
Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz.
İNFİSAH
Bozulma. Yürürlükten çıkma. Dağılma. Kokuşma.
KOKMUŞ
Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk. Çok bilinen, değersiz, önemsiz. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
KOKUŞMA
Kokuşmak işi.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
KIRKMERDİVEN
Dik yokuş.
İNTAN
Mikrop. Kokuşma, kötü kokma.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran, şev.
KOKMAK
Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.
KOKUŞTURMAK
Kokuşmasına sebep olmak.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.