OKUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "okur" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. okur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu okur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde okur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OKUR

Okuyan kimse, okuyucu, kari.

OKURLAR

Tunceli ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

OKURKÖY

Diyarbakır şehri, Hani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

OKURCA

Okurcasına, okur gibi.

OKURCALAR

Antalya şehri, Alanya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

OKURYAZAR

Okuması yazması olan, öğrenim görmüş (kimse).

OKURYAZARLIK

Okuryazar olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında OKUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKIROĞLU

Elâzığ şehri, Hazar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Azdavay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Dokurcun nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DOKURCUN

Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.

TOKURDAMA

Tokurdamak işi.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

FOKURDAMA

Fokurdamak işi.

TOKURTU

Tokurdama sırasında çıkan sesin adı.

TOKURDATMAK

Tokurdama işini yaptırmak.

DOKUZTAŞ

Dokuz taşla oynanan ve taşların yerleri ile yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun, dokurcun.

İLMEK

Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik. Değmek, dokunmak. Halı dokurken düğümleri bağlamak. Hafif bir düğüm yaparak bağlamak.

FOKURDATMAK

Fokurdamasını sağlamak.

OKUMUŞLUK

Okur yazar, öğrenim görmüş olma durumu.

FOKURDAK

Fokurdama özelliği olan.

FOKURTU

Sıvıların fokurdama sırasında çıkardığı sesin adı.

OKUYUCU

Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari. Düğüne çağrı yapan kimse. Türkücü. Şarkıcı.

TOKURDATMA

Tokurdatmak işi.

KÖSTEBEK

Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.

FOKURDAMAK

Fokur fokur ses çıkararak kaynamak.

KİTAPLIK

Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AŞIK

Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.