Kelimeler arşivi içinde; başında "okka" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. okka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu okka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde okka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OKKALAMAK
OKKALAMA, OKKAYIŞI
OKKALIK
OKKALI
OKKAN
OKKA
OKKA
1,282 kilogram veya 400 dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi, kıyye.
OKKALAMAK
Bir şeyin ağırlığını yaklaşık olarak anlayabilmek için elle yoklamak. Gereğinden çok övmek veya ilgi göstermek, koltuklamak, pohpohlamak.
OKKAN
Hareketli ve güçlü soydan gelen kimse.
OKKALI
Kiloca fazla olan, ağır çeken. Ağır, şiddetli. Çok, fazla.
OKKALAMA
Okkalamak işi.
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan.
OKKAYIŞI
Atarabası, saban ya da kağnıya koşulan hayvanların boyunlarına takılan hamutu arabanın okuna bağlayan kayış. (Senirkent Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde OKKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEPKA
Üzüm salkımı: Şu bağ çok iyi, bir çepkası bir okka gelir.
AYAZBAZ
Hokkabaz.
GOBÜ
Evlerde pişirilen ve bir okka ağırlığında olan ekmek.
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.
ÇANAH
Saksı. Üç okkalık bir çeşit tahıl ölçeği. Yayvan ve yuvarlak kap. Çanak.
KIYYE
Okka.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
HÜRMETLİ
Saygılı. Oldukça büyük, okkalı.
GODİK
Köpek yavrusu. Altı okkalık bir tahıl ölçeği. Timin denilen tahıl ölçeğinin sekizde biri. Şinik denilen tahıl ölçeğinin yarısı. Tahta tuzluk. Yarım tenekelik ölçek, yarım kod.
LİKA
Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek.
HOKKABAZLIK
Hokkabazın yaptığı iş. Yalan dolanla görülen iş.
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü. Tahıl ölçmeye yarar kap, kile. Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran. Bu ölçü miktarında olan. Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü. Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran.
DANDIRGAÇ
Hokka.
BİNTER
Bir buçuk okkalık kutu.
GILE
Bilgiçlik taslayan, ukalâ. Hileci. Oyuncu, hokkabaz.
ARDALAMAK
Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.
ASETABULUM
Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
DİVİT
Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik uçları olan bir kalem türü.
AYARBAZ
Hokkabaz.
DİRHEM
Okkanın dört yüzde birine eşit olan, 3,207 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü. Bir tür gümüş para.