Kelimeler arşivinde; içinde "okka" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu okka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOKKARILILIK
HOKKABAZLIK, ÇOKKATLILIK
POKKAZARMA
OKKALAMAK, ÇOKKATMAN
HOKKABAZ, OKKALAMA, OKKAYIŞI, ÇOKKATLI
ÇOKKALA, OKKALIK
ÇOKKAK, BOKKAL, OKKALI, TOKKAN
HOKKA, DOKKA, OKKAN, TOKKA
OKKA
OKKA
1,282 kilogram veya 400 dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi, kıyye.
ÇOKKAK
Değirmen taşı üstünde, buğdayı muntazam döken tahta parçası.
ÇOKKATLILIK
Belirli bir öğecik erke düzeyinde olup, toplam dönüleri S olduğu için (2 S + 1) çakışıklık gösteren durulara ilişkin sayı. Belirli bir öğeciğin ışıdığı çizgilerin özdeş ya da çok yakın erkeli sayısı.
HOKKABAZ
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.
OKKALAMAK
Bir şeyin ağırlığını yaklaşık olarak anlayabilmek için elle yoklamak. Gereğinden çok övmek veya ilgi göstermek, koltuklamak, pohpohlamak.
POKKAZARMA
Rusça kökenli pod kazarma: kışla.
ÇOKKARILILIK
Bir erkeğin sadece cinsel etmenle değil, aynı zamanda iş gücünü artırmak, topluluk içinde değerini yükseltmek, çokça çocuk sahibi olmak amacıyla birden çok kadınla kurduğu evlilik. Bir erkeğin bir anda iki ya da daha çok sayıda kadınla evli olabildiği evlilik biçimi.
OKKALAMA
Okkalamak işi.
ÇOKKATLI
Toplam dönüsü S = 0,1/2,1, 3/2... olduğundan (2 S + 1) = 1,2,3, 4... katlı çakışıklık gösteren öğecik duru ya da erke düzeyi.
ÇOKKALA
Toprak tencere, çömlek.
HOKKABAZLIK
Hokkabazın yaptığı iş. Yalan dolanla görülen iş.
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan.
OKKALI
Kiloca fazla olan, ağır çeken. Ağır, şiddetli. Çok, fazla.
BOKKAL
Boz renkli bir kuş.
OKKAYIŞI
Atarabası, saban ya da kağnıya koşulan hayvanların boyunlarına takılan hamutu arabanın okuna bağlayan kayış. (Senirkent Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).
ÇOKKATMAN
Yüze tutma olayında, tutunan özdek moleküllerinin üst üste birikmeleriyle oluşturdukları birden çok katman.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIYYE
Okka.
BİNTER
Bir buçuk okkalık kutu.
HÜRMETLİ
Saygılı. Oldukça büyük, okkalı.
LİKA
Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
GODİK
Köpek yavrusu. Altı okkalık bir tahıl ölçeği. Timin denilen tahıl ölçeğinin sekizde biri. Şinik denilen tahıl ölçeğinin yarısı. Tahta tuzluk. Yarım tenekelik ölçek, yarım kod.
ARDALAMAK
Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü. Tahıl ölçmeye yarar kap, kile. Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran. Bu ölçü miktarında olan. Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü. Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran.
ÇEPKA
Üzüm salkımı: Şu bağ çok iyi, bir çepkası bir okka gelir.
DANDIRGAÇ
Hokka.
DİVİT
Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik uçları olan bir kalem türü.
GILE
Bilgiçlik taslayan, ukalâ. Hileci. Oyuncu, hokkabaz.
AYARBAZ
Hokkabaz.
ÇANAH
Saksı. Üç okkalık bir çeşit tahıl ölçeği. Yayvan ve yuvarlak kap. Çanak.
AYAZBAZ
Hokkabaz.
GOT
Tahıl ölçüsü. Bir kile alan ölçek, şinik. Beş okkalık ölçek. Altı okkalık ölçek. On iki okkalık ölçek. Göt, kıç. Dip - got denmek: Arkasını dönmek. Beş ile oniki kilogramlık ağaç fındık ölçeği. (Derekuşculu Görele Giresun). Aspartat transaminaz.
ASETABULUM
Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
GOBÜ
Evlerde pişirilen ve bir okka ağırlığında olan ekmek.
DİRHEM
Okkanın dört yüzde birine eşit olan, 3,207 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü. Bir tür gümüş para.
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.