Sonu OKLA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "okla" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu okla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında okla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde okla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

5 harfli kelimeler

ÇOKLA, HOKLA, KOKLA, TOKLA

4 harfli kelimeler

OKLA

Bazı kelimelerin anlamları

OKLA

Oklava.

ÇOKLA

Ekseriyetle, daha çok.

TOKLA

Tok iken.

HOKLA

Yağmur ve kardan korunmak için duvar üzerine yapılan tahta perde.

KOKLA

Kukla.

  -   -   -  

Anlamında OKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOKLANMA

Boklanmak durumu.

KOKLAŞTIRMA

Koklaştırmak işi.

KOKLAŞMAK

Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

KOKLAŞMA

Koklaşma işi.

BLOKLAŞMA

Bloklaşmak işi.

İSTİMZAÇ

Bir kimsenin huyunu, kişiliğini tanımak için araştırma. Sorma, yoklama.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

BAKAYA

Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.

DUYU

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

BOKLAŞMA

Boklaşmak durumu.

KOKLAMA

Koklamak işi.

BOKLAMA

Boklamak işi.

BURUN

Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

GRANİT

Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.