Kelimeler arşivinde; içinde "okla" olan, toplam 124 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu okla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
STOKLAYABİLMEK
KARŞITYOKLAMA, KOKLATABİLMEK, KOKLAYABİLMEK, STOKLAYABİLME, YOKLAYABİLMEK, YOKLAYIVERMEK
KOKLAŞTIRMAK, KOKLATABİLME, KOKLAYABİLME, NEOKLASİSİZM, OSTEOKLASTİK, OSTEOKLASTOM, POLİOKLASTİK, SÜLLERTOKLAR, TOKLAŞDURMAK, TROMBOKLAZİS, YOKLAŞDIRMAK, YOKLAYABİLME, YOKLAYIVERME
KOKLAŞTIRMA, PLAJİYOKLAZ, KOKLATILMAK
BLOKLAŞMAK, BİRÇOKLARI, BOKLANBÖCE, ÇOKLARINCA, GOKLANGOZA, GOKLANKIZI, KOKLANGOZU, KOKLANKIZI, KOKLATILMA, MONOKLAMİT, OSTEOKLAST, OSTEOKLAZİ, SİTOKLAZİS, YOKLAMALIK
BLOKLAŞMA, BOKLANMAK, BOKLAŞMAK, KOKLAŞMAK, KOKLATMAK, OLİGOKLAZ, STOKLAMAK, YOKLAMACI, YOKLANMAK, YOKLATMAK, BOKLANGEÇ, DOKLAŞMAK, GOKLANGIZ, GOKLANGOZ, KOKLANGIZ, KOKLANGOZ, KOKLANGÖZ, NEOKLASİK, OKLAVALIK, ÖNYOKLAMA, POKLANGEÇ, YOKLAŞMAK
BOKLAMAK, BOKLANMA, BOKLAŞMA, KOKLAMAK, KOKLAŞMA, KOKLATMA, KOKLAYIŞ, OKLANMAK, STOKLAMA, YOKLAMAK, YOKLANMA, YOKLATMA, ÇOKLAMAK, FİLOKLAT, HOKLAMAK, KOKLAGAZ, LOKLAMAH, LOKLAMAK, OKLAVALI, ORTOKLAZ, SOKLAMAK, YOKLAŞMA, ZOKLAMAK
BOKLAMA, ÇOKLARI, KOKLAMA, OKLAMAK, OKLANMA, YOKLAMA, BOKLAĞA, BOKLAĞI, OKLACIK, OKLAGEÇ, OKLAĞAÇ, OKLAHAÇ, OKLANGI, OKLAVAÇ, OTOKLAV
OKLAMA, OKLAVA, KOKLAK, KOKLAN, OKLAAÇ, OKLAĞA, OKLAĞI, OKLAĞU, OKLAHİ, OKLALI, OKLAVI, OKLAVİ, OKLAVU, TOKLAK, TOKLAR
ÇOKLA, HOKLA, KOKLA, OKLAA, OKLAÇ, OKLAĞ, OKLAH, OKLAI, OKLAN, OKLAV, TOKLA
OKLA
OKLA
Oklava.
KOKLAŞTIRMAK
Koklaşma işini yaptırmak.
POLİOKLASTİK
Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.
KOKLATABİLME
Koklatabilmek işi.
NEOKLASİSİZM
Sembolizme karşı XX. yüzyılın başında ortaya çıkan klasik üslubu canlandırmaya yönelik edebi akım. Avrupa ve Amerika'da XVIII-XIX. yüzyıllarda Eski Yunan üslup ve tezyinatını geniş ölçüde kullanan mimari.
YOKLAYIVERMEK
Ansızın veya çabucak yoklamak.
SÜLLERTOKLAR
Bolu ili, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOKLATABİLMEK
Koklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARŞITYOKLAMA
Bir görüşmede gerçekliğinden kuşku duyulan kimi yanıtların sınanabilmesi için yanıtlayıcıyla sağlanmış uylaşımın geçici ve amaçlı olarak örtük bir çatışkınlığa dönüştürülmesi, bk. yoklama.
KOKLAYABİLME
Koklayabilmek işi.
KOKLAYABİLMEK
Koklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YOKLAYABİLMEK
Yoklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
OSTEOKLASTİK
Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.
STOKLAYABİLMEK
Stoklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
STOKLAYABİLME
Stoklayabilmek işi.
OSTEOKLASTOM
Dev hücreli kemik tümörü.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GRANİT
Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.
BURUN
Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.
DUYU
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
KOKLAMA
Koklamak işi.
BOKLAŞMA
Boklaşmak durumu.
KOKLAŞMAK
Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
KOKLAŞTIRMA
Koklaştırmak işi.
BAKAYA
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
BOKLANMA
Boklanmak durumu.
DİYABAZ
Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.
İSTİMZAÇ
Bir kimsenin huyunu, kişiliğini tanımak için araştırma. Sorma, yoklama.
BLOKLAŞMA
Bloklaşmak işi.
ETERLEMEK
Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.
KOKLAŞMA
Koklaşma işi.
BOKLAMA
Boklamak işi.