OKLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "okla" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. okla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu okla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde okla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OKLAVALIK

8 harfli kelimeler

OKLAVALI, OKLANMAK

7 harfli kelimeler

OKLACIK, OKLAGEÇ, OKLAĞAÇ, OKLAVAÇ, OKLAHAÇ, OKLANMA, OKLANGI, OKLAMAK

6 harfli kelimeler

OKLALI, OKLAVU, OKLAVİ, OKLAVI, OKLAVA, OKLAMA, OKLAHİ, OKLAĞU, OKLAĞI, OKLAĞA, OKLAAÇ

5 harfli kelimeler

OKLAN, OKLAI, OKLAH, OKLAV, OKLAĞ, OKLAÇ, OKLAA

Bazı kelimelerin anlamları

OKLA

Oklava.

OKLANMA

Oklanmak işi.

OKLAVİ

Oklava.

OKLAGEÇ

Oklava.

OKLALI

İstanbul şehrinde, Çatalca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırklareli şehrinde, Lüleburgaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

OKLACIK

Boz renkli, ince kuyruklu, orta boy bir çeşit yılan.

OKLAVALIK

Örme ya da dokuma oklava kılıfı. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

OKLAVU

Oklava.

OKLAĞAÇ

Oklava.

OKLAVI

Oklava.

OKLAHAÇ

Oklava.

OKLAVALI

Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

OKLAMAK

Ok gibi fırlamak. Okla vurmak.

OKLANMAK

Okla vurulmak.

OKLANGI

Oklava.

OKLAVAÇ

Oklava.

  -   -   -  

Anlamında OKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

BOKLANMA

Boklanmak durumu.

KOKLAMA

Koklamak işi.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

BLOKLAŞMA

Bloklaşmak işi.

İSTİMZAÇ

Bir kimsenin huyunu, kişiliğini tanımak için araştırma. Sorma, yoklama.

GRANİT

Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.

BURUN

Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

KOKLAŞTIRMA

Koklaştırmak işi.

DUYU

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

BAKAYA

Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.

KOKLAŞMA

Koklaşma işi.

KOKLAŞMAK

Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.

BOKLAŞMA

Boklaşmak durumu.

BOKLAMA

Boklamak işi.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.