Sonu ODA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oda" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MESOGASTROPODA

10 harfli kelimeler

HETEROPODA, SCAPHOPODA

9 harfli kelimeler

AMPHİPODA, CHİLOPODA, DİPLOPODA, EUCESTODA, OSTRACODA, PANDOPODA, PANTOPODA

8 harfli kelimeler

COPEPODA, TİLOPODA

7 harfli kelimeler

VOYVODA, CESTODA, ISOPODA

6 harfli kelimeler

BAŞODA, PAGODA, HARODA, HASODA, ÖLÜODA, ZAGODA, ZAKODA

4 harfli kelimeler

LODA, MODA, RODA, SODA, BODA, FODA, GODA, KODA, NODA

Bazı kelimelerin anlamları

ODA

Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz. Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik. Yeniçeri kışlası.

COPEPODA

Kopepodlar. Crustacea sınıfında bulunan kimileri Diphyllobothrium, Dracunculus, Spirometra cinsi helmintlere ara konaklık yapan küçük akuatik eklem bacaklı alt sınıfı.

SCAPHOPODA

Denizdişleri.

MESOGASTROPODA

Hortumlu salyangozlar. Streptoneura alt sınıfında bulunan Hydrobiidae, Pilidae ve Pleuroceridae ailelerinde bulunan, trematodlara ara konaklık yapan deniz ve tatlı su salyangozu takımı.

HETEROPODA

Bazen tarantulalarla karışan büyük bir örümcek cinsi.

EUCESTODA

Sestodların alt sınıfı olup, erişkinleri dorso-ventral basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan, hermafrodit, uzunluğu 1 mm-25 m arasında değişen parazitler. Şeritler.

TİLOPODA

Ayağı nasırlılar.

CESTODA

Segmentli şerit. Şeritler.

PANDOPODA

Deniz örümcekleri.

ISOPODA

Eş ayaklılar.

VOYVODA

Osmanlıların Eflak ve Boğdan beylerine verdikleri unvan.

OSTRACODA

Ostrakodlar.

AMPHİPODA

Kum pireleri.

DİPLOPODA

Kırk ayaklılar.

PANTOPODA

Deniz örümcekleri.

CHİLOPODA

Çıyanlar.

  -   -   -  

Anlamında ODA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ODA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOMBARDON

Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

BEKARHANE

Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.

BENZEŞEN

Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

BOĞADA

Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.

BAŞODA

Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.

BİDON

İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.

BANYOLU

İçinde banyo bölümü olan. Banyodan henüz çıkmış (kimse).

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

BETONARME

Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

BANDOCU

Bandoda görevi olan kimse, mızıkacı.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

BORNOZ

Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.