Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nen" olan, toplam 76 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HIRTDEYİNNEN
TÜMLEVLENEN, DIŞBESLENEN
ÖZBESLENEN, BELELİKNEN
EMEDENNEN, APARGINEN, TEZDİGNEN, TEZDENNEN, GİZGİNNEN, SENİYİNEN, GEŞDÜĞNEN
VERİYNEN, DEPMENEN, EVEDİNEN, VERGİNEN, ALAGÖNEN, VİCDANEN, GÖZLENEN, YABEYNEN, TAHMİNEN, SEYYANEN, MUKANNEN, MECCANEN, KİRDİNEN, YİRİYNEN, YUKUYNEN, BESLENEN
ÖZLENEN, ÖNSENEN, ERGÖNEN, EŞŞENEN, ÖZÜNNEN, PETANEN, MECANEN, İŞLENEN, GÜCÜNEN, HERSNEN, BEDENEN, DİRENEN, BİLİNEN, BÖLÜNEN, ÇÖZÜNEN, BEMİNEN, FEMİNEN, YAKİNEN, PEŞİNEN, KANUNEN
NENNEN, ALENEN, İLANEN, ELENEN, ZIMNEN, ZİHNEN, DEYNEN, DİĞNEN
ZENEN, YENEN, SÖNEN, UNNEN, MENEN, LİNEN, LENEN, KENEN, GONEN, EYNEN, DÜNEN, DÖNEN, ÇÖNEN, TANEN, MANEN, GÖNEN, DİNEN, AYNEN
ÖNEN
NEN
NEN
Ninni. Niye. İle anlamında kullanılır: Kimnen geziyordun?. madde ("matière" anlamında) (bk. özdek).
APARGINEN
Götürsene.
TEZDENNEN
Hemen.
DEPMENEN
Tekme ile.
TEZDİGNEN
Çabucak, hemen.
SENİYİNEN
Seninle.
TÜMLEVLENEN
Tümlevi hesaplanan işlev. F f(x) dx deyiminde tümlev imi içindeki f işlevi.
GİZGİNNEN
Gizlice.
EMEDENNEN
Ansızın, birdenbire.
VERİYNEN
Ver.
ÖZBESLENEN
Besinini bağımsız olarak sağlayan, inorganik azot, azotlu madde ve CO2'den protein ve karbonhidratların sentezini yapabilen (bitki), kendibeslek, ototrof.
HIRTDEYİNNEN
Gırtlağından.
DIŞBESLENEN
Besinini organik maddelerden sağlayan, heterotrof.
EVEDİNEN
Acele, çabuk.
BELELİKNEN
Böylelikle, böylece.
GEŞDÜĞNEN
Geçince.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.