Sonu MUH ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muh" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında muh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

KARAMUH, GARAMUH

6 harfli kelimeler

ALAMUH, SOYMUH, KELMUH, KAHMUH, HIZMUH, GISMUH, GIÇMUH, GASMUH, DIRMUH, ÇARMUH, ACIMUH

5 harfli kelimeler

AZMUH, MAMUH, SEMUH, YAMUH

4 harfli kelimeler

UMUH

3 harfli kelimeler

MUH

Bazı kelimelerin anlamları

MUH

Tomurcuk. Çivi.

GARAMUH

Buğdayların içinde bulunan yuvarlak kara ot tohumu, karamuk.

GIÇMUH

Tekme.

AZMUH

Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar.

KELMUH

İri delikli büyük kalbur.

GISMUH

Cimri.

SOYMUH

Çam ağacının dış kabuğu altındaki yenilebilen bölüm.

ACIMUH

Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu.

ALAMUH

Bulutlu.

HIZMUH

Yıkanan buğdayın su üstünde toplanan artıkları, kapçıkları.

KARAMUH

Saçma büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı. Bir hastalık.

KAHMUH

Yontulan, rendelenen ağaç ve tahtadan çıkan kıymıklar.

ÇARMUH

Yelkenli kayık direklerinin çevresinde bulunan ip veya teller. Yıkılmaması için direklere, ağaçlara vurulan ikinci ağaç, destek.

GASMUH

Çam ağacının kabuğu ile gövdesi arasındaki tatlı ve sulu kısım.

DIRMUH

Tırmık.

MAMUH

Yaban eriği, dağ eriği. Güzel (küçük çocuklar için). Bir çeşit kara erik.

  -   -   -  

Anlamında MUH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

ANLAŞILAN

Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.

BEŞLİ

Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.

BAŞYAZAR

Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.

AYRIŞIK

Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

ÇAMURLAMA

Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.

BİLEŞKE

Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.

BABİLİK

XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti.

BELKİLİ

Olasılı, muhtemel. Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî.

BELKİ

Olabilir ki, muhtemel olarak. Olsa olsa, ya . ya ..., ihtimal.

AYKIRILIK

Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

ÇEKİNGEN

Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse), muhteriz.

BONO

Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.

BEŞGEN

Beş kenarlı çokgen, muhammes. Bu biçimde olan.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

BURAK

Hz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki biniti.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BAŞYAZARLIK

Başyazar olma durumu, başmuharrirlik, sermuharrirlik. Başyazarın yaptığı iş, başmuharrirlik, sermuharrirlik.