Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mum" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PSEUDAMPHİSTOMUM
OESOPHAGOSTOMUM
PARAMPHİSTOMUM, PARAMONOSTOMUM
SCHİSTOSOMUM, PLATYNOSOMUM, GNATHOSTOMUM, ANCYLOSTOMUM, CYATHOSTOMUM
DİPLOSTOMUM, AMİDOSTOMUM
ŞİSTOZOMUM, BUNOSTOMUM
ELELUMUM, MAKSİMUM, ALELUMUM
OPTİMUM, MİNİMUM, BİLUMUM
AGAMUM, MAĞMUM
EMUM, UMUM
MUM
MUM
Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı. Bal mumu. Işık şiddeti birimi, kandela. Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.
OESOPHAGOSTOMUM
Nodüler solucan.
BUNOSTOMUM
Ancylostomatidae ailesinde bulunan sığır, koyun ve diğer geviş getiren hayvanlarda parazitlenen kancalı kurt cinsi. Önemli türleri B. phlebotomum ve B. trigonocephalum'dur.
DİPLOSTOMUM
Göz kelebeği.
ELELUMUM
Arapça kökenli ale-l-umûm: alelumum.
PSEUDAMPHİSTOMUM
Opisthorchiidae ailesinde bulunan Pseudoamphistomum olarak da adlandırılan trematod cinsi.
GNATHOSTOMUM
Gnathostoma.
ŞİSTOZOMUM
(Schistosomum, anlamdaş. bilharzia) Yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir ilkel-kurt cinsi. İplik gibi ince ve uzun olan dişi, kalın olan erkeğin karnı boyunca uzanan bir oluk içinde yaşar. İnsanların karaciğer kapı venası ile bağırsak ve sidik torbası venalarında yaşar.
MAKSİMUM
Azami. Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek olan (sınır), maksimal, azami.
CYATHOSTOMUM
Strongylidae ailesinde bulunan tek tırnaklılarda kolon ve sekuma yerleşerek kalın bağırsak enfeksiyonuna neden olan strongilid nematod cinsi.
PLATYNOSOMUM
Dicrocoeliidae ailesinde bulunan digenetik trematod cinsi.
SCHİSTOSOMUM
Kan kelebekleri.
ANCYLOSTOMUM
Ancylostoma cinsinin eski adı.
PARAMONOSTOMUM
Trematodların bir cinsi.
AMİDOSTOMUM
Strongyloides üst ailesinde bulunan nematod cinsi.
PARAMPHİSTOMUM
Rumen kelebeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİMDİK
Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.
KAKULE
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.
FESLEĞEN
Ballıbabagillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları güzel kokulu, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi, reyhan (Ocimum basilicum).
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
GAMLI
Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum. Sıkıntı veya üzüntü veren.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
GENELLİKLE
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
KAMUOYU
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye.
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
BALIKNEFESİ
Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
GENEL
Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
AZAMİ
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.
GENELLİK
Genel olma durumu, yaygınlık, umumiyet, umumilik. Genel düşüncenin ya da kavramın özelliği.
FOSFOR
Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).