Sonu MUM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mum" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

PSEUDAMPHİSTOMUM

15 harfli kelimeler

OESOPHAGOSTOMUM

14 harfli kelimeler

PARAMPHİSTOMUM, PARAMONOSTOMUM

12 harfli kelimeler

SCHİSTOSOMUM, PLATYNOSOMUM, GNATHOSTOMUM, ANCYLOSTOMUM, CYATHOSTOMUM

11 harfli kelimeler

DİPLOSTOMUM, AMİDOSTOMUM

10 harfli kelimeler

ŞİSTOZOMUM, BUNOSTOMUM

8 harfli kelimeler

ELELUMUM, MAKSİMUM, ALELUMUM

7 harfli kelimeler

OPTİMUM, MİNİMUM, BİLUMUM

6 harfli kelimeler

AGAMUM, MAĞMUM

4 harfli kelimeler

EMUM, UMUM

3 harfli kelimeler

MUM

Bazı kelimelerin anlamları

MUM

Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı. Bal mumu. Işık şiddeti birimi, kandela. Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.

OESOPHAGOSTOMUM

Nodüler solucan.

BUNOSTOMUM

Ancylostomatidae ailesinde bulunan sığır, koyun ve diğer geviş getiren hayvanlarda parazitlenen kancalı kurt cinsi. Önemli türleri B. phlebotomum ve B. trigonocephalum'dur.

DİPLOSTOMUM

Göz kelebeği.

ELELUMUM

Arapça kökenli ale-l-umûm: alelumum.

PSEUDAMPHİSTOMUM

Opisthorchiidae ailesinde bulunan Pseudoamphistomum olarak da adlandırılan trematod cinsi.

GNATHOSTOMUM

Gnathostoma.

ŞİSTOZOMUM

(Schistosomum, anlamdaş. bilharzia) Yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir ilkel-kurt cinsi. İplik gibi ince ve uzun olan dişi, kalın olan erkeğin karnı boyunca uzanan bir oluk içinde yaşar. İnsanların karaciğer kapı venası ile bağırsak ve sidik torbası venalarında yaşar.

MAKSİMUM

Azami. Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek olan (sınır), maksimal, azami.

CYATHOSTOMUM

Strongylidae ailesinde bulunan tek tırnaklılarda kolon ve sekuma yerleşerek kalın bağırsak enfeksiyonuna neden olan strongilid nematod cinsi.

PLATYNOSOMUM

Dicrocoeliidae ailesinde bulunan digenetik trematod cinsi.

SCHİSTOSOMUM

Kan kelebekleri.

ANCYLOSTOMUM

Ancylostoma cinsinin eski adı.

PARAMONOSTOMUM

Trematodların bir cinsi.

AMİDOSTOMUM

Strongyloides üst ailesinde bulunan nematod cinsi.

PARAMPHİSTOMUM

Rumen kelebeği.

  -   -   -  

Anlamında MUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİMDİK

Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

DİPLOMAT

Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.

KAKULE

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

FESLEĞEN

Ballıbabagillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları güzel kokulu, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi, reyhan (Ocimum basilicum).

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.

GAMLI

Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum. Sıkıntı veya üzüntü veren.

ASGARİ

En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

İSPERMEÇET

Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.

GENELLİKLE

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.

KAMUOYU

Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye.

GENELKURMAY

Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.

BALIKNEFESİ

Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

GENEL

Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

GENELEV

Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.

GENELLİK

Genel olma durumu, yaygınlık, umumiyet, umumilik. Genel düşüncenin ya da kavramın özelliği.

FOSFOR

Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).