Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mus" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mus ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mus olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PSÖDOPİTYALİSMUS
PROSTHOGONİMUS, HERMAFRODİSMUS
MEGALOFTALMUS, ECHİNOCHASMUS, SFİNKTERİSMUS
MAKROFTALMUS, ANTAGONİSMUS, APİTYALİSMUS, MİKROFTALMUS
HİPOTALAMUS, FARENGİSMUS, ÖZOFAGİSMUS, METEORİSMUS, LAGOFTALMUS, METAGONİMUS, LONGİSSİMUS, LARENGİSMUS, PANOFTALMUS, PARAGONİMUS, EKZOFTALMUS, PERİDİDİMUS, PHLEBOTOMUS, PİTYALİSMUS, SCENEDESMUS, SİNOFTALMUS
SİYALİSMUS, STRABİSMUS, TAKROLİMUS, ÜROPSAMMUS, LATİSSİMUS, CHİRONOMUS, EPİTALAMUS, ENOFTALMUS, ANOFTALMUS, DUODESİMUS
GİNGLİMUS, NİSTAGMUS, SİMONOMUS, DİDİNAMUS, İYODİSMUS, BUFTALMUS
MAKSİMUS, MARASMUS, SYNGAMUS, ANONİMUS, AVDILMUS, TENESMUS
DESİMUS, BULİMUS, SFİGMUS, MİNİMUS, İNTİMUS, SPAZMUS, TALAMUS, KALAMUS, TRİSMUS
KORMUS, PRİMUS, GLOMUS, IRAMUS, İSTMUS, LİTMUS
RAMUS, HAMUS, NAMUS, KAMUS, ALMUS, KUMUS, KİMUS, HUMUS
İMUS
MUS
MUS
Kan emici bir sinek, büvelek. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geyikgiller (Cervidae) familyasından, sırtında hörgücü olan, burnu büyük ve uzun, erkeklerinde bulunan boynuzlar enli ve dallı olan, Kuzey Amerika ormanlarında yaşayan bir memeli türü. (Alces americana) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının geyikgiller (Cervidae) familyasından bir memeli türü. Avrupa, musundan büyüktür. Sırtında hörgüçü vardır. Burnu büyük ve uzun olur. Erkekde bulunan boynuzlar enli ve dallıdır. Kuzey Amerika ormanlarında yaşar.
HİPOTALAMUS
Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.
PROSTHOGONİMUS
Digenetik trematodların bir cinsi.
PSÖDOPİTYALİSMUS
Siyalore.
APİTYALİSMUS
Apityalizm.
ANTAGONİSMUS
Karşılıklı, zıt etki gösteren.
SFİNKTERİSMUS
Sfinkter spazmı.
MAKROFTALMUS
Göz kürelerinin normalden büyük olması.
FARENGİSMUS
Yutak spazmı.
ECHİNOCHASMUS
Echinostomatidae ailesinde bulunan bağırsaklarda parazitlenen trematod cinsi.
MİKROFTALMUS
Bir veya iki gözün tüm ölçülerinin küçük veya yetersiz biçimlenmesi, mikroftalmi. Çoğunlukla başka göz anomalileriyle birlikte görülür.
LAGOFTALMUS
Alt göz kapağının düşmesi.
METEORİSMUS
Bağırsaklarda gaz birikmesi.
HERMAFRODİSMUS
İki cinslilik.
MEGALOFTALMUS
Göz küresinin aşırı büyük olması.
ÖZOFAGİSMUS
Yemek borusu spazmı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
İFFET
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık, sililik. Namus.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
ARLI
Namuslu, utangaç, sıkılgan.
DİKDÖRTGEN
Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.
DEFNEYAPRAĞI
Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).
FARE
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus). Düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla imlecin hareketini sağlayan elektronik araç.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
DELİKANLI
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).
DRAHOMA
Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal.
DÜZELTİCİLİK
Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
EKSİKSİZ
Eksiği olmayan, tam, tamam. Tam olarak. İyi, namuslu, temiz.
ENGİNAR
Birleşikgillerden çok yıllık, dikenli bitki (Cynara scolymus). Bu bitkinin sebze olarak tüketilen, iri, yuvarlak, yeşil çiçeği.
GELİNCİK
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.