Sonu MUS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mus" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mus ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mus olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

PSÖDOPİTYALİSMUS

14 harfli kelimeler

PROSTHOGONİMUS, HERMAFRODİSMUS

13 harfli kelimeler

MEGALOFTALMUS, ECHİNOCHASMUS, SFİNKTERİSMUS

12 harfli kelimeler

MAKROFTALMUS, ANTAGONİSMUS, APİTYALİSMUS, MİKROFTALMUS

11 harfli kelimeler

HİPOTALAMUS, FARENGİSMUS, ÖZOFAGİSMUS, METEORİSMUS, LAGOFTALMUS, METAGONİMUS, LONGİSSİMUS, LARENGİSMUS, PANOFTALMUS, PARAGONİMUS, EKZOFTALMUS, PERİDİDİMUS, PHLEBOTOMUS, PİTYALİSMUS, SCENEDESMUS, SİNOFTALMUS

10 harfli kelimeler

SİYALİSMUS, STRABİSMUS, TAKROLİMUS, ÜROPSAMMUS, LATİSSİMUS, CHİRONOMUS, EPİTALAMUS, ENOFTALMUS, ANOFTALMUS, DUODESİMUS

9 harfli kelimeler

GİNGLİMUS, NİSTAGMUS, SİMONOMUS, DİDİNAMUS, İYODİSMUS, BUFTALMUS

8 harfli kelimeler

MAKSİMUS, MARASMUS, SYNGAMUS, ANONİMUS, AVDILMUS, TENESMUS

7 harfli kelimeler

DESİMUS, BULİMUS, SFİGMUS, MİNİMUS, İNTİMUS, SPAZMUS, TALAMUS, KALAMUS, TRİSMUS

6 harfli kelimeler

KORMUS, PRİMUS, GLOMUS, IRAMUS, İSTMUS, LİTMUS

5 harfli kelimeler

RAMUS, HAMUS, NAMUS, KAMUS, ALMUS, KUMUS, KİMUS, HUMUS

4 harfli kelimeler

İMUS

3 harfli kelimeler

MUS

Bazı kelimelerin anlamları

MUS

Kan emici bir sinek, büvelek. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geyikgiller (Cervidae) familyasından, sırtında hörgücü olan, burnu büyük ve uzun, erkeklerinde bulunan boynuzlar enli ve dallı olan, Kuzey Amerika ormanlarında yaşayan bir memeli türü. (Alces americana) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının geyikgiller (Cervidae) familyasından bir memeli türü. Avrupa, musundan büyüktür. Sırtında hörgüçü vardır. Burnu büyük ve uzun olur. Erkekde bulunan boynuzlar enli ve dallıdır. Kuzey Amerika ormanlarında yaşar.

HİPOTALAMUS

Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.

PROSTHOGONİMUS

Digenetik trematodların bir cinsi.

PSÖDOPİTYALİSMUS

Siyalore.

APİTYALİSMUS

Apityalizm.

ANTAGONİSMUS

Karşılıklı, zıt etki gösteren.

SFİNKTERİSMUS

Sfinkter spazmı.

MAKROFTALMUS

Göz kürelerinin normalden büyük olması.

FARENGİSMUS

Yutak spazmı.

ECHİNOCHASMUS

Echinostomatidae ailesinde bulunan bağırsaklarda parazitlenen trematod cinsi.

MİKROFTALMUS

Bir veya iki gözün tüm ölçülerinin küçük veya yetersiz biçimlenmesi, mikroftalmi. Çoğunlukla başka göz anomalileriyle birlikte görülür.

LAGOFTALMUS

Alt göz kapağının düşmesi.

METEORİSMUS

Bağırsaklarda gaz birikmesi.

HERMAFRODİSMUS

İki cinslilik.

MEGALOFTALMUS

Göz küresinin aşırı büyük olması.

ÖZOFAGİSMUS

Yemek borusu spazmı.

  -   -   -  

Anlamında MUS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

İFFET

Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık, sililik. Namus.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ARLI

Namuslu, utangaç, sıkılgan.

DİKDÖRTGEN

Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

DEFNEYAPRAĞI

Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).

FARE

Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus). Düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla imlecin hareketini sağlayan elektronik araç.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

DELİKANLI

Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

DRAHOMA

Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal.

DÜZELTİCİLİK

Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

EKSİKSİZ

Eksiği olmayan, tam, tamam. Tam olarak. İyi, namuslu, temiz.

ENGİNAR

Birleşikgillerden çok yıllık, dikenli bitki (Cynara scolymus). Bu bitkinin sebze olarak tüketilen, iri, yuvarlak, yeşil çiçeği.

GELİNCİK

Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

DOĞRU

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

ARIZ

Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.

EVİYE

Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.

BURMA

Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.