İçinde MUM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mum" olan, toplam 92 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

PSEUDAMPHİSTOMUM

15 harfli kelimeler

OESOPHAGOSTOMUM

14 harfli kelimeler

MÜDDEİUMUMİLİK, MENAFİİUMUMİYE, MUMURGANBÖCEĞİ, PARAMONOSTOMUM, PARAMPHİSTOMUM

13 harfli kelimeler

MUMCUÇİFTLİĞİ, EFKARIUMUMİYE, MUMUMSULANMAK

12 harfli kelimeler

PLATYNOSOMUM, ANCYLOSTOMUM, SCHİSTOSOMUM, CYATHOSTOMUM, MUMİFİKASYON, GNATHOSTOMUM

11 harfli kelimeler

DİPLOSTOMUM, AMİDOSTOMUM, MUMYALANMAK, MÜDDEİUMUMİ, MUMYALATMAK

10 harfli kelimeler

KİBEMUMBAR, MUMYALAŞMA, MUMYALATMA, MUMYALAMAK, MUMYALANMA, BUNOSTOMUM, ŞİSTOZOMUM, UMUMİYETLE

9 harfli kelimeler

MUMCUOĞLU, MUMCİLASI, DEREMUMLU, GELİNMUMU, MUMBOYASI, MUMBULLUK, MUMSEKİSİ, MUMYALAMA, MUMUTATLI, MUMLAYICI, MUMLAŞMAK, MUMLANMAK, MUMAİLEYH

8 harfli kelimeler

MUMCUKÖY, UMUMHANA, PİREMUMU, MUMCULAR, MUMCULUK, ALELUMUM, MUMDİREK, MUMLIĞAN, MUMLUBİT, MUMURGAN, MUMURHAN, ELELUMUM, CİLAMUMU, MUMSÖNDÜ, MAKSİMUM, UMUMHANE, MUMLAŞMA, UMUMİYET, MUMLAMAK, MUMLANMA

7 harfli kelimeler

MUMLAMA, OPTİMUM, MUMUZAK, MUMURAN, MUMHANE, MİNİMUM, UMUMANE, BİLUMUM, MUMUHAN, BALMUMU, MUMGÜCÜ

6 harfli kelimeler

UMUMAK, MUMBAR, MAĞMUM, MUMUDA, MUMLUK, MUMENİ, MUMREK, AGAMUM

5 harfli kelimeler

MUMNU, MUMER, MUMCU, UMUMİ, MUMLU, MUMUÇ, MUMYA, MUMUL

4 harfli kelimeler

EMUM, UMUM

3 harfli kelimeler

MUM

Bazı kelimelerin anlamları

MUM

Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı. Bal mumu. Işık şiddeti birimi, kandela. Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.

PARAMPHİSTOMUM

Rumen kelebeği.

MUMCUÇİFTLİĞİ

Sivas şehrinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

MÜDDEİUMUMİLİK

Savcılık.

MUMURGANBÖCEĞİ

Tespihböceği.

MUMİFİKASYON

Dölüt mumyalaşması.

SCHİSTOSOMUM

Kan kelebekleri.

MUMUMSULANMAK

Mumlaşmak.

OESOPHAGOSTOMUM

Nodüler solucan.

PLATYNOSOMUM

Dicrocoeliidae ailesinde bulunan digenetik trematod cinsi.

PARAMONOSTOMUM

Trematodların bir cinsi.

PSEUDAMPHİSTOMUM

Opisthorchiidae ailesinde bulunan Pseudoamphistomum olarak da adlandırılan trematod cinsi.

CYATHOSTOMUM

Strongylidae ailesinde bulunan tek tırnaklılarda kolon ve sekuma yerleşerek kalın bağırsak enfeksiyonuna neden olan strongilid nematod cinsi.

ANCYLOSTOMUM

Ancylostoma cinsinin eski adı.

MENAFİİUMUMİYE

Kamu yararı.

EFKARIUMUMİYE

Kamuoyu.

  -   -   -  

Anlamında MUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASGARİ

En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

İSPERMEÇET

Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.

BALIKNEFESİ

Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ.

KAMUOYU

Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye.

GAMLI

Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum. Sıkıntı veya üzüntü veren.

GENELEV

Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.

FESLEĞEN

Ballıbabagillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları güzel kokulu, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi, reyhan (Ocimum basilicum).

DİMDİK

Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.

KAKULE

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.

GENELKURMAY

Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

FOSFOR

Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

GENEL

Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

GENELLİK

Genel olma durumu, yaygınlık, umumiyet, umumilik. Genel düşüncenin ya da kavramın özelliği.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

GENELLİKLE

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.

DİPLOMAT

Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.