Kelimeler arşivi içinde; başında "mis" olan, toplam 80 adet kelime bulunmaktadır. mis ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mis ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MİSAFİRPERVERLİK
MİSİRKATAVUĞU, MİSAFİRPERVER, MİSLEROVACIĞI
MİSKİCEARMUT, MİSKİÇELMASI, MİSKİNLEŞMEK
MİSYONERLİK, MİSAFİRHANE, MİSLİBUĞDAY, MİSAKIMİLLİ, MİSKİNLEŞME
MİSKİÜZÜMÜ, MİSKİNHANE, MİSAFİRLİK
MİSKİNLİK, MİSKİNANE, MİSKANMAK, MİSTİSİZM, MİSİLLEME, MİSAFİRLİ
MİSİLLİK, MİSKALLE, MİSKİLİM, MİSKİNCE, MİSELYUM, MİSLEĞEÇ, MİSLEVEÇ, MİSMİTİL, MİSYONER, MİSİLSİZ
MİSAKÇA, MİSAVIR, MİSAYİP, MİSTİKA, MİSETOM, MİSAFİR, MİSİRGE, MİSİRGA, MİSİNLİ, MİSİRKA, MİSİRKE
MİSRAN, MİSLEÇ, MİSİRİ, MİSLİK, MİSMİL, MİSMİS, MİSİLA, MİSTAN, MİSTEL, MİSTİK, MİSİNE, MİSVAK, MİSYON, MİSİNA, MİSKAL, MİSİRK, MİSKET, MİSİKA, MİSGAL, MİSKİN, MİSLAÇ
MİSSE, MİSKA, MİSYE, MİSVA, MİSKİ, MİSİT, MİSİR, MİSİS, MİSİL, MİSEL, MİSAK, MİSLİ, MİSAL
MİSO, MİSK, MİSL
MİS
MİS
Güzel. Evlenmemiş kadın.
MİSKİNLEŞME
Miskinleşmek durumu.
MİSYONERLİK
Misyoner olma durumu. Misyonerin görevi.
MİSAFİRPERVER
Konuksever.
MİSAFİRPERVERLİK
Konukseverlik.
MİSAKIMİLLİ
Erzurum ve Sivas kongrelerinde tespit edilip Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilen ve milletçe sonuna kadar uygulanmasına karar verilen altı maddelik millî sözleşme, Millî Misak.
MİSKİCEARMUT
Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde, güzel kokulu bir çeşit armut.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
MİSAFİRLİK
Konukluk. Konuk için, konuğa özgü.
MİSKİÇELMASI
Küçük, tatlı, güzel kokulu, sarı bir çeşit elma.
MİSKİNLEŞMEK
Uyuşuk, tembel duruma gelmek.
MİSKİNHANE
Cüzzamlıların yerleştirildikleri yer.
MİSİRKATAVUĞU
Hindi.
MİSKİÜZÜMÜ
Beyaz kokulu, salkımı uzun ve seyrek taneli üzüm.
MİSLEROVACIĞI
Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MİSLİBUĞDAY
Kırmızı buğday.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
BAZISI
Birtakımı, kimisi.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ARMATÖR
Ticaret gemisi sahibi.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
DÖNÜŞÜMCÜ
Dönüşümcülük yanlısı, transformist.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
ÇIKARMA
Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
BAŞTARDA
Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir savaş gemisi türü.
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.
DUYARGA
Önceden belirlenmiş ışığı veya nesneyi algılayıp gerekli hareketi başlatan aygıt, sensör. Eklem bacaklılarda, başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı, lamise, anten.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).